Hoşgeldiniz  

 Firmanızın Tanıtımı için BİZ VARIZ...                              Edirne AJANS Medya Grubu                                       0 284 214 24 04 - 225 00 25

TIKLAYIN TIKLAYIN TIKLAYIN TIKLAYIN TIKLAYIN TIKLAYIN TIKLAYIN TIKLAYIN

Toplum sağlığına özen gösteriliyor mu?

admin | 10 Aralık 2015 | BÖLGE

 fikri_yalin_kose           Dünyada gelişen teknoloji ile ülkemizde ortalama insan yaşamı seksenlere uzandı. Bu aslında olumlu bir gelişme. İnsanların dünyadaki misafirliğinin uzun sürmesi çocukları, torunları ile yaşaması, onlarım mutluluklarını görmesi, yaşamının son dönemlerini huzur içinde geçirmesi çok güzel; o zaman sormak gerekir.

            Böyle yediğimizin içtiğimizin belirsiz sağlıksız yiyeceklerin kol gezdiği, adeta mayın tarlasında yaşar gibi yaşanılan bir ortamda sağlığımızı nasıl koruyacağız.

Bugün için hangi yiyeceklerin insan yaşamı için yararlı olduğunu belirlememiz mümkün mü,   Yiyecek , içeceklerimizin   çarşı pazarda imalat yerlerinde  denetlenmesi yeterince yapılıyor mu?.

Dış pazarlardan geri gönderilen yiyeceklerin iç pazarda satıldığı, Bu arada üzerimize giydiğimiz giyeceklerin dahi hastalık aşıladığı şüphesi olan piyasalarda yeterli denetimi yapılmayan piyasalarda satın alınan ürünlerin insanlara hastalık aşılamayacağını mikropsuz olduğuna nasıl garanti vereceğiz.

 

İnsan yaşamının hiçe sayıldığı yasaların üçkâğıtçılığın önüne geçilmediği bir ortamda aslında en önemli uzvumuz kafamızın da kontrolden geçirilmesi ne kadar tahtamızın eksik olduğunun belirlenmesi gerekirdi.

   Zira bu çetrefil ortam, bu çok kazanma hırsı insanlarda sağlıklı düşünmeden uzaklaştırıyor. Doğrunun yanlış gibi sunulduğu, bir ortamda yaşamımız için neyin faydalı neyin zararlı olduğunu kestirebilmek çok zor. Onun için bize en lüzumlu olan muayene öyle sanıyorum ki beynimizin kontrolden geçirilmesi olmalıydı.

Şaka bir yana, böyle belirsizliğin hüküm sürdüğü bir ortamda biz tesadüfen yaşayan bir toplumuz.

   Her ne kadar “Sağlık kontrolünden geçin” diye topluma uyarılar yapılsa da biz millet olarak iyice hastalanmadan iyice halsiz elden ayaktan düşmeden hastaneye gitmiyoruz.

   Bu bizim millet olarak bir türlü vazgeçemediğimiz alışkanlığımız. Ağrılarımız artıp tedavi amacıyla hastaneye gittiğimizde de çoğu kez iş işten geçmiş ecelimiz yaklaşmış oluyor.

Ölüm olmasa da hastalığın ilerlemesi nedeniyle daha sonraki ömrümüz ev ile hastane arasında mekik dokumakla geçiyor.

Onun için bizim halkımıza sağlık için uyarılardan çok, bu işi uzmanları tarafından  “çat kapı” evlere gidilerek, insanlarımızın sağlık durumları belirlenmeli.

    Öyle, insanların sağlıkları konusunda çağrı yaparak sağa sola afişler asma ile insanlarımız doktora gitmiyor. Onun sonucunda da bakıyoruz hastanelerimiz her gün ağzına kadar hastalarla dolup taşıyor.

            Böyle sağlık kurumları her an tıka basa dolu olan bir toplumun sağlıklı olduğunu kabul edebilir miyiz?

Bir başka ifadeyle hastane ile evi arasında gelip giden, hastalıkla boğuşan sağlığını yarı yarıya yitiren insanların yoğun olarak bulunduğu bir toplumda ömrün uzamasının ne yararı olur.

Kim ne derse desin, özellikle beslenme yoluyla ve kirli ortamdan kaynaklanan hastalıklar toplumun her yaşta ölümle yüz yüze gelmesine neden oluyor.

   Edirne gibi nüfusu yüz elli bini bulan bir ilde Tıp Fakültesi Hastanesinde kanser tedavisi amacı ile kurulan iki onkoloji bölümünün bulunması o ilin aslında önemli ve ölümcül hastalıkların yoğun olduğu bir bölge olduğunun göstergesi değil midir?  

Böyle insan ömrünü kısaltan ölümcül hastalıkların bulunduğu hastanelere gittiğinizde insan yaşamından soğuyor. Hayatının daha baharında gençlerin ölümle pençeleştiğini, ecelini beklediklerini görmek insanı kahrediyor.

“Şöyle kalkınıyoruz, ekonomimiz bu seviyede” diye övünmenin ötesinde insanlarımızın sağlıkları ile ilgili her türlü önlemin alınması ve halkın yaşamı süresince yiyeceğine içeceğine güveneceği bir ortamın oluşturulması daha elzem değil midir?

Sağlıksız bir toplumun ekonomisi gelişmiş bunun kime yararı olur. Osmanlı Devletinin en güçlü hükümdarı sağlığın saltanattan daha önemli olduğunu ifade etmek için “ Halk nezdinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” sözleri ile Kanuni Sultan Süleyman sağlığın ne denli önemli olduğunu ifade etmiş.

Çevremizde doğal yiyeceklerin günden güne yük olduğu hormonlu yiyecek pazarının genişlediği bir ortamda insanların sağlıklı kalmasını nasıl bekleyebiliriz. Ülkemizde şeker fabrikaları bir bir kapatıldı. Pancar ekim alanları bir biri ardına yok oluyor.

Halkın tatlandırıcı olarak pancar şekeri yerine mısırdan ve başka ürünlerden elde edilen ne olduğu bilirsiz tatlandırıcıları kullanması adeta teşvik ediliyor.

Bu tatlandırıcının ülkemizde obez insanların artmasına neden olduğunu bu işin uzmanları söylüyor. Mısırdan elde edilen tatlandırıcı kullanımı teşvik edilerek adeta Türk insanının da Amerika’da olduğu gibi yüksek kilolu olması şişmanlaması mı isteniyor?

            Nereden bakarsanız bakın dünyada gelişen ekonomik koşullarla kar amaçlandığı için çoğu kez insan sağlığı dikkate alınmıyor.

   Bizim gibi gelişmekte olan ülkeler emperyalist ülkelerin ürünlerinin deneme alanı olmaktan çıkıp,  kendi kaynakları ve kendi kuralları ile yaşadığı zaman sağlıklı bir toplum olabiliriz. O zaman da uzun yaşamımız sağlık içinde geçer.       

                                   ÖZLÜ SÖZLER

   Adalet ortadan kalkarsa, insan hayatına değer verecek bir şey kalmaz.

                                  İ. KANT      

477 Kez Görüntülendi.
Etiketler:

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

EN SON HABERLER

DOLAR down
EURO down
IMKB down
ALTIN down

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Bu sitede yayınlanan haberler izin alınmadan yayınlanamaz. Kaynak gösterilemez Edirne Ajans Medya Grubu 2013©