Edirne  bir hafta süre ile kitap fuarı etkinliği  yaşadı. Tarihini Ekmekçizade Ahmet Paşa  Kervansarayı’nda bugüne kadar gördüğümüz etkinliklerden en çok ilgi göreni her gün ziyaret edileni  Kitap Fuarı oldu. Açılmasından mutluluk duyduğum Kitap Fuarına ne zaman gitsem, kitapseverler ve öğrencilerle dolu olduğunu görmek beni mutlu etti. Toplumumuz okumaya ilgi duymayan toplum olarak biliniyor.

     Kitap reyonlarını ziyaret eden öğrencilerin aldıkları kitapları aldıkları yerde okumaya başlamalarını görmek yıllardır özlem duyduğumuz bir durum.

Kitap satıcılarını da bu ilgi hayrete düşürmüş.”Başka illerde böyle bir ilgi ile karşılaşmadık buradaki durumu gördükten sonra gerçekten Edirne’nin çağdaş bir kültür kenti olduğuna inandık” diyerek öğrencilerin kitap alma yarışına girmelerinin sevindirici olduğunu bunun büyükler arasına da yaygınlaşması dileklerini sundular. Bu arada yayınevi yetkilileri ile görüşme imkanım oldu.

Her türlü kolaylık sağlamalarına rağmen toplumda kitap okuyan insan sayısının her geçen gün azalmasının toplumun kültür düzeyi açısından sağlıklı bir gelişme olamayacağı endişelerini dile getirdiler.

      Özellikle ileri yaşlardaki vatandaşlarda kitap okuma alışkanlığının olmamasının  düşündürücü olduğunu daha önceki yıllarda kitap okuma tutkusu olan insanların azalmasının olumlu bir gelişme olmadığı konusunda endişelerini belirttiler.

Bu etkinlikte  beni en çok  sevindiren kitap okumaya duyarlı öğretmenlerimizin ders saatlerinden feragat ederek öğrencileri “Kitap  Fuarına” götürmeleri ve orada kitapların yararları konusunda bilgilendirmeleri oldu.

Bu sevindirici bir gelişme.  dilerim  bu kalıcı hale gelir. Gençlerimizin kitap okuma bilgilerini yenileme alışkanlıkları aralıksız devam eder.

    Böyle bir etkinliği sağladığı için Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçiyi  ve ona destek verenleri kutlamak gerekir.Bu ve benzeri kültürel etkinlikler Edirne’mizde daha sık olarak görmemiz gereken kültürel etkinlik haline gelmeli.

Burada acı olan 30 bini aşkın mevcudu olan Trakya Üniversitesi öğrencilerinin  Kitap Fuarına gereken ilgiyi göstermemeleri oldu. Üniversitelerimiz geleceğimizin iskeletini oluşturan bilgili,donanımlı   kadroların yetiştiği yerler.

Üniversite öğrencilerimiz bu tür  kültürel faaliyetlerde öncülük görevi üstlenmeli.Halkımızın okuma alışkanlığı kazanması için çaba harcamalı.

       Çevremizde bildiğimiz,gördüğümüz  üniversite gençliğinden ne yazık ki  böyle bir çaba göremiyoruz. Gençlerimiz ders dışındaki zamanlarını  kahve köşelerinde ve kendileri için yararlı olmayacak yerlerde tüketiyorlar.

Gerek kütüphanede gerekse böyle kitap fuarları ile benzeri kültürel faaliyetlerde üniversite gençliğimizi görmemek gerçekten üzüntü verici.

     Atatürk’ün emanet ettiği gençliği daha aktif,heyecanlı,dinamik  olmalı  topluma  böyle kültür faaliyetlerinde lokmativ görevi üstlenmeli. Aslında üniversitelerimizin bu duruma şaşırmamak gerekir.

     Suskun,  hiçbir toplumsal soruna tepki gösterme imkanı olmayan  bu bilim yuvalarında  yetişen öğrencilerden bundan farklı görüntü bekleyemeyiz. Yakında  yeni YÖK Yasası gündeme gelecek.  

           Üniversitelerimiz açısından bugünkü durumunu dahi  arayacak hale getirmeyi amaçlayan bir yasa taslağının üniversite rektörlerine gönderildiği söyleniyor.

Bir TV programında izlediğim kadarı ile, bu yasanın gerçekleşmesi halinde en önemli  eğitim kurumlarımız olan  üniversitelerimiz birer ticarethane konumuna gelecek. Buralarda oluşturulacak yönetici kurulun içine “o ilin en çok vergi veren işvereni” dahil ediliyor. Bu ve benzeri ilginç ve üniversitelerimize yakışmayacak maddelerin yer aldığı bu yasa tasarısı konusunda  Üniversitelerimizden sayın yöneticilerinden.! ses yok.

Üniversite öğretim kadrolarının seslerinin çıkmadığı bir eğitim kurumunda öğrencilerden toplumsal olaylara duyarlı olmalarını beklemek hayal olur. Bu konuda tepki koyan öğrencilerin de başına nelerin geldiği de  ortada.  

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz