Edirne Barosu Başkanı Av. Alper Pınar yaptığı yazılı açıklamada; Adalet , üzerinde oynanabilecek, eğilip bükülecek bir olgu değildir. Adalete hasar verecek bu ve benzeri kararların toplumun ve adalet anlayışının temeline dinamit koyacağı tartışmasızdır. Türkiye Cumhuriyeti demokratik ve laik hukuk devletidir, bu ilkelerden taviz vermesi de asla mümkün değildir.”dedi.

Pınar açıklamasında; “Bilindiği üzere, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Gezi Parkı davasında yargılanan sanıkların bir kısmı hakkında 18.02.2020 tarihinde beraat kararı vermiştir. Bu noktada, gerek devam eden ve gerekse yasal yolları tüketilecek bir yargılamada karara ilişkin görüş beyan etmek hukuka uygun değildir.  Kaldı ki dosya içeriğini bilmeden, gerekçeli karar görülmeden doğru da değildir.

Hal böyle iken, HSK tarafından ilgili mahkemenin karar veren heyeti hakkında,  hukukumuz, adalet sistemimiz ve yargımız açısından büyük hasar yaratacak bir karara imza atılmıştır. HSK, heyet hakkında, yargılama sırasında verilmeyen ve de  verilmesini gerektirecek hal görülmeyen soruşturma ve inceleme iznini beraat kararının verilmesinin hemen akabinde vermiştir.

HSK tarafından mahkeme heyeti hakkında başlatılan soruşturma, Anayasa’nın 138. maddesinde ayrıntılı olarak yer alan mahkemelerin bağımsızlığı ilkesine tamamen gölge düşürecek bir karar olup,  sadece bu madde de yer alan yargı bağımsızlığı ilkesini değil, hakim ve savcılarımız ile birlikte tüm hukuk ve adalet sistemimizi baskı altına alan bir davranıştır.

Hukukumuzda beraat ya da mahkumiyet hükümlerine karşı başvurulacak kanun yolları yasalarımızda belirlenmiştir. Hakim Savcılar Kurulunun, beraat kararı veren heyet hakkında anında soruşturma kararı alması ve inceleme başlatması, gelişecek süreci tamamen yok etmiştir.

Adalet , üzerinde oynanabilecek, eğilip bükülecek bir olgu değildir. Adalete hasar verecek bu ve benzeri kararların toplumun ve adalet anlayışının temeline dinamit koyacağı tartışmasızdır. Türkiye Cumhuriyeti demokratik ve laik hukuk devletidir, bu ilkelerden taviz vermesi de asla mümkün değildir.

Kurum ve kuruluşlar, Türk Yargısının vicdanı hür, irfanı hür, bağımsız Hakim ve Savcılarının iradelerine ipotek koyacak ve bu algıyı doğuracak kararlara imza atmamalı ve buna benzer davranışlardan kaçınmalıdır.

Bu kapsamda HSK tarafından beraat kararının hemen akabinde verilen soruşturma iznine dair kararı kınıyor, buna benzer kararların her zaman karşısında, dün olduğu gibi bugün de ve gelecekte de duracağımızı ilan ediyor, Türkiye Barolar Birliği’nin yapmış olduğu açıklamada işaret ettiği üzere, Hakim Savcılar Kurulu tarafından, yargılama süreci devam ederken verilmeyen ve verilmesini gerektiren haller herhalde oluşmayan soruşturma izninin, beraat kararı çıkmasının hemen akabinde verilmesini gerektirecek somut gerekçelerin kamuoyuna açıklanmasını, hukuk devleti ilkesi ve adalete olan sarsılmaz inancımız açısından ivedilikle bekliyoruz.”ifadelerine yer verdi.