Hoşgeldiniz  

Bayramların özelliği ve güzelliği

admin | 30 Ekim 2015 | BÖLGE A- A+

fikri_yalin_kose            Halkımız arasında dini ve milli bayramların kutlanmasının ayrı bir önemi ve özelliği vardır.

            Toplumumuz gerek dini, gerekse milli bayramlarımıza yaklaşıldığında önceden hazırlanıp en iyi şekilde kutlamak gelenek haline gelmiştir.  Bu hazırlıklar dini bayramlarda halkımız tarafından milli bayramlarımızda ise devletimizce ve mahalli kurumlarımızca gerekli hazırlıklar yapılır.

Dini bayramlarımız geldiğinde o bayramların özelliklerine göre halkımız bayram hazırlıklarını yerine getirir. Geleneklere göre bayramını en iyi şekilde kutlar, uzun yıllardan bu yana kutlamalar böyle devam etmektedir.

            Ulusal bayramlarımızın kutlanmasında ise,  bir başka önem ve güzellik vardır.  O günlerde toplumun milli duyguları pekişir,  halkımız ülkenin birlik ve bütünlüğünün değerini bir kez hatırlar.

Bayram günleri  huzur içinde yaşadığımız yurdumuzun kurtuluşunun önemli günleridir. Böyle günlerin yıldönümleri halkımıza ulusal bayram olarak sunulmuştur.

            23 Nisan çocuklarımızın coşku içinde kutladıkları Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı günü hatırlatmaktadır. Dünyada ilk kez çocukların adını taşıyan bir bayram özelliği bulunmaktadır.  30 Ağustos Zafer Bayramı ise İşgalci güçlerin 30 Ağustos’ta bozguna uğradığı Kurtuluş Savaşının kesin zaferinin kazanıldığı gündür.

O günün yıldönümünde de başta ülkenin en büyük güvencesi olan Silahlı Kuvvetlerimiz ve tüm halkımız bu zaferi coşku içinde kutlar ve bu zaferi kazanıp bizlere bu güzel yurdu bahşedenlere şükranlarını sunar.

            Bir diğer önemli ulusal bayramımız ise Osmanlı Devletinin meşrutiyet idaresinden kurtulup, Türkiye Cumhuriyetinin ilan edildiği gün olan 29 Ekim 1922 gününün yıldönümü Cumhuriyet Bayramı olarak coşku içinde kutladığımız bayramımızdır.

Cumhuriyet Bayramı halkımızın tüm kesimleri için çok önem taşıyan Türkiye Büyük Millet Meclisinde geleceğimiz ve ülkemizin bekası açısından çok değer taşıyan bir kararın verildiği günün yıldönümüdür.   23 Nisan Bayramımız çocuklara, 19 Mayıs Bayramı Silahlı Kuvvetlerimiz açısından en önemli günler olmasına karşın, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tüm halkımızı kapsayan, kucaklayan, Ülkemizin saltanattan kurtulup Cumhuriyet idaresinin ilan edildiği gündür.

            O günlerden bu günlere kolay gelinmedi. Cumhuriyetin kuruluşu öncesi ve Kurtuluş Savaşı sonrası Cumhuriyetin temellerinin atıldığı günleri dikkate aldığımızda Türkiye’de saltanat savunucularına karşı Cumhuriyeti benimseyip çağdaş bir ülke olmamızı destekleyen Atatürk ve çevresindeki fedakar kadronun ne tehlikelerle karşılaştıklarını tarih kitaplarımız yazıyor.

600 yıllık bir imparatorluğun enkazı üzerinde, onunla tamamen farklı bir devlet idaresinin kurulması, ülkenin başında olanların ve halkın bu idareyi kabulü o kadar kolay olmamıştır.

            Eski idarenin tekrar kurulması ve padişahlığın devam etmesi için direnenlerle Cumhuriyet kadroları yılmadan usanmadan mücadele etmiştir.

Bu arada onların dış destekleri ile de savaşmak  etmek zorunda kalmışlardır.

Dünya tarihinde Atatürk ve arkadaşlarının kazandıkları Kurtuluş Savaşı sonrası çağdaş bir cumhuriyetin kuruluşu çok önemli bir zafer olarak kabul edilmiş, bu zaferin önderi Dünya basınında yüz yılın kahramanı olarak nitelendirilmiştir.

Bu değerlerimizi, ülkemizin önemini, özellikle kurtuluş bayramı yıldönümlerinde bir kez daha hatırlamalıyız.

            Bu güzel ülkenin  ne büyük çilelerle, şehit kanlarıyla fedakarlıkla kurulduğu,  ülkenin dört bir yanı işgale uğrayıp,  Mondros mütarekesiyle 7 düvel arasında paylaşılan bu topraklar arasında böyle her türlü siyasi tezgahların döndüğü Ortadoğu’da bir Cumhuriyetin kurulmasının ne kadar zor olduğunu akıldan çıkarmamalıyız.

Eğer Atatürk ve silah arkadaşları canlarını ortaya koyup bu yola çıkmasalardı, belki de  bugün diğer Ortadoğu ülkeleri gibi biz de emperyalist ülkelerin cirit attığı kaosun eksik olmadığı  bir Ortadoğu ülkesi olacaktık.

            Kurtuluş günleri yıldönümünde ve Cumhuriyet Bayramlarında bizlere bu ülkeyi  emanet edenlerin ne büyük bir görevi yerine getirdiklerini akıldan çıkarmamalıyız.

Bugün rahat ortamda Cumhuriyet konusunda ileri geri konuşup Atatürk ve arkadaşlarını karalamaya çalışanların olduğu biliniyor. Cumhuriyeti kötüleme ve herkesin istediği gibi çamur atabildiği bir ortamda atıp tutmak kolaydır, bunlara sormak gerek; Acaba sülalenizin de Cumhuriyet’e bakış açısı sizler gibi miydi?

            Eğer öyleyse bu kişilerde Cumhuriyete karşı olmak irsi bir durumları var demektir.

            Onlarla fazla uğraşmaya gerek yoktur. Böyle insanlar iflah olmazlar.       Tüm bu karşı tavırlara rağmen Atamızın kurduğu Cumhuriyetin temellerini sarsmaya kimsenin bugüne kadar gücü yetmedi, bundan sonra da yetmeyecektir. Cumhuriyete karşı girişimleri olanların gücü bir dağa sinek çarpması gibi kalacaktır. 

                      ATATÜRKÜN ÜNLÜ SÖZLERİ

            -Çalışmadan, yorulmadan, başarmadan, rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, en sonunda da istikballerini kaybetmiş olurlar.

            – Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkûmdur.

                         Mustafa Kemal ATATÜRK   

778 Kez Görüntülendi.
Etiketler:

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

EN SON HABERLER

DOLAR 5,3516
EURO 6,0666
BIST 93.562,17
ALTIN 209,3545

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Bu sitede yayınlanan haberler izin alınmadan yayınlanamaz. Kaynak gösterilemez Edirne Ajans Medya Grubu 2013©
Reklamı Gizle