Hoşgeldiniz  

YEDİSİ VE YETMİŞİ

Gülay PEKCUR KORUÇ | 08 Temmuz 2018 | Yazar


Çocuklar… Çocuk bir ailenin yaşama sebeplerinden biridir ve en başında gelir. Evin neşesiyle, heyecanıyla, umuduyla ailenin içerisinde açan en kıymetli çiçeğidir. Anne ve baba olmak çocuğu her koşulda karşılıksız sevmek, hep sevmek, sonsuza kadar sevmektir. Bu kadar yoğun bir sevgi, bu kadar yoğun bir kıymet duygusu; korumacı, sahiplenici bir yapıyı da ardı sıra getirir.

Bir ülkenin geleceği çocuklardır. Toplumun en küçük yapı taşı; ailedir. Aile çocuğu nasıl yetiştirirse toplum da o doğrultuda şekillenir. Değerlerle sarıp sarmalanan, yetiştirilen çocuk; küçüğünü koruyan, büyüğünü sayan, çevresinde bulunan tüm canlılara saygı ve sevgi besleyen, ilim irfan yolundan ayrılmayan bir çocuk olur. Ne zaman ki aile kendi içinde biriktirdiği zehri çocuğa verirse; ,işte o zaman toplum derinden çöküş yaşamaya başlar. Zehir deyince açmak lazım kelimeyi: Fesatlık, dedikodu, aşırı bastırılmış cinsellik, yanlış ve dogmatik inanışlar, her şeye ceza, her şeye ödül, hırs, aşağılanma, değersizlik, cinsiyet ayrımı, kibir, gereksiz korkutma vb. duygularla zehir çocuğa geçer. Hal böyle olunca farkında olmadan toplumun en küçük yapı taşı olan aile toplumun altına dinamitleri döşemeye başlar.

Şu son günlerde ülkemizin ciğeri yandı. Ailelerinin bir taneleri olan Eylül ve Leyla isimli yavrularımız hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği şekilde katledildiler. Ülkemiz çocuk istismarları ve kaybolmalarında dünya çapında yapılan araştırmalarda ilk sıralarda yer almakta. Maalesef eğitimde veya uzay araştırmalarında veya insanlık için keşfedilmiş yeni ufuklarda değil. Kahrolmamak elde değil…

Lakin toplum olarak çok çabuk kendimize gelmeliyiz. Acil olarak herkesin kendi içindeki yuvasına odaklanıp neyi eksik neyi fazla yaptığını gözden geçirmesi gerekiyor. Çocukların ellerindeki telefon , tablet ve bilgisayar gibi teknolojik aletleri haliyle interneti nasıl kullanılacağı konusunda bilgilendirmeliyiz. Mutlaka bu internet bağlantılarını, tarama geçmişini incelemeliyiz. Bunları yaparken internetin nasıl faydalı şeylerde kullanıldığını da onlara örnek olup biz göstermeliyiz.

Sadece bununla da kalmıyor. Gençlerimizi ve çocuklarımızı her şekilde etraflarındaki olaylara , kişilere duyarlı ve farkındalıklı bir hale getirmeliyiz. Tanımadıkları kişilerle ,güvenmedikleri ortamlarda bulunmamaları gerektiğini mutlaka öğretmeliyiz.

Aslında çocuklarımızı başı boş bırakmamalıyız. Onların dertlerini dinleyip sakin ve net tavırlarla yanlarında yol arkadaşlığı yapmalıyız. Kendi sorunlarımızın veya dertlerimizin acısını onlardan çıkarmamalıyız. Koşulsuz sevgiyi; evlerinde, sıcacık yuvalarında olduğunu göstermeliyiz. Ailede anne de baba da çocuk ile iletişimde ortak dil kullanmalı ve onların bizleri örnek aldıklarını unutmamalıyız.

Çocukları mutlaka bir spora , bir müzik aleti çalmaya ,dansa , halk oyunlarına vb. aktivitelere yönlendirerek boş vakitlerinde kaliteli ve doğru enerji almalarını sağlamalıyız. Her gün ailece okuma saati yapıp çocuklarımıza okuma alışkanlığı kazandırmalıyız. Araştırma yapmayı , uygulama yapmayı ve en önemlisi bunları bilinçli ve doğru şekilde yapmayı aşılamalıyız.

Lütfen şunu unutmayın çocuk ve toplum  birlikte şekil alır. Ağaç yaşken eğilir. Fırsat vermeyelim yavrularımızın etrafındaki karanlığa. Sahip çıkalım çocuklarımıza, gençlerimize. İlim ve irfan yolundan ayrılmadan değerleri olan evlatlar yetiştirerek toplumu ayakta tutalım.

Aydınlık ve huzurlu bir hafta dilerim.

761 Kez Görüntülendi.
Etiketler:

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

EN SON HABERLER

DOLAR 5,3653
EURO 6,0826
BIST 91.800,86
ALTIN 214,6139

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Bu sitede yayınlanan haberler izin alınmadan yayınlanamaz. Kaynak gösterilemez Edirne Ajans Medya Grubu 2013©
Reklamı Gizle