Bakanlara yerel sorunlar sorulmalı!

admin

fikri_yalin_kose           Edirne’yi bakan ve üst düzeyde siyasiler gelip basın toplantısı düzenlediğinde genellikle ulusal basına mensup arkadaşlarımız ülke genelini kapsayan sorular yöneltiyor. Bizler de bunu haber olarak gündeme taşıyoruz.

Aslında bu tür toplantılarda mahalli basın olarak bizlerin,   bakanlara ve iktidar partisi üst düzey mensuplarına daha ziyade bölgemizi yakından ilgilendiren sorular yöneltmemiz, o konuda bilgi almamız gerekir.

Çünkü bölge sorunları konusunda bakanların vereceği cevaplar çözüm önerileri bölge halkımızı yakından ilgilendirmektedir.

Bu tür toplantılarda mahalli basındaki arkadaşlarımız, ulusal basın mensuplarının siyasilere yöneltecekleri soruların dışında bölgemizi çok yakından ilgilendiren, örneğin, Karaağaç köprüsü ne zaman açılacak, nehir taşkınlarını önleyecek su kanalının son durumu nedir.  Devletimiz tarafından bölgemize istihdam yaratacak yatırımlar yapılacak mı?

Bu kadar çok hudut kapısı olan Edirne neden kalkınmada öncelikli iller arasına alınmıyor bu imkândan yararlanamıyor, hızlı tren ne zaman gelecek, Çakmak Barajı sadece sulama amaçlı mı kullanılacak yoksa bu suyun bir bölümü Çorlu Sanayi Bölgesine mi akıtılacak,

Sultan 1. Murat Devlet Hastanesinin bazı bölümlerinde özellikle acil servisinde sıkıntı var,  bu nasıl giderilecek, Edirne Havaalanı projesi ne safhada, çeltikte bu yıl da sıkıntı yaşanacağı söyleniyor bu doğru mu?

Siyasilerimize yönelteceğimiz bu ve benzeri, yöremizi ilgilendiren sorular halkımızı yakından ilgilendiriyor.

Genel anlamda, ülkemizin ulusal politikasını kapsayan sorular günün her saatinde ulusal TV’lerde halka duyuruluyor.

Biz mahalli basın mensupları bakan düzeyinde yetkili kimseler Edirne’ye geldiğinde bunu fırsat bilerek,  ilimiz sorunları konusunda bilgi almalı, o alanda yapılan çalışmaları gündeme taşımalıyız. Ulusal denilen basın mensuplarının sorduğu sorularla yetinmemeliyiz.

Aslında onlar bu tür soru sorarak asli görevlerini yerine getiriyorlar, mahalli sorunlar onları doğrudan ilgilendirmez.

Bizlerin görevi onlardan daha farklı.  Bu görevimizi ön plana almalıyız.

AB BASIN İLİŞKİLERİ MASAYA YATIRILDI

Edirne ETSO’da görev yapan Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ETSO görevlisi Elif Yardımcı ile Ticaret Borsası görelisi Nagihan Kiyunat’ın aralarında bulunduğu ETSO Meclis Başkanı Mehmet Eren ile Ticaret Borsası Meclis Başkanı Fedai Canım’ın da katıldığı bir istişare toplantısı düzenlendi.

Bu toplantıda amaç AB ile ilgili çalışmaları basına duyurulması şeklinde yansıtıldı.

Basın’ın Edirne’de yapılan Avrupa Birliği ile ilgili çalışmalara ilgisiz kaldığı iddia edildi.

Aslında bu iddia bazı basın mensupları için doğru olabilir fakat biz bu kaynaktan gelen haberleri ve toplantıları değerlendirip haberleştiriyoruz.

Gerçekten Edirne AB bürolarından haber olarak yeterince yararlanamıyor.

Avrupa sınırımda bir kent olmasına karşın ilimiz AB imkânlardan yoksun.

Bu kaynakların daha yararlı hale getirilmesi için bizler de dâhil tüm kuruluşların harekete geçmesi, imkânları iyi değerlendirmeleri gerekir.

Bunda en önemli görev yine Avrupa Birliği Edirne Temsilcilerine düşüyor.  Gerçekten böyle bir eksiklik varsa önce suçu kendilerinde aramaları gerekiyor.

Geç de olsa bu çalışmalar hakkında basına bilgi vermelerini olumlu bir adım olarak nitelendirmek gerekir.

Bu konuda ETSO ve Ticaret Borsamız başta olmak üzere tüm demokratik kuruluşlarımız konuya el atar, Edirne’ye yararlı olacak projelerde destek sağlarlarsa, kentimizin Avrupa Birliği imkânlarından daha çok yararlanması sağlanmış olur.

Dileğimiz bu söylenenler kâğıt üzerinde kalmayıp hayata geçirilsin.

 

İLK FOTOĞRAFLARIMIZ VE FOTOĞRAFÇILARIMIZ

19 Ağustos 1839 tarihinde fotoğrafın icadından hemen sonra, İstanbul’un ilk fotoğrafları 1842 yılından itibaren çekilmeye başlandı.

İstanbul ve Beyoğlu’nda dolaşarak, gün ışığında portreler ve ilk İstanbul manzaraları çekmiş olan Fransız asıllı “Kopma” fotoğrafçıyı takibe; Mayıs 1843 yılı sonunda  Fransız  yazar  Maxsime Du Comp (1822-1894)İstanbul’u ilk fotoğraflayanlardandı.

1852 yılında da Fransız üretim mühendisi Ernest De Caranza İstanbul’un genel fotoğraflarını çekmişti.

Caranza, bu çalışmalarıyla ilk” Sultan Fotoğrafçısı” unvanını aldı. 1852 yılında Alfred Nicolas Normand (1822-1909) İstanbul’un  “calatotype” tekniğiyle fotoğraflarını çekmeye başlamıştı.

Kırım Savaşı sırasında 1854 yılında General Maltke’nin beraberinde İstanbul’a getirdiği Rabach adındaki Alman kimyager Beyazıt Semti’nde Suriçinde ilk fotoğrafhaneyi kurdu.

Bu fotoğraf atölyesinde yetişen Abdullah biraderler 1858 yılında Beyoğlu’nda bugünkü Hachette Kitabevi’nin karşısındaki binanın en üst katında  “ Abdullah Freres” adı altında açtıkları stüdyolarında yaptıkları çalışmalarla Sultan Abdülaziz tarafından  “ Ressam- Hazret-i Şehriyari” unvanıyla saray fotoğrafçılığına atanmış ve bu unvanı Sultan 2. Abdülhamit zamanında kurumlaştırılmıştır.

         *************

  SIFIR NEYE DERLER?

Atatürk Kayseri’de bir sofra muhabbetinde Hasan Ali Yücel’e sorar;” Bugün sizin mantık kitabınızı incelerken Usul diye bir konu gördüm. Demek matematikten de anlıyorsunuz”

“ Biraz anlarım paşam”

“ peki  ‘ Sıfır’ diye tam olarak neye derler?”

Hasan Ali Yücel tereddütsüz cevap verir:

“ Huzurunuzda bana sıfır derler paşam”

 111 total views,  2 views today

Next Post

Balık tezgahları palamuda teslim

            Balık sezonunun açılmasıyla birlikte Balıkpazarı şenlendi. Balıkçılar müşteri çekmek için tüm hünerlerini gösteriyor.   Şen balıkçılık sahibi Arda Ciğerciler palamuda ilginin fazla olması nedeniyle  hamsi ve istavrit satışlarının durduğunu belirterek; “Halk sadece palamut balığı aldığı için elimizdeki diğer balıklar hamsi, İstavrit ve Levrek ilgi görmüyor. […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp