*ilimizin üniversite sınavı öğrenci yerleştirmede durumunun ne olduğunu hala öğrenemedik.
*Edirne Merkez İlçedeki birçok okulumuz okulları açılmasına saatler kalmasına rağmen inşaat şantiyesi durumundadır.

Türk Eğitim Sen Edirne Şube Başkanı Hakan YILDIZ, 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı nedeniyle yaptığı açıklamada; “Öncelikle 2019-2020 Eğitim Öğretim yılının tüm eğitim çalışanları için hayırlı olmasını diliyorum. Her yıl sene başında Eğitim öğretim hayatına dair mesajlarımızı siz değerli basın mensupları ile konuşurken şunu fark ediyoruz ki sorunlarımız hep aynı. Sebepleri değiştiremediğimiz için hep aynı sonuçları görüyoruz. Ülkemizdeki tüm memurları, kamu emeklilerini ve ailelerini de hesaba katarsak yaklaşık 20 milyon insanı ilgilendiren Toplu Sözleşme Görüşmeleri tam bir hüsran ile sonuçlandı. %3.5 luk ortalama zam artışları resmi enflasyon rakamları nın %15-20 seviyelerinde olduğu bir ülkede ekonomik olarak hiçbir şey ifade etmemektedir. Toplu Sözleşme Masasından başarı pozlarıyla kalkan Memur Sen memurların beklentilerini karşılama konusunda aciz kalmıştır. Toplu Sözleşme Masasında uzlaşılan maddeleri bile mutabakat metnine yazdıramamıştır.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı HAKAN-YILDIZ.jpg


“Eğitim çalışanları için zor bir yıl olacak”
İlimiz Edirne ye bakacak olursak eğitim çalışanları için zor bir yıl olacağını söyleyebilirim. Edirne Merkez İlçedeki birçok okulumuz okulları açılmasına saatler kalmasına rağmen inşaat şantiyesi durumundadır. Sınıflar boyanmaya çalışılmakta, tuvaletler lavabolar yenilenmek üzere sökülüp bir kenara bırakılmış ve tüm bu manzaranın içerisinde öğretmen arkadaşlarımız poşeti bile verilmeyen kitapları sınıflara 4. katlara elle taşımak zorunda bırakılmışlardır. Milli Eğitim Müdürlükleri bu kitap taşıma işini neden organize edememektedir. İhaleyi alan firmalar kitapları sınıflarda sıraların üzerine kadar hazır bir şekilde koymakla mükellef değil midirler? İhale şartnameleri açık. Öğretmenlere hamalliye yaptırılması veya bunun beklenmesi kabul edilemez. Değişen yönetmeliklerle öğretmenlerin nöbet süreleri uzatılmakta, kurslara nöbet koyulmakta, boş geçen derslere girme zorunluluğu getirilmektedir. Hiçbir kazanım gözetilmeksizin, hiçbir sendika ile görüşülmeden paylaşılmadan alınan bu tür kararlar başarısızlığa mahkumdur. Bu yılın moda kavramlarından biri “mentörlük” veya “Eğitim koçluğu” olacağa benziyor. Sürekli evrak işleri ve verimsiz olmaya mahkum projelerle oyalanılan öğretmenlerden günlük plan dahi istenirken okulun fiziki durumu için yapılan tadilatların zaman planlamasında yapılan hatalar gibi, Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü okullardaki bu tablolardan haberdar mıdır? Son günlerde yaşadığımız 80. Yıl Anadolu Lisesinin taşınması meselesi var. Nereden bakılırsa bakılsın fiyasko. Kötü planlamanın en çarpıcı örneklerinden biridir.
İlimizin üniversite sınavı öğrenci yerleştirmede durumunun ne olduğunu hala öğrenemedik”
Bir diğer husus da ilimizin gerek Lise sınavlarında gerekse Üniversite sınavlarında başarı durumudur Lise Sınav sonuçları üzerinde ilimizin diğer iller arasında 25. sırada yer alması ile kamuoyunda yaşanan tartışmaları hatırlıyoruz Ancak üniversite sınav sonuçları açıklanmasına rağmen hatta ek yerleştirme başvurularının bile başladığı şu günlerde dahi ilimizin üniversite sınavı öğrenci yerleştirmede durumunun ne olduğunu hala öğrenemedik. Kamuoyu ile paylaşılmayan bu husus her seferinde eğitim yöneticilerimizin ağızlarından düşmeyen eğitimin ortak paydaşları olan aileleri Milli Eğitimin asli unsuru öğrencilerimizin gerçek seviyesinin kamuoyu ile paylaşılmayarak, gizlenerek geleceğe dair sağlıklı planlamayı nasıl gerçekleştireceğiz. Eğitim yalnızca fiziki mekanların iyileştirilmesi, okulların açılacağı son hafta sonu okul yöneticilerinin okulları açık bırakma talimatıyla zoraki mesai yaptırılarak bitmeyen yetiştirilemeyen onarımların yöneticiler tarafından yerinde görülmesi veya okullarımızın sosyal medya araçlarıyla yapmış oldukları faaliyetleri anlık olarak paylaşma yeri olarak vb gibi, asli faaliyetler olan öğrenme işinin yanında olması gereken yan faaliyetlerin asli faaliyet yerine geçmesi şüphesiz ki yalnızca kendimizi kandırmamıza yol açmaktadır. Ancak günü kurtarırız sonuçlar açıklanınca da gerçek yüzümüze tokat gibi çarpar ve şu anda olduğu gibi gerçekleri kamuoyundan gizlemeye çalışırız. Hatta bu durumu bir adım daha ileriye götürüp şu anda İl Milli Eğitim Müdürlüğü koridorlarında fısıltı ile dillendirilen ama bu sene uygulamak istedikleri anlaşılan; başarılı olamayacağı tahmin edilen yani not olarak başarısız addedilecek (Kriterlerde değişiklik olabilir) öğrencilerimizin sınava girmemeleri öğretmen ve veli eliyle teşvik edilerek 2020 lise ve üniversite sınavlarında ilimizin başarısının bir anda yukarıya çıkarılmasının amaçlandığını duymaktayız. Eğer bu fikir açıktan veya farklı isim ve metotlarla hayata geçirilirse her bir vatan evladının eğitimde fırsat eşitliği elinden alınmış olacaktır. Hatta bu şekilde ki bir uygulama yakın gelecekte devlet okulları içerisinde ayrıcalıklı okulları iyice ortaya çıkaracak , bu okullara gitme imkanı olmayan öğrencilerimizi hayat mücadelesine başlarken eksik eğitim donanımıyla başlamalarına yol açacaktır.
“Hani en iyi okul evimize en yakın okuldu.”
Bu ve benzeri bir uygulama şehrimizdeki okul, öğrenci ve öğretmen dengesinin iyice bozulmasına sebep olacağı muhakkaktır. Bakanlığımızın çok önem verdiği Okulların Kayıt Bölgesi uygulamasının sonunu getirecektir. Bu tip uygulamaların benzerleri maalesef zaman zaman ülkemizin eğitim hayatında farklı isim ve başlıklar altında hayat bulmuştur. Hatta bu sene ülke kamuoyunda dillendirilen bazı devlet okullarının özel sınıf oluşturması haberleri üzerine Sayın Milli Eğitim Bakanımız okullarda özel sınıflar oluşturulmasına karşı savaş açmamış mıdır? Yoksa biz mi yanlış anladık? Edirne’mizin eğitimde yaşadığı gerileme ortada iken izaha çalıştığımız uygulamayı hayata geçirmek kafamızı tam anlamıyla kuma gömmekten, sorunları halının altına süpürmekten başka birşey değildir. Gelecekte şu anda bulunduğumuz başarı seviyesini dahi aratır olursunuz İşbirliğinden kopuk “ben yaptım oldu” anlayışıyla Edirne yi eğitim alanında ileriye taşımamız mümkün değildir. Türk Eğitim sen Edirne şubesi olarak bilgi birikimi ve tecrübelerimizle Edirne’nin eğitim öğretim hayatına dair söz söylemeye devam edeceğiz. Hep beraber daha iyiyi bulmak için destek vermeye hazırız.”dedi