Hoşgeldiniz  

İyi Parti’den Şeker Fabrikalarının Satılmasına Büyük Tepki

admin | 25 Şubat 2018 | BÖLGE, Eğitim, Genel, Magazin, Sağlık, Siyaset, yaşam A- A+

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurdurduğu ve Kırklareli’nin Babaeski ilçesine bağlı Alpullu Beldesinde bulunan, Alpullu Şeker Fabrikası ile ilgili özelleştirme kararının alınması, İYi Parti tarafından protesto edildi.Alpullu Şeker Fabrikası önünde toplanan binlerce vatandaş ve İyi Parti yöneticileri, Alpullu Şeker Fabrikası ile diğer 13 Şeker Fabrikasının özelleştirilmesini protesto etti.  Buradaki toplantıya,  İYİ Parti Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı A. Ersagun Yücel,  GİK Üyeleri, Enez Kaplan, M.Tolga Akalın, Kırklareli İl Başkanı Savaş Çekinmez, Tekirdağ İl Başkanı Seval Erkan, Edirne İl Başkanı Mete Türkay, Alpullu Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramis Özgen, Şeker-İş Alpullu Şube Başkanı Orhan Saltık ile partililerle birlikte çok sayıda vatandaş katıldı.     İyi Parti Kırklareli İl Bşkanı  Savaş  Çekinmez,      Tekirdağ İl Başkanı  Seval Erkan, Edirne İl Bşk Mete Türkay adına GİK Üyesi Mehmet Tolga Akalın açıklama yaptı . Akalın konuşmasında; “ AK Parti  hükümetinin  talimatı doğrultusunda   Özelleştirme  İdaresi tarafından  1. etapta içerisinde Alpullu  şeker fabrikamızın da  bulunduğu  Türkiye çapında 14 şeker fabrikasının satılması yönünde  bir karar oluşturulmuş ve gerekli ilanlar yapılmıştır.

   HÜKÜMET  NİÇİN  BU ÖZELLEŞTİRMEYE  İHTİYAÇ  DUYMUŞTUR ?

      Özelleştirme kararının açıklandığı tarihten beş gün  önce  Türkiye’de  ne olduğuna bakmak gerekmektedir. Bilindiği üzere  ABD Dışişleri Bakanı Tillerson  15 Şubat 2018 tarihinde Türkiye’yi ziyaret etmiş  ve Ak Parti Genel  Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN ile devletimizin teamüllerine aykırı olarak  yaklaşık 3.5 saat tutanaksız görüşmüştür. Bu görüşmenin içeriğini bilmek mümkün değildir. Ancak bu görüşmede hükümet tarafından varsa verilen sözlerin gelecekte tarihin çöplüğünde  yer alacağı ortadadır.   Diğer yandan Türkiye’de mısır bitkisinden  mısır şurubu olarak bilinenNBŞ ( Nişasta bazlı şeker) üreten Cargill adlı ABD li bir firma bir süre önce  ‘Ulusal Şeker Piyasası ve Düzenleyici Reform Arayışları ,  Şeker Piyasası Mevcut Durum ve Değerlendirme Raporu  adı altında iki adet  rapor hazırlamış ve kamuya açık kaynaklara yansıdığı üzere  hükümetin tüm bakanlarına  kamu kurumlarına ve   bazı milletvekillerine bu raporları sunmuştur.     Raporların  temel iddiası şeker pancarından şeker üretiminin Türkiye için maliyetli ve verimsiz olduğu ve mısır bitkisi ve şurubu üzerinden kimyasal yollar ile    şeker üretiminin  ekonomik avantajları üzerinedir.    Bu firmanın fabrikası için verilen ruhsat defalarca İdare Mahkemeleri ve Danıştay  tarafından iptal edilmesine rağmen Ak Parti hükümetleri tarafından  Toprak Koruma ve Arazi Kullanım yasasında  çeşitli değişiklikler yapılarak bu firmanın korunduğu  bilinmektedir.    Şeker  piyasasını düzenleme ve denetleme  görevi olan Şeker Kuruluna yaklaşık 2 yıl yönetici atamayan hükümet geçtiğimiz günlerde bu kurulu tamamen kapatmıştır. Son iki yıldır  kendilerine tanınan kotanın üzerinde nişasta bazlı şeker  üretimi  yaptıkları bilinen  bu firmalara ceza dahi kesilememiştir.

          MEYDANLARDA EYYT AMERİKA DİYENLER KAPI ARKASINDA AFFET ABİ ŞEKER FABRİKALARINI VERELİM  DEMİŞLER MİDİR?. SORU ŞU! NEYİN KARŞILIĞI?

Görülmektedir ki 20 Ocak 2018 tarihinde kamuoyuna açıklanan şeker fabrikalarının özelleştirmesinin nihai  kararının Tayyip Erdoğan , Tillerson görüşmelerinde sağlanan mutabakat sonucu verilmiştir. Bu  özelleştirmeler yapılabilirse  elde edilecek rakamların Türkiye’nin ağır ekonomik borçları dikkate alındığında denizde bir damla olacağı ortadadır. Sarayın  bir yıllık ihtiyacını  dahi karşılayamazlar …Dolayısıyla bu özelleştirmeler ekonomik bir zorunluluktan kaynaklanmıyor. Ortada bir al ver ilişkisi kurulmuştur. Verilmeye çalışılanlardan  birinin  şeker fabrikaları olduğu ortadadır. Peki esas soru neyin karşılığında verilmek istenmektedir ? Bu  özelleştirme kararının Türk ekonomisine sağlayabileceği  etkili bir faydası olmayacağı gibi  Türk çiftçisine bir fayda sağlamayacağı aksine  aileleri ile beraber milyonlarca çiftçimizi ve hayvan yetiştiricimizi , nakliyecimizi doğrudan etkileyeceği ortadadır. Bu fabrikaların özelleştirilmesinin gelecekte mısır şurubu  lobilerinin önüne yeni imkanlar sunacağı ve esasen onların projesi olduğu da ortadadır.  Fabrikaların özelleştirilmesindeki nihai amacın bu fabrikaları tasfiye etmek olduğu da açık ve ortadadır. Her şeyden önemlisi kanserden, kısırlığa   birçok hastalık riskini olağanüstü arttırdığı  onlarca bilimsel tespit ile sabit olan mısır şurubu şekerinin yoğun tüketilmesinin önünün açılması  80 milyon insanımızın sağlığını doğrudan etkileyeceği gibi geleceğini de tüketecektir. Dün daha ekonomik olduğu için  bize uçak ürettirmeyi bıraktıranlar  Kıbrıs harekatında kapımıza ambargo ile dayanmışlardır.         Dün bize haşhaş üretmeyeceksiniz diye parmak sallayanlar, daha sonrada tütün üretmeyeceksiniz diye parmak sallayanlar bugünde pancar üretmeyeceksiniz diye parmak sallamaktadırlar.  Kırın artık bu parmağı… Meydanlarda efelendiğiniz gibi kapı arkalarında da dik durun…

         AK PARTİ HÜKÜMETİ  BU FABRİKALARI ÖZELLEŞTİRİRSE BU MİLLET GELECEKTE BIRAKINIZ  3 ÇOCUĞU 1 ÇOCUK BİLE YAPAMAZ ..

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu    8 yıl aradan sonra geçtiğimiz yıl ilk defa toplandı . Bu toplantıya katılan 12  bilim adamı dünyadaki gelişmeleri de inceleyerek  ittifakla  mısır şurubundan yapılan  NBŞ’nin insan sağlığına olan etkileri açıkça ortaya kondu. Hükümet kendi bakanlığına bağlı bilim kurulu tarafından hazırlanan bu raporu sümen altı etmektedir. Raporda mısır şurubundan yapılan  şekerlerin sigaradan hiçbir farkı olmadığını ortaya konmuştur. Diğer yandan  Türkiye’nin en önemli kanser bilimcileri mısır şurubundan yapılan NBŞ den uzak durulması yönünde birbiri ardına açıklama yapıyorlar. Buna rağmen hükümet hemen hemen her yıl NBŞ kotalarını arttırıyor.  Bu kafayla devam edilirse hastanelerin kanser merkezlerine pek yakın gelecekte otobüsler ile insan taşımak zorunda kalınacaktır.

Nişasta bazlı şekerin kanserden kısırlığa   kadar birçok hastalığa doğrudan ve dolaylı etkileri olduğu konusunda birçok uluslararası bilimsel tespit vardır. İnsan sağlığını doğrudan bertaraf ettikleri açıktır.

Bu görünürde özelleştirme esasta tasfiye yapılırsa bir nüfus politikası olarak Ak Parti Genel Başkanı  tarafından  her ortamda dile getirilen  3 çocuk projesi gelecekte hayal olacağı gibi insanlarımız bir çocuk dahi yapamaz hale geleceklerdir.

BİRÇOK AVRUPA DEVLETİNDE GIDALARDA MISIR ŞURUBU KULLANMAK YASAKTIR…

    Şu an Fransa , Hollanda ,Avusturya,İrlanda , İsveç ,Yunanistan, Portekiz , Sovenya, Danimarka ve İngiltere’de Fransa , Hollanda ,Avusturya,İrlanda , İsveç ,Yunanistan, Portekiz , Sovenya, Danimarka ve İngiltere’de mısır şurubundan üretilen şeker kullanmak yasaktır.   Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkelerde  kota %1-4 aralığındadır . Oysa Türkiye’de şu an kota %15’tir . Hükümet ABD liler ile her oturduğunda  kotayı arttırmaktadır. Fabrikaların satışının nihai sonucu kotanın tümden kaldırılması olacaktır.

FABRİKALAR BIRAKINIZ ÖZELLEŞTİRMEYİ KAPASİTELERİNDE ÇALIŞTIRILMALIDIR.

Türkiye’de 2000 yıllara kadar ortalama 500 bin hektar arazide  22-23 milyon ton pancar üretiliyordu ve 450 bin çiftçi ailesi doğrudan pancar üretiminden geçiniyordu. Son yıllarda  üretim yapılan arazi yarsından aşağıya düştü ve pancar üreten çiftçi sayısı 120 bine geriledi. Üretim de12-15 milyon ton  seviyesine geriledi. Türkiye dönem dönem  şeker ithal eder hale geldiği gibi  kaçak  giren şekerin miktarı da bilinmemektedir.  Pancar  üretimi sadece çiftçiye ekonomik girdi sağlamaz . Hayvancısından, nakliyecisinden, tarladaki çapacısından, eli nasırlı işçisine kadar yüz binlerce insanımıza da  büyük katkı sağlamaktadır.  Bugün açıklama yapmak için önünde bulunduğumuz  Alpullu Şeker Fabrikası  Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde ilk milli bankalarımızın , il özel idarelerimizin ve vatandaşlarımızın katkıları ile kurulmuştur. Bu fabrikalar  köylülerden  yumurta toplanarak kurulmuştur. Bu fabrikalar cumhuriyetin ilk sanayi kuruluşlarıdır. Genç cumhuriyet her türlü fakirlik içerisinde dönemin bu büyük sanayi hamlesini  gerçekleştirmiştir. Cumhuriyetin  mısır şurubu lobilerinin eline asla bırakılamayacak hazineleridir. Bu  amacı belli özelleştirmeden derhal vazgeçin. Türk Çiftçisi bu fabrikaları tam kapasite çalıştırması için gerekli pancarı üretmeye hazırdır. Bu fabrikaların emekçileri işçi kardeşlerimiz bu pancardan şeker üretmeye hazırdır.Türk insanının sağlıklı şeker tüketmek hakkıdır. Bu milletin sağlığını siyasetin pazarlık konusu olmaktan çıkarın.

         TÜRKİYE’NİN ÇİFTÇİ KURULUŞLARI ile  BORSALAR BİRLİĞİNE  AÇIK ÇAĞRIMIZDIR : GEREKİRSE YENİDEN YUMURTA TOPLANIR

Ak Parti hükümeti bu amacı belli ve  ağır bir politik acizlikten kaynaklandığı ortada  özelleştirmeden vazgeçmediği takdirde müşterek teşebbüs kurarak  girin bu ihalelere . Sizler  Türk Çiftçisinin  Türk üreticisinin el birliği ile kurulmuş  kuruluşlarısınız.  Bu fabrikaların Türk Çiftçisine hizmetinin sürdürülmesi aynı zamanda sizlerinde varlık nedenidir. Türk Milletinin sağlığına ve geleceğine karşı  cepheden bir taaruz bulunmaktadır. Biliniz ki milletimiz tıpkı geçmişte bu fabrikaları kurarken olduğu gibi  yeniden yumurta  vermeye hazırdır.                                                                                            Bu mutabakat masasına sadece  Pancar üretiminden doğrudan ve dolaylı gelir elde eden yaklaşık 2 milyon çiftçimiz yatırılmamıştır.” dedi.

304 Kez Görüntülendi.
Etiketler:

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

EN SON HABERLER

DOLAR 5,3951
EURO 6,0924
BIST 89.785,60
ALTIN 214,0470

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Bu sitede yayınlanan haberler izin alınmadan yayınlanamaz. Kaynak gösterilemez Edirne Ajans Medya Grubu 2013©
Reklamı Gizle