Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi’nde tarihi bir güne daha tanıklık edildi. Trakya Üniversitesi’nin en büyük yerleşkesi olan, hastanesi, kütüphanesi, sosyal yaşam alanları ve yurtlarıyla her gün yaklaşık 50.000 kişinin giriş yaptığı Balkan Yerleşkesi’nde, İlahiyat Fakültesi karşısına inşa edilecek “Trakya Üniversitesi Camii’nin temeli, düzenlenen törenle atıldı. Trakya Üniversitesi öğrenci ve çalışanlarının yıllardır beklediği, Trakya Üniversitesi’nin önemli projelerinden biri olarak dikkat çeken Trakya Üniversitesi Cami-i Şerifi temel atma törenine, Edirne Valisi Ekrem Canalp, Diyanet İşleri Başkan Vekili Osman Tıraşçı, Karadağ Diyanet İşleri Başkanı Rifat Feyziç, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Karabacak, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, Trakya Üniversitesi Genel Sekreteri ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Kılıç ve İslami Araştırmalar Vakfı (İSAV) Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Salih Tuğ, AK Parti İl Başkanı İlyas Akmeşe, Edirne İl Müftüsü Emrullah Üzüm, Havsa Belediye Başkanı Av. Aydın Balkan, dekanlar, okul müdürleri, kurum ve kuruluş temsilcileri ile öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Törende ayrıca, Trakya Üniversiteler Birliği (TÜB) çatısı altında, Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öncülüğünde İSAV iş birliği ile gerçekleştirilen “Balkanlar ve İslam” başlıklı uluslararası sempozyuma katılmak için yurt içi ve yurt dışından gelen katılımcılar da yer aldı. Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi’ne yapılacak olan, 7.000 m2 toplam alan üzerinde 2.760 m2 zemin oturumuna sahip 5.000 kişilik caminin temeli dualarla atıldı. Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlayan temel atma töreninde İl Müftüsü Emrullah Üzüm tarafından dua edildi. Temel atma törenine katılan Diyanet İşleri Başkan Vekili Osman Tıraşçı da Cami projesi, mimarisi ve gelinen son durum hakkında yetkililerden bilgiler aldı. Çift minareli, otuz üç küçük kubbe ve bir büyük kubbeye sahip olacak cami, inşaat tamamlandığında tarihi Yavuz Sultan Selim Camii ile benzer izler taşıyacak.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı üniversite-camii-açılışı-4.jpg

Trakya Üniversitesi Genel Sekreteri ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Kılıç, tarihi bir an yaşadıklarını ve bu nedenle çok heyecanlı olduklarını dile getirerek, “Projemizi uzun bir süreçten sonra ortaya çıkardık. İnşallah, temel atma töreni ile de bu tarihi ana iştirak etmiş bulunacağız. Çok heyecanlıyız, duyguluyuz. İşin başından bu yana Rektörümüzle, siz Edirne’nin kıymetli eşrafı ile birlikte her safhasında her adımında beraber olduk, birlikte çalıştık. İnşallah tamamlandığı günü de birlikte göreceğiz.” dedi.

Törende bir konuşma gerçekleştiren Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, “Evlad-ı Fatihan’ın yaşadığı, Türk-İslam kültürünün neşv-ü nemâ bulduğu ve medeniyetimizin izlerinin görüldüğü coğrafyalara bakıldığında, tüm unsurların merkezinde, adeta kalbinde inancın ve maneviyatın en güzel şekilde tezahür ettiği camilerimiz vardır. Sultan II. Bayezid Külliyesi’ne girdiğinizde camii, külliyenin tam ortasındadır. İnancı ve o manevi hissiyatı külliyenin merkezinde görürsünüz. Şifahane, medrese, tabhane, imarethane, Sıbyan Mektebi, mehterhane, hamamdan oluşan yapılar topluluğundan oluşan külliyenin ortasına inancı koymuştur ecdadımız. Balkan şehirlerine bir bakın. Ecdadımız, Anadolu gibi Rumeli’yi de kendi kültürüne özgü mimari eserlerle donatarak bu coğrafyada varlığını kalıcı hale getirmiştir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı üniversite-camii-açılışı-6.jpg

Bu mirasın izinde, kentlerin merkezinde, ortasında camiler vardır. Çarşılar, yerleşimler bu merkezlerin etrafına kurulmuştur. Üniversitemiz Balkan Yerleşkesi, öğrencileri, çalışanları, hasta ve yakınlarıyla 50 bine varan nüfusuyla, orta büyüklükte bir ilçe boyutlarına ulaşmıştır. Hastanemizin, kütüphanemizin, yurtların olduğu yerleşkemizin merkezine, bizler de inşallah Camimizi koyacağız. Balkanlar’ın en büyük sağlık kurumu durumundaki hastanemizde yatan hastalarımız, çok yalnız ve kimsesiz olduklarını hissettiklerinde, düşündüklerinde, şairin de çok ifade ettiği, ‘O anlarda bir ezan sesi duyarım, utanırım.’ söyleminde olduğu gibi, ezan sesini duyacak. Bu manevi duyguların en güçlü şekilde kendisini hissettireceği mekânları oluşturmaktan, buna vesile olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Böyle bir hayra vesile olan değerli Valim, Dekanım, Müftüm, Cami Yaptırma Derneği Başkanım ve emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyorum. Burada fırsat var, hayır hasenat yapma fırsatı, güzelliği bizleri bekliyor. İnşallah buradaki fırsatı görüp harekete geçer, camimizi en kısa sürede tamamlayıp, ibadet ettiğimiz günleri de hep birlikte görürüz.” dedi.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı üniversite-camii-açılışı-8.jpg

Diyanet İşleri Başkan Vekili Osman Tıraşçı, kadim başkentlerimizden biri ve Şehirlerin Sultanı olan Edirne’de bulunmaktan büyük mutluluk ve memnuniyet duyduğunu ifade ederek, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın mesajıyla konuşmasına başladı. Diyanet İşleri Başkan Vekili Osman Tıraşçı, “İçinde bulunduğumuz Camiler ve Din Görevlileri Haftası sebebiyle bize katılamayan Sayın Başkanımız Prof. Dr. Ali Erbaş; Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Balkanlar ve İslam Sempozyumu için başarı dileklerini, Cami-i Şerifin temel atma töreni ve en kısa sürede tamamlanarak hizmete açılması hususunda da hayırlı olsun temennilerini iletti. Biz insanlar Cenabı Hakkın yaratmış olduğu en aziz varlıklarız. En şerefli, en mükemmel, en mükerrer özelliklere sahip konumda yaratılmışız. Böylesine mükemmel bir varlık takdir buyurursunuz ki, sadece dünyayı gezip, eğlenmek, dolaşmak, yemek içmek, hayatı burada bir müddet yaşayıp ebedi âleme göç etmek için gönderilmedi. Bizim bir yaradılış nedenimiz var. O da ibadettir. Allah’ı tanımaktır, Allah’ı bilmektir. Bu ibadetlerden en önemlisi Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) dinin direği saydığı, gözünün nuru olarak belirttiği namaz ibadetidir. Namaz ibadeti Kuran-ı Kerim’de ve Hadisi Şerifler’de son derece övülmüş ve emredilmiş ibadetlerden birisidir. Ecdadımız, asırlardır cami ve mescitleri sadece namaz kılınan çok sade çok tevazu içerisinde olan bir mekân olarak tasavvur etmemiş, başta Selimiye olmak üzere onlarca tarihi eser niteliğinde ve geleceğe bizi taşıyan sanatsal yönü de çok önemli olan camiler vücuda getirmişlerdir. Geçmişte, başlangıçta eğitim, ibadethanelerin içerisinde içerisindeydi. Şimdi, mabetler eğitim yuvalarının içerisinde anlayışı ile üniversitelerimizin kampüslerinde böylesine cami ve mescitlerin inşa edilmesi, gençlerimiz başta olmak üzere buralarda çalışan kardeşlerimizin ibadetlerini daha farklı şekilde gerçekleştirmesi bakımından önemlidir. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak da bizler, imkânlarımız nispetinde, 5-6 yıldan bu yana üniversite camilerine ciddi anlamda ödenek ayırdık, katkılar sunmaya çalıştık. Pek çok üniversitemizin kampüsünde, camilerimiz gerçekten sanat eseri özelliği ile de öne çıkacak şekilde inşa edildi. Ben bu noktada Üniversite Camimiz ile bu noktaya gelinceye kadarki ve bundan sonraki süreçte emeği geçen ve geçecek olan tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Sözlerimi, Peygamber Efendimizin (S.A.V) bir sözünü hatırlatarak tamamlamak istiyorum. Allah buyuruyor ki ‘İnsan dediğimiz varlık bir müddet yaşar, bir gün gelir ki ömrü tamamlanır ve ebedi âleme göçer. İşte o ebedi âleme göç ettiği zaman, arkasında üç şey bırakır, üç şey ile anılır. O bıraktığı üç şey, onun amellerinin devamlılığını sağlar ve sevap kazanmasına vesile olur.’ Bunlardan ilki, sadakayı cariyedir. Buraya yapılacak olan her türlü maddi ve manevi katkı, sadakayı cariye hükmündedir. O bakımdan, böylesi güzel bir müjdeye layık olarak katkı sunan bütün güzel kardeşlerimize yerli yabancı, genç ihtiyar, köylü kentli her kim varsa teşekkür ediyorum, Cenab-ı Hakkın hayırlara vesile kılmasını temenni ediyorum.” şeklinde konuştu.

Edirne Valisi Ekrem Canalp, camilerin, kentlerin yaşayan sembolleri olduğunu söyleyerek, “Camiler, bizim kentlerimizin yaşayan canlı sembolleridirler. Her şeyleri ile camiler, ait oldukları kentin bir parçası ve hafızasıdırlar. Genellikle kent ile yaşayan dokunun en ortasında ve merkezinde yer alırlar. Edirne dediğiniz zaman Selimiye, Bursa dediğiniz zaman Ulu Cami; Sultanahmet, Süleymaniye dediğinizde ise aklınıza İstanbul gelir. Bireysel fonksiyonların yanına camiler sosyolojik bir temelle toplumsal bir fonksiyonunun da ifasında rol oynarlar. Geleneksel fonksiyonu olan eğitim kurumlarının içerisinde caminin varlığının en güzel şekilde ifade bulacağını ve buna toplumsal olarak ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Edirne’nin Müslümanları bugün temelini attığımız bu camiyi en kısa sürede tamamlayacaklar ve hizmete açacaklardır. Daha şimdiden çok kısa sürede bitmesini ve hayırlara vesile olmasını diliyorum.” dedi.

Törende açılış konuşmaların ardından, dualar eşliğinde protokol üyeleri butona basarak, temele ilk betonu döktü.