fikri_yalin_kose

Ülkemizde son aylarda aklın alamayacağı olaylar oluyor. Bu olanları tarafsız gözle incelediğinizde, yüz yıla yakın  süredir demokrasi ile idare  olan bir ülkede  böyle şeyler olmamalı neler oluyor diye düşünürsünüz. Bakıyoruz, yollarımız duble yol oldu diye sevindik fakat trafik kazaları bir türlü azalmıyor. Bu yönde cezalar caydırıcı olmuyor.

Sağlıksız koşullarda insan yaşamı hiçe sayılarak maden ocakları faaliyetleri devam ediyor, toprak altında yüzlerce genç insanımızı kaybediyoruz.

Bazıları bunun kader olup insanın bulunduğu fıtratında ve kaçınılmaz kazalar olduğunu söylüyor. Soma maden kazasının ardından son olarak yaşadığımız elim maden faciasında 18 madencimizin kurtuluş ümidi kalmamış, aileleri perişan. Bakıyoruz Devletimizin  üst düzey yetkilileri olay yerinde kamp kurmuş. İş olup bittikten, tüm uyarılara rağmen gerekli önlemler alınmadıktan sonra oraya gelsen ne yararı olacak.

Bakıyorsunuz bir bakan “Biz ocakları kapatmak istiyoruz, elli kişi tekrar açılması için baskı yapıyor” diyor. Bu olanları sadece işverenlerin üzerine yüklemek isteyen basın yayın kuruluşlarımız asıl suçluları gizleme telaşında.

Böyle önemli günlerde bir bakıyorsun medyada suni bir gündem yaratılıp “ cambaza bak” dercesine halkın dikkati başka yöne çekilmek bu olanlar  unutturulmak isteniyor. Parlamentoda ise partilerin birbirini acımasızca suçlamaları devam ediyor.

Cumhuriyet Bayramı gibi önemli bir ulusal günümüzün yıldönümünde Irak’ tan kopup gelen ve bölge halkı tarafından coşku ile karşılanıp Suriye sınırları içindeki Kobani’ye uğurlanan kolları Amerikan bayraklı “yaşasın Amerika” sloganı atan peşmergeler.

Bu ülkede neyler oluyor Allah aşkına!  Ülkemizde tüm bu akıl dışı olaylar sendikacılarımızı demokratik kitle örgütü temsilcilerimizi Barolarımızı Üniversitelerimizi hiç ilgilendirmiyor mu?

Bu olanların binde biri batı ülkelerinde olsa ne tepkilerin olduğunu görüyoruz. Bizde ise maşallah herkes köşesine sinmiş tıss yok.   Bu tespitimi halkın halklı olduğu yerde  sesini duyurması gerektiği için yapıyorum. Amacım şu ve bu siyasi görüş değil.

Adama sormazlar mı, sizler bu görevlere sadece masalarınızda oturmak çay kahve içmek misafirlerinizi ağırlamak ara bir nutuk atmak turistlik yörelerde sözde paneller düzenleyip halkın gözünü boyamak için mi geldiniz.

Bu gelişmeler ülkede olup bitenler sizleri hiç enterese etmiyor mu?

Yoksa koltuklarımızı kaparlar diye bu konular hakkında fikir yürütmekten korkuyor musunuz?

Daha sonraki yıllarda yazılacak tarih sizler için iyi şeyler yazmayacaktır. Çocuklarınız, tüm bu olanlar karşısında sessiz kaldığınız için sizlerden hicap duyacaktır. Tarihimizde bunun örnekleri çok .

Bazı sendikalar ve meslek örgütleri bakıyoruz, yanlarında topladıkları üç beş kişi ile ülkemizde olanlara karşı tepkilerini dile getirmek istiyor. Sizin arkanızdaki az sayıda kişi ile halka haklılığınızı inandırmanız mümkün değil.

Bir süre önce  İspanya’da halkın haklı bir tepkisi oldu  meydana bir milyon insan toplandı. Bu görüntü  sonuç verdi. Kim haksızlık yaparsa kim yasaları çiğnerse ve de kimler  insanlarımızın can güvenliğini sağlama görevini yerine getirmezse onun karşısına ilk olarak siyasi  partilerimiz onun ardından da  halkı temsil eden kitle örgütlerimiz tavır almak zorundadır.

Varlıklarının sebebi budur. Bu tavır yanlış yapaya çalışanlara da yol gösterici olur. Lafa geldiğinde halk demokratik haklarını meşru zeminlerde kullanabilir diyenler buna öncülük etmeli.Ülkemizde  bu acı olaylar daha ileri boyuta ulaştığında  nelerin olacağını kestirmek bugünden mümkün değil.

Ülkemizi bölmek, çirkin emellerini gerçekleştirmek isteyen emperyalist güçler Ortadoğu bataklığına bizi de itmek istedikleri ortada. Yanlışlıkla bu oyuna gelip onların çıkarlarına alet olursak; bu güzel ve bölenin tek cumhuriyetle idare edilen bağımsız tek İslam ülkesi olan ülkemize yazık olur.

Ata’mızın dediği gibi” Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesini şiar edinmek en sağlıklı yol olduğunu  sağduyu sahibi herkes öneriyor. Yangını körükleyenler, bu insanların seslerine kulak vermeli. Yoksa bu gidiş iyi gidiş değil. Siz sendika yöneticileri, üniversite rektörleri, tüm kurum ve kuruluşlarımızın tepesinde olan zatlar;  akşamları başınızı yastığa koyduğunuzda” Ülkemizde neler oluyor, ben ne yapmalıyım” diye düşündüğünüz oluyor mu?

O ardı arkası kesilmeyen ve çoğu kez turistlik amacın dışına çıkmayan yurt içi ve yurt dışı gezilerinizde ülkenin durumu aklınıza gelmiyor mu? Bu ülkede Allah esirgesin, beklenmeyen şeyler olursa halk her türlü güç koşullarda yaşamaya alışık. Bu olumsuz şartlarda ilk olarak sizin saltanatınız sarsılacak, koltuklarınız gidecek, haberiniz olsun….

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz