Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş düzenlediği Basın toplantısında Yapılması planlanan Kanal İstanbul hakkında yaptığı açıklamada; “Ekolojik denge ve Nüfusun kalabalıklığı açısından ben olmaması yönünde temennilerde bulunuyorum. Eğer yapılırsa tam bir felaket olur. O bölgede yaklaşık olarak 25 bin dönüm arazi gidecek. Bir o kadar da yerleşim alanı açılır. Bir zamanlar Bu Ülkede İstanbul’un Nüfusu 5 Milyon iken çok kalabalık buluyorduk. Hatta İstanbul’un nüfus artışına engelleme yapalım bir vize kart getirelim tartışmaları yapılıyordu. O zaman İstanbul’a yerleşim zor olsun diyenler İstanbul’un nüfusunu 15-17 Milyon civarına getirdiler. Yetmedi. Kanal İstanbul sayesinde 25 Milyona getirecekler. Bakın Doğu boşalıyor. Bu topraklar ne olacak.? Beton karın doyurur mu? Belli yerlere insan yığılması yapılmamalı. Allah göstermesin Bakın çok konuşulan İstanbul Depremi var. Bakın geçende 4,5 şiddetinde bir uyarı geldi. O kadar insanı üst üste yığmanın, bir avuç insanın rant hırsı, dünya hırsı, görmeyen gözünün hırsı için bu kadar insanı yığmanın ne manası var.”dedi.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı saadet-partisi-2-1024x768.jpg

“GAYRET VE NİYET EKSİK”
Saadet Partisi’nin söylediklerinin diğer partilerin bilmemesinin mümkün olmadığının da altını çizen İriş; “Hepsi bizim bu bildiklerimizi bilir, ama nefisleri müsaade etmiyor. Dengeli kalkınmanın, adil bölüşümün, ülkenin her tarafına yayılması gerektiğinin, sosyal refahın, adil gelir dağılımının, üretmeden zengin olamayacağımızın, borç alarak sürdüremeyeceğimizin,denk bütçe yapmanın zorunlu olduğunu hepsini bilirler. Ama nefisleri müsaade etmiyor. Çünkü bu dediklerimize terlemek ve çok çalışmak gerekir.

Tarım Bakanının Sürekli olarak “Tarımda şaha kalktık” söylemlerine de değinen İriş; “Siz 7,5 milyon ton buğday ithal etmediniz mi? Buğday ihraç eden ülke nasıl olurda buğday ithal ediyor. Bunu sorunca şimdide diyorlar ki “Ama efendim biz un ihraç ediyoruz.” İyi de 3,5 Milyon ton un ihraç eden ülke 7,5 milyon ton buğday ithal ediyor. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Halkı sosyal medyada ve diğer mecralarda halkı bu şekilde yöneltiyorlar.” dedi.
“17 yılda yuvarlak rakamlarla 900 milyar lira faiz ödedik”

Ekonominin doğru ve faydalı istikamette gittiğinin en önemli göstergesinin bütçe olduğunu ifade eden İriş; “17 yıldan beri hiçbir sene denk bütçe yapılamamıştır. Her sene artan açıklarla devletin bütçesi adeta bir faiz ödeme bütçesine dönüşmüştür. 17 yılda yuvarlak rakamlarla 900 milyar lira faiz ödenmiştir. Nitekim 2020 bütçesinde 139 milyar lira faiz ödemesi vardır. Bu faiz ödemelerinin yanında son yıllarda bir kambur daha sırtımıza yüklendi. Bu kambur, devlet garantili yatırımlar için ödenen bir nevi cezadır. Yani geçilmeyen köprüden, kullanılmayan otoyoldan, hasta garantili hastanelerin boş kalan yataklarından bir zarar doğuyor. Bu zarar için 2019 bütçesinden 10 milyar lira ödenmişti. 2020 bütçesinden bu zararlar için 19 milyar lira ödenmesi gerekiyor, eski parayla 19 katrilyon.” dedi.
“Çiftçimiz gırtlağa kadar borç içindedir.”

Diğer önemli bir göstergenin işsizlik ve geçim sıkıntısı olduğuna vurgu yapan İriş; “Bugün 4,5 milyon işsizimiz var. Gençlerin, özellikle üniversite mezunu 4 gençten biri işsiz. Çalışanların yüzde 40 ı asgari ücretle çalışmaktadır. Evet bir gelirleri var, bu gelir ancak ölmeyecek kadar. Yani geçim sıkıntısı içindeler.
Çiftçimiz gırtlağa kadar borç içindedir. 17 senede kullandığı kredi borcu 50 kat artmış. 115 milyar liraya ulaşmıştır. Doğru dürüst kazanmadığı içinde borçları geri ödeme imkânı her geçen gün zorlaşmaktadır. 2019 yılında yaklaşık yüzde 5 oranında, yani 5 milyar lira civarında borç, icralık olmuştur.
Tarım ve hayvancılık en sıkıntılı sektörlerden biridir. Buğday ithal ediyoruz, et ithal ediyoruz. Demek ki üretimde büyük sıkıntı var. Çiftçimiz sıkıntıda. Nasıl olmasın? 3 yılda gübre fiyatları, mazot fiyatları yüzde 200 artarken, buğday ve ayçiçeği fiyatları sadece yüzde 60-70 oranında arttı.

Diğer taraftan ticaretin orta direği esnafımızın her geçen gün ümüğü sıkılmaktadır. Hiçbir koruması yoktur. Sokak aralarına kadar giren zincir dükkanlar her meslekten esnafımızı yok oluşa sürüklemektedir. Bir süre sonra bu sürecin faturası milletimize çok ağır olacaktır. Haksız rekabetin en acımasız, vahşi yansıması olan zincir dükkanlar yakın gelecekte esnafımızın da , yerel üreticimizin de yok olmasına sebep olacaktır. Bu durum özellikle, hayata yeni atılan genç nüfus üzerinde ağır bir travma oluşturacak, teşebbüs kabiliyetlerini ve özgüvenlerini dumura uğratacaktır. Büyük fotoğrafa baktığımızda ülkenin ekonomik geleceğine yaygın kalkınmaya ve gelir dağılımındaki dengeye en ağır darbeyi vuracaktır.
Başta gümrükler olmak üzere, birçok düzenleme yerli üretimi korumak ve teşvik içindir. Her sektördeki yerel esnaf ve üreticiyi de tekelleşen zincir dükkânlar baskısından koruyacak makul önlemler, tedbirler alınmalıdır. Halkın pazarı birkaç markaya teslim edilmemelidir. Sonuç olarak, Milli, güçlü, süratli, yaygın ve dengeli bir ekonomik yapı oluşturulmalıdır.”dedi.
İriş konuşmasında; “Yaşanabilir bir Türkiye’yi ve yeniden büyük Türkiye’yi Saadet Partisi olarak İnşallah hep birlikte kuracağız. Umutluyuz, azimliyiz, kararlıyız. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.” dedi.
“Kongremiz 19 Şubat Pazar Günü Gerçekleşecek”
Saadet Partisi İl Kongresi hakkında bilgi veren İriş; “19 Şubat 2020 Pazar Günü Saat: 14.00’de Sanayi Sitesi Keyif Düğün Salonunda, Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu’nun katılımıyla İl Kongremizi gerçekleştireceğiz.”dedi.