Hoşgeldiniz  

Türk Eğitim Sen olarak andımızın okullarımızda yeniden okutulmasını istiyoruz

admin | 23 Ekim 2018 | BÖLGE, Eğitim, Genel, yaşam A- A+

Türk Eğitim Sen Genel Başkan Yardımcısı Şahindoğan ve Fuat Yiğit, Trakya ziyareti Edirne’de, Türk Eğitim-Sen Edirne Şubesini ziyaret etti. Edirne Şube Başkanı Hakan Yıldız’ın da bulunduğu basın toplantısında konuşan Genel Başkan Yardımcısı Şahindoğan eğitim camiasında yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek son günlerde ülke gündemini meşgul eden “ANDIMIZ” tartışması ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Türk Eğitim Sen olarak andımızın yeniden okullara dönmesini, yeniden okullarımızda okutulmasını istiyoruz diyen Genel Başkan Yardımcısı Şahindoğan yaptığı açıklamada; “Bilindiği gibi ülke gündemini son günlerde meşgul eden andımız ile ilgili bir tartışma var. Hepinizin bildiği gibi andımız 2013 yılında o zaman ki adıyla çözüm süreci denilen ama bizim asla kabul etmediğimiz hiçbir şeyi çözmeyeceğini, sadece ülkenin bütünlüğünü çözeceğini o gün de ifade ettiğimiz bir süreçte ülkeyi bölmek isteyen bölücü niyetli bir takım mihrapları memnun etmek adına tıpkı Habur rezaleti gibi, tıpkı hendek kazma faaliyetlerine göz yumulması gibi yine o cepheyi memnun etmek adına öğrenci andı kaldırılmıştı. Öğrenci andını hepimiz biliyoruz. Biz ilkokul yılarından itibaren bu andı söyleyerek büyüdük. “Türküm, Doğruyum, Çalışkanım” diye başlayan ve “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” diyerek biten millilik ve Türklük duygusu içeren bir Ant’tır. Bu Ant öğrencilerimize eğitim yıllarında milli şuuru, Türklük bilincini, ülkenin bölünmez bütünlüğü ve ülke için çalışma ülküsünü kazandırmayı amaçlayan bir söylemi, bir mesajı içermektedir. İşte 2013 yılında bu ant bir yerleri memnun etme adına kaldırılmıştı. Daha andın kaldırıldığı gün Türk Eğitim Sen bu andın tekrar okutulması adına andı kaldıran düzenlemeyi yargıya taşımız, Danıştay nezdine dava açmıştı. Birkaç gün öne açmış olduğumu bu dava sonuçlandı. Danıştay andımızın eskiden olduğu gibi okullarda okutulmasının önünü açan bir karar verdi. Bu kararla birlikte ülkede çok ciddi tartışmalar başladı. Andımız adeta bir turnusol kağıdı görevi yaparak, bir anda herkesin rengini, ortaya çıkaran bir işlev gördü. Kimlerin Türk’ten, kimlerin Atatürk’ten rahatsız olduğunu, kimlerin aslında bir FETÖ projesi olarak kaldırılan andımızın kaldırılması ile ilgili durumun devamından yana olduğuna, andımızın yeniden okullara döndürülmesine karşı olduğunu bizlere açık bir şekilde gösterdi. Biz Türk Eğitim Sen olarak andımızın yeniden okullara dönmesini, yeniden okullarımızda okutulmasını istiyoruz. Çünkü dünyanın pek çok ülkesinde öğrencilere okul yıllarında buna benzer antlar okutulur. Bu eğitim bir parçasındır. Hem okul disiplininin bir parçası hem de okullar da verilen ve milli eğitim temel hedeflerine uygun olarak yapılan bir çalışmadır. Nedir milli eğitim temel hedeflerinden birisi; Milli ve tarih şuuruna sahip öğrenciler yetiştirmektir. İşte bu şuurun verilmesinin bir parçası da okutulan andımızdır. Bunlara karşı çıkan ve karşı çıkışını 81 ilde basın açıklaması yaparak ortaya koyan başka bir sendika da var. Bu sendikanın andımızın neyinden rahatsız olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koyması gerekir. Andımız içerisinde “Türküm, Doğruyum, Çalışkanım” diye başlayan “Ne Mutlu Türk’üm Diyene diye biten “Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun” diye içeriğinde yer alan metinlerden ve söylemlerden mi rahatsızdır. Türk olmak, doğru olmak, çalışkan olmak bu arkadaşlarımızı niye bu kadar rahatsız etmektedir. Bunu bizler Türk Eğitim Sen olarak anlayamıyoruz. Bir eğitim sendikasına da bu tavrı yakışmadığını düşünüyoruz. Bu yüzden onları buradan, Edirne’den aklıselimle hareket etmeye ve andımız ile ilgili tavırlarını bir kez daha gözden geçirmeye davet ediyoruz.

3600 Ek Gösterge Eğitim Camiamızı Ve Öğretmenlerimizi Rahatlatacak Bir Göstergedir

Bir başka bizim açımızdan önemli gündem maddemiz de; seçim döneminde hemen hemen tüm siyasi partilerin seçim bildirgelerine koyduğu meydanlarda söz verdiği öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmesi hadisesidir. Biz Türk Eğitim Sen olarak bunu çok ısrarlı bir şekilde takip ediyoruz. Siyasilerin seçim döneminde verdikleri sözleri unutmamaları gerektiğini, bu sözlerin gereğinin yapmaları gerektiğini ifade ediyoruz. 3600 ek gösterge eğitim camiamızı ve öğretmenlerimizi rahatlatacak bir göstergedir. Özellikle emeklilik hayatında onların almış oldukları maaşın doğrudan yükseltecek bir etki yapacağı için çok önemlidir. Bu konunun da ısrarla takipçisiyiz.” Dedi.

Danıştayın Kararını Temyiz Etmesi Kendisi İle Çok Büyük Bir Çelişki Oluşturur

Türk Eğitim Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yaşar Şahindoğan’ın konuşmasının ardından kendisine yöneltilen; Andımızla ilgili alınan kararda Milli Eğitim Bakanlığı’nın temyize başvuracağı belirtiliyor. Buna karşılık bir karar alınırsa Türk Eğitim Sen olarak tepkiniz ne olacak? Ne gibi işlemler yapmayı düşünüyorsunuz? Sorusu üzerine açıklamada bulunan Şahindoğan; “Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu kararı temyiz etme hakkı elbette ki var. Ama adında Milli kelimesi bulunan bir bakanlığın andımız ile ilgili bir hususu temyiz yoluyla itiraz ederek tekrar yargıya taşıması o bakanlığa da yakışmaz. Milli Eğitim Bakanlığı’nın başında bulunan ve bizimde kendisinden çok ümitli olduğumuz Sayın Ziya Selçuk’a da yakışmaz. Bakanlık geçmişte andımızın okutulduğu dönemde bir şahıs; “ ben çocuğumun okullarda bu andı okumasını istemiyorum” diyerek bir dava açmıştı ve Milli Eğitim Bakanlığı da bu davaya bir savunma gönderdi. O zaman Milli Eğitim Bakanlığı gönderdiği savunmada andımızın çocukların milli bilincin gelişmesinde ne kadar önemli olduğunu, okulun eğitiminin ve disiplinin bir parçası olduğunu söyleyerek savunma yapıyordu. Bu savunmayı yapan Milli Eğitim Bakanlığı’nın şimdi bu gerekçelerle karar vermiş bir danıştayın kararını temyiz etmesi kendisi ile çok büyük bir çelişki oluşturur. Biz Türk Eğitim Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığı’na öncelikle kararı temyiz etmemesini tavsiye ediyoruz. Eğer kararı temyiz ederse bu bakanlığın kamuoyunda ki imajını ciddi olarak sarsacaktır.

Edirne’ye gelmişken Edirne Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt ve Müdürlüğün çeşitli çalışmaları ile ilgilide bazı hususlara dikkatinizi çekmek istiyorum. Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Hakan Cırıt isimli bir arkadaş bakıyor Milli Eğitim Müdürü. Bu arkadaşımız bir sendikanın yöneticisi gibi, bir sendikanın elemanı gibi hareket ederek sürekli olarak Eğitim Bir Sen isimli yandaş sendikayı her türlü icraatında koruyan, kollayan, onlara hak etmedikleri şekilde değer veren, tam tersine bizim üyelerimizde ötekileştiren uygulamalar yapıyor. Buradan Edirne Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt’a sormak istiyorum. Edirne’de o kadar okul müdürü varken Cumhurbaşkanı’nın açıklayacağı eğitimdeki vizyon belgesi açıklamasına yanına Eğitim Bir Sen başkan yardımcısı olan bir okul müdürü Atalay Cüce’yi alarak Ankara’daki bu toplantıya gitmiştir. Sayın İl Milli Eğitim Müdürü bu Atalay Cüce’yi hangi özelliklerinden dolayı seçmiştir. Türk Eğitim Sen üyesi onlarca okul müdürü varken bu arkadaşın seçilmesinde, bu arkadaşın o toplantıya götürülmesinde hangi kriterlerine, hangi özelliklerine bakılmıştır? Hiçbir özelliğine bakılmamıştır. Sadece Eğitim Bir Sen’in başkan yardımcısı olması niteliğinden dolayı bu arkadaş Ankara’daki o toplantıya götürülmüştür. Biz buradan bunu şiddetle kınıyoruz ve İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt’ı aklını başına almaya davet ediyoruz. Türk Eğitim Sen’in dostluğu dosta güven verir. Ama Türk Eğitim Sen üyelerine haksızlık yapmak, Türk Eğitim Sen üyelerini ötekileştirmek gibi uygulamalara girdiğinde Türk Eğitim Sen’i kurumsal olarak karşında bulacağını ve Türk Eğitim Sen’in kendisi ile ilgili her türlü tepkiyi ortaya koyacağını da buradan ilan etmek istiyorum. Sayın İl Milli Eğitim Müdürü aklını başına alsın. Uygulamalarında tarafsız olsun. Uygulamalarında adil olsun. Böyle keyfi Eğitim Bir Sen başkan yardımcısını yanına alarak görüntü vermek, toplantılara katılmak Milli Eğitim Müdürlüğü makamını işgal eden bir insana yakışmamaktadır.

 

Emeklilikte Hizmet Süresini Ya Da Prim Gün Sayısını Tamamlayan Herkes Emekli Olabilmelidir

Bizde önemli bir diğer hadise ise kamuoyunda EYT olarak bilinen Emeklilikte Yaşa Takılanlar meselesidir. İnsanların prim gün sayısını ya da hizmet süresini tamamladıktan sonra emekli olamamaları kendilerinin önüne konulan yaş süresini beklemeleri, buna zorlanmaları bizce kabul edilemez. Hükümet bu konuda meclise getirilen kanun tekliflerine karşı çıkmıştır. Hükümeti buradan aklıselim hareket etmeye davet ediyoruz. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun açıkları olabilir. Bunların sorumlusu çalışanlar değildir. O kurumları yanlış idare eden bürokratlardır. Dolayısıyla emeklilikte hizmet süresini ya da prim gün sayısını tamamlayan herkes yaş sınırı beklemeden emekli olabilmelidir. Türk Eğitim Sen olarak bizim bu konuda ki düşüncemiz ve görüşümüz de budur.” Dedi.

 

313 Kez Görüntülendi.
Etiketler:

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

EN SON HABERLER

DOLAR 5,3516
EURO 6,0666
BIST 93.562,17
ALTIN 209,3545

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Bu sitede yayınlanan haberler izin alınmadan yayınlanamaz. Kaynak gösterilemez Edirne Ajans Medya Grubu 2013©
Reklamı Gizle