Hoşgeldiniz  

Oy vermeyenin şikâyete hakkı da olamaz

admin | 28 Ekim 2015 | BÖLGE A- A+

fikri_yalin_kose            Erken seçim geldi çattı. Hafta sonunda halkımız bir kez daha seçim sandığı başına gidiyor.

1 Kasım’da yapılacak milletvekili seçimi ülkemizin geleceğini belirleme açısından çok önem taşıyor.

O nedenle herkesin bu seçimde oy vererek siyasi tavrını belirlemesi gerekir.

Bunu da ancak sandığa gidip oy vererek sağlayabiliriz. Hafta sonunda yapılacak seçimde de, daha önceki seçimde olduğu gibi yüksek katılımla yapıldığı zaman siyasi partilerini tepesinde uzlaşmaz tavır sergileyen siyasilerin halkın kararı karşısında çok iyi düşünmesi halkın oylarında ısrarcı olduğunu, hükümet kurulması  için uyarmak istediklerini anlamaları gerekir.

Siyasette ortak akıl üretme yerine tekrar “bu seçimde de istediğimiz sonuç olmadı, bir daha seçim” diye bu işi kendi istedikleri parlamento aritmetiğine göre ayarlamak isteyenlere halkımız bu seçimde verdiği oylarla son kez uyarısı  olacaktır.

Bu seçimin sonunda tek parti iktidarı mı yoksa koalisyon mu çıkar bilinmez. Siyasi partiler halkın iradesine bu kez  saygı duyup koalisyonsa  ortaklaşa karar verme, hükümet kurma  alışkanlığını kazanmalı.

Öyle sanıyorum ki, bundan sonra Ülkemizde koalisyon hükümetlerine alışmak zorundayız. Türkiye’de  bugünkü siyasi partiler kalıcı hale gelmiş durumda. AK Parti, CHP, MHP ve HDP’nin son yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, baraj altında kalmaları söz konusu olmadığına ve bundan sonraki seçim için beşinci parti hazırlıkları yapıldığına göre ülkemizde koalisyon hükümetleri kaçınılmaz duruma gelecek.

Ortak akılla koalisyon hükümetlerinin kurulması alınacak kararların birlikte alınması aslında ülkemizde demokrasinin kökleşmesi açısından da yararlı olacak ve uzun süredir girmeye çalıştığımız Avrupa Birliği kapısını ve Dış politikadaki belirsizliği de ortadan kaldıracaktır.

O nedenle siyasi parti sözcüleri daha önceki seçimlerde sergiledikleri sivri, birbirini kırıcı söylemlerine çeki düzen vermeleri zorunla hale gelecektir.

1 Kasım’da yapılacak milletvekili seçiminde halkın iradesinin tam olarak yansıması için herkesin sandık başına gidip oy vermeleri gerekir.

Seçime katılım ne kadar yüksek olursa siyasilerimiz bu kararın mutlak ve son kararı olduğunu dikkate alarak ortak karar verme yollarını aramak zorunda kalacaklardır.

Seçim öncesi Cumhuriyet Bayramı tatili yanında ek bir günlük tatil ve öğretmenlerimiz için pazartesi günü de tatil sayılması bazı tatil severler için fırsat olarak kabul edilebilir.

Ulaşımda, devletin ve bazı firmaların sağladığı ucuz tarifeli seferlerin gerçekleşmesi ile  “ Ben oy versem de ne değişecek”  diye düşünen bazı vatandaşlar bu tatili turistlik yörelerde değerlendirmek isteyebilirler.

O zaman da seçime katılma oranı düşük olacaktır. Bu  oyların hangi partiyi olumsuz  etkileyeceği belli olmaz. Fakat en çok,   bu gibi görevlerde daha duyarsız olan CHP’nin oy kaybına neden olabilir. O nedenle  bu  siyasi parti sözcüleri konuşmalarında sık sık vatandaşlara  sandığa gidip oy vermeleri uyarısında bulunuyorlar.

Zira bundan önceki seçimleri dikkate aldığımızda seçime katılmayanların büyük çoğunluğunun CHP’ye oy veren seçmenlerin olduğu ifade ediliyor.

Bu seçimde de yine böyle bir hatayı yapıp sandığa gitme yerine tatile gittikleri takdirde, seçim sonrası ne oldu, ne yaptık  diye hayıflanmaya, dizlerini dövüp şikâyet etmeye hakları olamaz.

Hem seçimde partine oy vermeyeceksin sonunda ülkenin idaresinden seçim sonucundan halkın kararından   şikayetçi olacaksın.

Bunda hakkınız olamaz.  Bu tür önemli vatandaşlık görevlerinde duyarsız olan kişiler ülke yönetimi konusunda  söz söylemeye hakkım var demek istiyorsa, vatandaşlık görevini yerene getirmeleri, Seçim günü tatilinden vazgeçip, sandığa gidip oyunu kullanmalıdır.

Kimse bir oyla bir şey olmaz dememelidir.

Bazı sivri akıllılar bu seçimi hafife almak istiyorlar. Bunlar bilmiyorlar ki, Bu seçimden sonra  sonuçlar ne olursa olsun  herkes çıkacak sonucu rıza göstermek zorunda kalacaktır .

Senin desteklediğin siyasi partililerin, Seçime gereken önemi vermeyip oy sandığına gitmeyi zül sayıp sadece kahvelerde  siyaseti dedikodu olarak kabul edip,  vatandaşlık görevini kala  almayan tatlı su siyasetçilerinin  dönemi sona ermelidir.

Hangi partiye mensup olursa olsun, herkesin taraf olduğu siyasi partinin gerçek amacını kendi görüşü yaşam tarzı ile uyum sağlayıp sağlamadığını iyice kavramak zorundadır.

Bu tavrı sergilemeyip ucuz vaatlerle siyaset yapmak seçim dönemlerinde yön değiştirmek isteyen rüzgar gülleri görünümlü bukalemun gibi  yön değiştiren  partililer, yarın yeni  partilerinde  kullanım süreleri geçtiğinde ucuz alınan tapon mal gibi bir kenara atılacağını göreceklerdir.

Seçim dönemlerinde.yoğunlaşan  “bu kişiler bizim partiye yararlı olur” denilen takviye güçler bir gün yeni katıldıkları  siyasi partileri de   yarı yolda bırakır. Siyasi partilerimize böyle son anda katılan destek kıtalarına baktığımızda bunun örneklerini görürsünüz.

Bugün özellikle seçim dönemlerinde   eski  siyasi tavrını değiştirip kıyasıya eleştirdiği farklı  partilere  bel bağlayanlara  dikkat ettiğimizde yeni yerleşim alanlarında emanetçi gibi durduklarını,  uyum sağlamadıklarını yeni katıldıkları siyasi parti kadroları  ile kan uyuşmazlığı yaşadıklarını görürsünüz..

685 Kez Görüntülendi.
Etiketler:

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

EN SON HABERLER

DOLAR 5,3616
EURO 6,0763
BIST 93.433,59
ALTIN 209,6975

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Bu sitede yayınlanan haberler izin alınmadan yayınlanamaz. Kaynak gösterilemez Edirne Ajans Medya Grubu 2013©
Reklamı Gizle