fikri_yalin_koseBakıyoruz siyasiler konuşmalarında halkın iradesini yansıttıklarını iddia ederler. Ve bunu övünerek savunurlar.

Şöyle bir milletvekili seçimlerini anımsayalım. Adaylar nasıl belirlenir ona dikkat çekelim. Milletvekili seçimlerinde halkın tek söz sahibi olduğunu savunmak yutturmacadır. Doğu bölgelerinde feodal yapının temsilcileri “Şu milletvekili olacak “ der o seçilmiş olur. Bunun halkın hür iradesi ile oluşan bir seçim olduğunu savunabilir miyiz?

Diğer bölgelerde genellikle parti örgütlerinin talepleri dikkate alınmaz. Milletvekilli sıralamasında son söz genel merkezde olur. İktidar partisinde ise örgütün söz sahibi olması gibi gösterilen eğilim yoklamaları, sıralamada hiçbir zaman dikkate alınmaz. Delege bazına aday belirleme de halkın iradesini yeterince yansıtan bir yöntem değildir. Parti delegeleri de o anda yönetimde olanları belirleyeceği kimselerden oluşur.

Onlar da yanlı parti temsilcileridir. Kendi yandaşlarının aday olmasını sağlar. Bugüne kadar milletvekili adına temsilci olanlar aslında liderlerin temsilcileri oluyor. Halkımız liderlerin oy verecek vatandaşlara “ Adayımız bu ona oy vereceksiniz” diyenlere oy veriyorlar. Bunlar da beni halk seçti diye caka satıyorlar. Millet meclisi çatısı altında yasama görevi yapanlar, aslında liderlerin belirlediği onayladıkları temsilciler oluyor.

Hiçbir Avrupa ülkesinde %10 seçim barajı bulunmuyor. Halkın tüm kesimlerinin demokrasi ve insan hakları konularında duyarlı olduğunu bekleyemeyiz. Liderlerinin sözlerini tartışılmaz emir kabul eden kesimler bu konuları tartışmaya dahi gerek duymazlar.

Bunun sonunda ülke yönetimi konusunda duyarlı olan kesimler. Yüksek seçim barajı nedeniyle istemeseler de başka partilere oy vermek zorunda kalıyor veya oy verdikleri partilerin baraja takılması sonucunda meclise temsilci gönderemiyorlar.

Bunun sonucunda da mecliste liderlerin belirlediği büyük oranda onların sözünü dinleyen, sözüm ona halkın temsilcileri oluyor. Meclis çalışmalarını izleyenler temsilcilerinin ne kadar kendilerini temsil ettiğini daha iyi anlarlar.

Bu aslında Türkiye de en önemli sorunun seçim barajı olduğunu bir an önce bu barajın halkın iradesini meclise yansıtacak seviyede aşağı çekmenin zorunluluk haline geldiğinin göstergesi oluyor.

Tabii siyasi parti kapılarını geçim kaynağı haline getiren gedikli politikacılar kendi rahatları bozulacağını dikkate alarak seçim barajının indirilmesini istemezler.

Böylece liderlerin koltuğu altına sığınarak saltanatlarını sürdürüp, Millet adına görev yaptıklarını savunurlar. Acaba söylediklerine kendileri inanıyorlar mı?

HELAL GIDA

Son yıllarda “Helal Gıda” diye bir kampanya başlatıldı. Bu Sertifikayı alan firmalar aklı sıra avantajlı duruma geçecekler halka daha fazla güven verecekler. Bir Müslüman ülkesinde piyasayı helal ve helal olmayan diye ayrım yapmak bu sertifikaya sahip olmayan yiyecek firmalarını ayrı kefeyi koymak ne anlama geliyor.

Doğrusu anlamak mümkün değil. Ülkemizde gıda ürünü satan firmaların belli standartları var, onları yerine getirenler kurallara uyarak satış yapan kuruluşlar bu değerlendirmeye göre acaba hangi kefeye konulacak?

GENÇ İŞADAMLARI DERNEĞİ PROJESİ

Bulgaristan’ın Burgaz kentine yaptığımız seyahatte gezdiğimiz bir turizm bölgesinde Edirne Genç İşadamları Derneği ile Bulgarların gerçekleştirdiği ortak proje ile turizm tesisinin restorasyonu gerçekleşmiş.

Merak bu ya böyle proje yapanlar kendi ülkelerinde de benzer hizmeti yapma zorunluluğu var. Bulgarların bu hizmetine karşılık Edirne’de hangi hizmet gerçekleşti. Genç İşadamları yetkililerinden bu merakımızı gidermelerini bekliyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz