1 Eylül Dünya Barış Günü

admin

fikri_yalin_kose

 

 

 

 

 

 

 

Dünyada herkesin özlem duyduğu,  insanların huzur ve güven içinde yaşaması için en önemli iki heceli sözcük ( BARIŞ).

Barış uğuruna bugüne kadar milyonlarca can feda edildi, tarih sayfalarında bu uğurda yapılan mücadele yer alıyor.

Uzağa gitmeye gerek yok, şu anda ülkemizin bir bölgesi ve çevremizdeki Ortadoğu ülke insanları uzun yıllardır barış özlemi içindeler. Fakat emperyalist ülkelerin kışkırtması ve bu ülkedeki işbirlikçileri nedeniyle bir türlü barış sağlanamıyor.

Bu bölgede üstelik dindaş olan ülkelerin birbiri ile savaşmasından barış ortamının yok olmasından nemalanan ülkeler Ortadoğu ülkelerine barışın gelmesine izin vermiyor.

Dünyanın en eksi medeniyetinin beşiği olan yer altı zengini  bu ülkelere barış geldiği zaman  Sömürgeciliği geçim kaynağı  yapan  ülkelerin silah satma imkanı bulamayacaklar. Buna fırsat vermemek için Müslüman ülkelerin insanlarını birbirine kırdırıyorlar.

Dünyada barış gibi herkes için gerekli ve ortak amaç taşıyan bir günün kutlamasında da farklı yorumlar var.

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi ülkelerde Dünya Barış Günü,  Nazilerin 1 Eylül 1939 yılında Polonya’yı işgal ettikleri 2. Dünya savaşının başladığı günün ardından gelen on milyonlarca insanın ölümüne neden olan acılı günler bir daha yaşanmaması için 1 Eylül günü Birleşmiş Milletlerce “Dünya Barış Günü”  olarak kabul edilmiştir.

Daha sonraları barış günü kutlamaları Eylül ayının ikinci haftasına daha sonra ise Dünya Barışına teşvik etmek için “ Savaşsız bir gün”  adıyla çatışma olan bölgelerde hiç olmazsa bir gün ateşkes sağlamak amacıyla barış günü olarak kutlanmaya başlandı.

Bizim dışımızdaki ülkeler Birleşmiş Milletlerce “ Savaşsız bir gün” olarak kabul edilen 1 Eylül’ü dünya barış günü olarak kutluyorlar.

Böylece dünya barış günü kutlamalarında da dünyada birlik sağlanmış değil.

Aslında barış tüm insanlığın ortak hedefi olmalı bu amacın kamuoyuna duyurulmasında da ortak bir günde kutlanmalı.

  1. Dünya Savaşının başladığı gün olarak kabul edilen Nazilerin Polonya’yı işgal günü sonrasında dünyada insanlar büyük acılar yaşadı. Şehirler yakılıp yıkıldı. On milyonlarca insan yaşamını yitirdi. Japonya’ya atılan Atom bombası ile yüz binlerce günahsız insanın hayatına son verildi.
  2. Dünya Savaşının sona ermesinden bu yana 76 yıl geçmiş bu kadar acı günleri yaşayan ülkeler ne yazık ki bu acılardan ders almışa benzemiyorlar.

Bakıyoruz yakın komşumuz olan İslam ülkeleri yıllardır aynı ırktan ve aynı dinden olan insanlarla savaş halinde. Bu savaşların İslam dinine mensup aynı topraklarda yaşayan kişilerden olması gerçekten çok vahim.

Dünyanın en son ve insan haklarını ve barışı savunan bir din olarak kabul gören İslam ülkeleri arısında bitmez tükenmez savaşlar devam ediyor. Suriye, Irak’ta Afganistan’da yıllardır süren, milyonlarca her yaşta insanın ölümüne neden olan bu amaçsız savaş engellenemiyor.

Savaşın devam etmesi zengin ve kutsal topraklarda çıkarı olan sömürgeci ülkelerin ekmeğine yağ sürüyor. Bu çatışmalar İslam dinine mensup insanlara yakışmayan bir savaştır.

Diyebilirim ki en çok barışa ihtiyacı olan bölge Ortadoğu’da İslam ülkelerinin içinde bulunduğu ülkelerdir.

Diğer taraftan ülkemizin bir bölümünde de devam eden terör olayları ülkemizin iç barışını zedeliyor.

Bir an önce bu terör olaylarının da son bulması, insanlarımızın yüz yıllardır barış içinde kardeşçe yaşadığı bu topraklara yeniden huzur gelmesi herkesin ortak dileği olmalıdır. Savaş, kaos ancak silah tüccarlarına, kanla geçimini sağlayan ülkelere yarar sağlar.

Bu ülkeler ne kadar çok silah satar ülkeleri savaştırırsa kazançları daha da artar.  Ülkelerin barışı emperyalist ülkeler için arzulanan bir ortam değildir.  Sömürgeci ülkelerin silah tüccarları o devletlerin de en önemli gelir kaynaklarını sağlar.

Onlar zarar ettikleri zaman ise geri kalmış ülkelerde savaş ortamı yaratarak tekrar silah satışlarını artırırlar.  İnsanlar öldüğü, savaşın devam ettiği zaman ise bu ülkeler mutlu olurlar.

Ülkemizde yaratılmak istenen darbe girişiminde de bu ülkelerin parmağının olmadığını kim iddia edebilir.

Bugün bakıyoruz eskiden yaşanılan acı günlerden ders almışa benzemiyoruz. Daha önceleri olduğu gibi ülkeyi kamplara bölme sevdalıları var. Halkımız bu kamplaşma yüzünden çok acılar yaşadı. Binlerce ocağa ateş düştü, insanların birbirine güveni sarsıldı. Farklı görüşte olan kimselerin bulunduğu mahallelerden geçemez oldular.

Tüm bu acı olaylar bilindiği halde yine aynı kaos ortamını yaratmak ülkemizi komşu ülkelerde olduğu gibi iç savaş ortamına sürüklemek isteyen iç ve dış mihraklara ödün verilmemeli. Dünya Barış Gününün kutlandığı bu günde bir kez daha dünya barışının insanlık için ne kadar önemli olduğu hatırlanmalı.

Barıştan uzaklaştığında toplumların ne acılar çektikleri bir kez daha hatırlatılmalıyız.          Toplumlar için en sağlıklı ve huzurlu yaşamın ancak barış ortamında sağlanacağını unutmamalıyız. Ülkede huzur bozmak isteyen çevrelerin emellerine ulaşmalarını birlik ve beraberlik sağlayarak engelleyelim, yoksa halimiz çevre ülkelerden farksız duruma gelir.

Bu duygularla ülkemizde barışın kalıcı hale gelmesini diler, tüm halkımızın barış gününün kutlarım.

 

 66 total views,  2 views today

Next Post

Belediye Meclisi Eylül olağan toplantısını yaptı

Belediye Meclisi saat 14.00’te Belediye Başkanı Recep Gürkan başkanlığında yapılan Eylül ayı toplantısında 9 gündem maddesi ile 3 gündem dışı maddeyi görüşüp karara bağladı.                   Belediye Başkanı Gürkan Meclis toplantısını 1 Eylül Barış Günü kutlamasıyla açtı. Başkan konu ile ilgili konuşmasında” Bugün […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp