Edirne Ziraat Odası Başkanlığı tarafından Trakya Bölgesi tüm İl ve İlçe Oda Başkanlarının katılımıyla RSY Otel Meriç Toplantı Salonunda basın açıklaması yapıldı.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı ziraat-odası-basın-toplnatısı-8.jpg

Üreticinin zorda olduğuna, Ziraat Bankası ve Tarım Krediye olan borçlarının  5 yıl olacak şekilde faizsiz olarak eşit taksitlere bölünmesi gerektiğini vurgulayan Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu üyesi, İpsala Ziraat Odası ve Edirne İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Hüseyin Darcan; “Lisanslı Depoculuk’ta da Üreticinin büyük zorluklarla karşı karşıya kaldığını söyledi.  

 Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu üyesi, İpsala Ziraat Odası ve Edirne İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Hüseyin Darcan’ın yaptığı basın açıklamasında, “2018 yılında 1 Milyon 800 bin ton olarak gerçekleşen yağlık Ayçiçeği üretiminin 2019 yılı ilk tahmin sonuçlarına göre % 11 artışla 2 milyon ton olması beklenmektedir. Bu üretim rekor düzeydedir. 2 Milyon ton üretim, ülkemizde bu yıla kadar görülen en yüksek üretim rakamıdır.” Dedi.

“Son 10 yılda ayçiçeği üretimi % 87 oranında artmıştır.”

Her türlü zorluğa rağmen üreticinin üretim yapmaya devam ettiğini belirten Darcan; “”İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ekim alanlarının artması, yağ açığının kapatılması amacıyla yapılan destekler, son yıllarda yaşanan verim artışı, Çukobirlik ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin ayçiçeği alımına başlaması gibi gelişmeler etkili olmuştur. Verim miktarındaki artışın yanında ekim alanlarının artması ayçiçeği üretiminin artmasına neden olmuştur. Son 10 yılda ekim alanları % 26 oranında artarken ayçiçeği verimi % 49 oranında artış göstermiştir. Ekim alanları ve verimdeki artışla birlikte son 10 yılda ayçiçeği üretimi % 87 oranında artmıştır. “ dedi.

Türkiye’de üretilen Yağlı Tohumlu bitkiler içerisinde ayçiçeği payının % 45 olduğuna dikkat çeken Darcan; “Ülkemizde halkın genelde bitkisel yağ olarak ayçiçeğini tercih etmesi ayçiçeğinin önemini arttırmaktadır. Çerezlik tüketimi amaçlı da üretim yapılmaktadır. Yağlık ayçiçeği üretimi ülke genelinde yayılmış olmakla birlikte, üç bölgede yoğunlaşmıştır. Türkiye Ayçiçeği üretiminin % 87 Marmara, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde gerçekleştirilmektedir. Marmara bölgesinde toplam üretimden % 55 oranında pay alırken, İç Anadolu Bölgesi % 21, Karadeniz Bölgesi ise % 11 oranında pay almaktadır. Ayçiçeği üretiminde il düzeyinde de yoğunlaşma vardır. 4 ilde gerçekleşen üretim, toplam üretimin % 60’ını oluşturmaktadır. Bu illerden Tekirdağ toplam üretimin % 19’unu karşılayarak ilk sırada yer almaktadır. Tekirdağ ilini Konya, Edirne ve Kırklareli illeri takip etmektedir.” Dedi.

Bu yıl Ayçiçeği ekiminde hasadına kadar geçen süreçte yağışların yeterli düzeyde gerçekleştiğini ifade eden Darcan; “Ayçiçeği üretiminde geçen yıla göre artış beklenmektedir. Bu beklenti 2019 yılı ilk tahmin sonuçlarına da yansımıştır. Ayçiçeği hasadı ilk olarak Temmuz sayı sonunda Çukurova’da başlamış olup, Ağustos ayı itibarıyla da Marmara  ve diğer bölgelerde de artmıştır. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemir’li 8 Ağustos’ta % 40 Yağ oranlı, % 9 rutubetli ve %2-4 yabancı madde içerikli yağlık Ayçiçeği fiyatını 2,5 TL/KG olarak belirlemiştir.

Birliğimizce yapılan çalışma sonucunda ayçiçeğinin 2019 yılı maliyeti 2,46 TL/kg olarak tespit edilmiştir. Açıklanan 2,5 TL/kg fiyat, Birliğimiz tarafından açıklanan maliyetin % 1,6 üzerindedir. Trakya Birlik ve Tarım Kredi Kooperatifi  bu fiyattan alıma başlamıştır. Ancak bilindiği üzere gümrük vergi oranları üreticimizi korumaya yetmemektedir. Dolar kuru yüksekliği nedeniyle yapılan ithalat maliyeti de 2.500 Ton/TL seviyesinde idi.

“Doların daha da gerilemesi durumunda bu fiyat daha da gerileyecek mi?”

Ancak Ayçiçeğimiz  haftadan itibaren dolar kurunda görülen gerileme ayçiçeği fiyatına yansımış ve piyasada fiyatlar 2.200 Ton/TL’ye kadar gerilemiştir. Doların daha da gerilemesi durumunda bu fiyat daha da gerileyecek mi?   Bu kabul edilir bir durum değildir. Trakya Birlik  2.500 Ton/TL’ye ürün almaya devam ediyor. Sonuçta ne olacak?

Üretici ürününü piyasaya değil, Trakya Birlik’e teslim edecek ve piyasada yağ fiyatlarının ithal ürünle düşmesi durumunda Trakya Birlik zarar edecek. Bu durumdan hem üretici hem de Trakya Birlik zarar görecek. Hasat döneminde bu tür ani değişimlere karşı hızlı önlemler alınmalıdır. Gümrük vergi oranı piyasayı koruyamıyor ise referans fiyatlar arttırılarak, düşük fiyatlı ürün ithalatı engellenmelidir. Bu nedenledir ki ayçiçeğinde referans fiyat üreticilerimiz için büyük önem taşımaktadır. Geçmiş yıllardaki uygulamalara bakıldığında 800 dolar/Ton’a kadar çıkarılan referans fiyat üreticilerimiz tarafından yerinde bir karar olarak değerlendirilmiştir. Bu yılda da 450 dolar/Ton olan referans fiyatın 700 dolar/Tona yükseltilmesini bekliyoruz. Bu ton başına alınana verginin 90 dolardan  140 dolar seviyesine çıkartılması demektir. Gelen ithal ürün maliyetinin ton başına 50 dolar artması iç piyasa fiyatlarının gerilemesini engelleyecektir. Ayrıca, 31 Ocak 2020 tarihinde gümrük vergi oranı % 27’den  % 13’e indirilecektir. Bu kararda yeniden gözden geçirilerek ayçiçeği vergi oranlarının düşürülmesi önlenmelidir.  2017 yılında yağlı tohum, Bitkisel yağ ve bunların küspelerinin işlenmesi sonucu arta kalan küspelerinin ithalatı için ödenen döviz miktarı 3,2 milyar dolar iken 2018 yılında bu rakam % 9,4 düşüşle 2,9 milyar dolara gerilemiştir. Artan üretimle birlikte, ithalata duyulan ihtiyaç fazlası da azalacaktır. Üreticilerimizin bir sonraki sezonda üretime devam edebilmesinin sağlanması, üretimin cazip hale gelmesi bakımından fiyat düşüşleri önlenmelidir.

Üreticilerimizin alın terinin karşılığını alması, hem üreticilerimizin hem ülkemizin kazançlı çıkması en büyük temennimizdir. Bu duydu ve düşüncelerle ayçiçeği üreticilerimize bereketli bir hasat dönemi diliyorum” dedi. 

“Lisanslı Depoculukta Sıkıntı Büyük”

Lisanslı depoculukta yaşanan önemli sıkıntılara da değinen Darcan; “Lisanslı depoya ürün teslim eden üreticilerimiz % 75’ini Ziraat Bankasından ürününü teminat olarak gösterip kredi şeklinde geri alabiliyordu.  Yalnız kredi borcu olanlar bunların dışında tutuluyor. Ziraat Bankasından  şöyle deniyor; “Bunu almanız için mevcut  kredilerinizi kapatmalısınız.” Zaten üretici zor durumda. Ürünü satmadan kredisini nasıl kapatacak? Bu konuyu hükümetimizin bilmesini ve bu konuda tedbir almasını istiyoruz.  

“Üreticinin Borcu 5 yıl faizsiz olarak eşit taksitlere bölünsün”

Neredeyse Ziraat Bankasına Borcu olmayan Çiftçinin olmadığını söyleyen Darcan; “ Tarım Kredi ve Ziraat Bankasına çiftçimizin hemen hemen tamamı borçludur. Bizim talebimiz;  Genelde Borç ertelemesi belli bir faiz karşılığında yapılıyor. Üreticimiz bu yıl borcunu erteledi.  % 23 te faiz aldı. Bir sonraki yıla çıkaracağı ürün zaten aynı olacak. Bir daha ki yıla girmesi için tekrar kredi kullanıyor. Biz şunu söylüyoruz. Üreticimizin borcu 5 yıl faizsiz olarak eşit taksitlere bölünsün.  Bu şekilde üreticimiz bir nebze de olsa rahat bir nefes almış olacaktır.” dedi.