Hoşgeldiniz  

 Firmanızın Tanıtımı için BİZ VARIZ...                              Edirne AJANS Medya Grubu                                       0 284 214 24 04 - 225 00 25

TIKLAYIN TIKLAYIN TIKLAYIN TIKLAYIN TIKLAYIN TIKLAYIN TIKLAYIN TIKLAYIN

Bana ne demekle olmaz

admin | 14 Kasım 2015 | BÖLGE

fikri_yalin_kose            Bölge insanlarımızın  toplumu ilgilendiren sorunlarda duyarsızlığı öteden beri biliniyor.Bir anlamda Edirne’nin hizmet alamamasından diğer illerden geri kalmasında etkenin de” bana ne” demesinden halkın duyarsızlığından bunun yanında  meslek kuruluşlarının  taleplerinin yeterince ses getirmemesinden kaynaklandığını kim inkar edebilir.

Bazıları hafife alsa da bölgemiz için en büyük tehlike tarlaların sahip değiştirmesidir. On binlerce toprak ne olduğu belirsiz yollardan el değiştiriyor. Lalapaşa, Havsa, Uzunköprü. Meriç, Edirne merkezde tarlalar bazen tarlalara ederinden yüksek fiyat teklif edilerek bazen ise bankalara olan borç nedeniyle satılıyor.

            Bunun sonucu bölgemizde el değiştiren tarlalarla on binlerce dönüm toprak sahibi olanların olduğu bilindiği, halde tarım kuruluşlarımız siyasi partilerimiz bu konuda duyarlı olması gereken çevreler ne yazık ki,  bunun nedenlerini yeterince araştırmıyor, tepkilerini dile getirmiyor.  Topraklarımızın bölge insanımızın elinden çıkmasına bir türlü engel olamıyoruz. Bu durum bölgemiz insanları için gelecekte en büyük tehlikedir.

Yarın, satın alınan bu topraklarda çiftlikler yerleşim alanları oluşturulacaktır. Bilmediğimiz, ne olduğu belirsiz belki de bölge insanımızla çok sorun yaratacak insanlar elimizden çıkan bu topraklarda yerleşerek bölgemizde asayiş sorunlarının artmasına neden olabilecektir.

            Bazı yerlerde böyle sorunların yaşandığı duyumunu alıyoruz. Trakya insanımız kavgayı sevmez. Ne acıdır ki, hakkını da yeterince sonuna kadar savunma özelliğimiz yoktur.

Çirkeflik çevresindeki insanları huzursuz etmek bizim insanımızın yapısında göremezsiniz. Yasal sınırlar içinde yaşamak bizim insanımızın değişmez kuralı olmuştur.

            Bu özelliği olmayan yasa tanımayan sorunlu insanların bölgemizde çoğalması ile huzurumuz kaçabilir. Özellikle yeni seçilen parlamenterlerimizin bu soruna özen göstermeleri gerekir. Bu konuda ihmal onların da görevlerini zorlaştırabilir.

Önümüzdeki dönemde bu konunu hafife alınım önemsiz kabul edilmemelidir. Toprakları elden çıkıp köylerde yaşama imkânı bulamayan köylüler ya sattıkları topraklarda kurulacak çiftliklerde yani, eskiden kendi mülkiyeti olan yerlerde başkalarının himayesinde çalışmak zorunda kalacaklar veya köylerini yurtlarını terk ederek başka illere göç edecekler.

            Bugün için tarlalarına verilen yüksek fiyatı yeterli görüp orada rahat yaşayacağını sananlar aldanıyorlar. Bu konuda telkinde bulunan tarla simsarlarının oyununa gelmemeleri gerekir. Tarlalar az veren sürekli gelir kaynaklarıdır. Tarlalarını satan köylülerimiz bu toprakların yaşamları için olmazsa olmaz olduğunu akıldan çıkarmamalıdırlar.

İş işten geçmeden Trakya toprakları daha çok elden çıkmadan gereken önlemler alınmalıdır. Geçim zorluğu çeken tarım kesiminin tarlalarını elden çıkarmalarına engel olunmalı. Bu sezonda çeltik ve ayçiçeği gibi bölge ekonomisine büyük katkısı olan ürünlerin fiyatlarının düşük tutulması bazı çiftçilerimizin ürünüm para eder diye katlanamayacağı oranda borç yükü altına girmeleri borçları nedeniyle köylülerimizin tarlalarının satışının artmasına neden olacaktır.

            Şu anda bölgemizde kaç bin dekar tarlanın satıldığını doğru dürüst bilen ve bu konuda halka sağlıklı bilgi verecek bir kurum göremiyoruz. Tarlaların satılması bölge insanlarımızın etkinliğinin ekonomik gücünün azalması anlamına gelmektedir.

Tarım kuruluşlarımız kıytırık işlerle uğraşacağına birbiri ile sürtüşeceğine böyle bölgemiz açısından hayati konuları çözmek için bir araya gelmelidir. Bazılarının bu satışları onayladıklarını, köylülerin fiyatı bulduğunda malını istediği yere satabileceği anlayışı içinde olduklarını duymak insana üzüntü veriyor.

            Yıllardır bir arada olduğu iyi gününde kötü gününde birlikte olduğu bölge insanının mağduriyetinden tarlasını satmak zorunda kalmasından haz duymak böyle hallerde “ İnşallah bana da düşer” beklentisi içinde olmak bizim insanımıza yakışacak bir görüntü değildir.

Herkes aklını başına toplamalı. Yurdun başka illerinde topraklarını satıp rahat edeceğini sananların daha sonra o topraklarda amele olarak çalıştıklarını akıldan çıkarmamalıyız.

            Bu konuda tüm tarım kuruluş temsilcilerimizin İl Genel Meclis üyesi ve Edirne Ziraat Odası Meclis Başkanı Erdal Akgün kadar duyarlı olmaları gerekir. 

Akgün’ün bu konuyu gündeme getirdiğini yetkilileri uyardığını biliyoruz. Bunun diğer yetkililer için de uyarı olmasını bekliyoruz.

 

 

FIKRA

UÇSA DA YÜRÜSE DE KEÇİ

Biri çok inatçı, dediğim dedik,  iki avcı birlikte ava çıkmışlar. Bu arada dağın üstünde bir karaltı görüyorlar. Avcının biri gördükleri bu karaltının kartal olduğunu, kartala benzediğini söylemiş.

İnatçı olan her söylenenin aksini iddia eden arkadaşı o görünenin keçi olduğunu iddia etmiş. Bunu kanıtlamak için avcılardan biri tüfeğini ateşlemiş. Dağın yamacındaki kartal uçarak uzaklaşmış. Bunun üzerine avcılardan biri “ Bak gördün mü,  sen keçi dediğin kartalmış binim dediğim doğru çıktı” demiş.

Her söylenenin aksini savunan arkadaşı bunun üzerine yine iddiasını sürdürerek ”Vallahi benim için uçsa da keçi, yürüse de keçi”diye cevap vermiş.

886 Kez Görüntülendi.
Etiketler:

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

EN SON HABERLER

DOLAR down
EURO down
IMKB down
ALTIN down

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Bu sitede yayınlanan haberler izin alınmadan yayınlanamaz. Kaynak gösterilemez Edirne Ajans Medya Grubu 2013©