Baraj var sulama yok

admin

fikri_yalin_koseEdirne’nin coğrafi yapısı kuzeyden güneye uzanan bir şeridi andırıyor. Tunca Nehrinin topraklarımıza girişinden Saroz körfezine kadar uzanan 185 Km uzunluğundaki Edirne İli sınırları içinde yaşayan halkın, şehirlerin bir bölümü ve şehirlerin dışında yaşayanların en önemli geçim kaynağı tarım ve son yıllarda gelişen sebze ve meyvecilik ile hayvancılığa odaklanıyor.

            Bölge çoğu kez zamanında düzenli yağış almadığı için tarımda sulama çok önem taşıyor. Tarlalarda yer altı sulaması kooperatifler kanalıyla sağlanıyor.

 EDİRNE TOPRAKLARI SU BEKLİYOR

Bu çiftçilerimize oldukça pahalıya mal oluyor. Bunun daha ucuz olarak sağlanması, üreticilere sulamada ödeme kolaylığı getirilmesi, her ay elektrik faturası ödemenin mümkün olmadığı biliniyor. Elektrik işletmesinin özelleşmesinden sonra çiftçilerin elektrik faturalarını ödemeleri daha da zora girdi.

Yıllardır gündemde olan ve ilin güney bölgesinde tarıma can suyu olacak olan Hamzadere Barajının su dağıtım şebekesinin yapılması bekleniyor. Barajda su var fakat tarlalara ulaşamıyor.

İpsala Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Girgin, bölgenin en önemli sorununun, Hamzadere Barajının suyunun dağıtımı ve baraj suyunun tarım alanlarına ulaştırılması olduğunu söyledi.  Baraj su dağıtım şebekesi için yapılan su boru hattının ihalesinin geciktiğinden yakındı. Bir bölgenin sorununu o bölgede yaşayanlar, sorunun içinde olanlar en iyi tanımlıyor.

            Girgin, bölgenin kalkınmasının ancak tarımla mümkün olabileceği görüşünde bölgenin arazi yapısının buna çok elverişli olduğunu, bunun sağlanması ile üreticilerin tarlalarından bir ürün yerine iki ürün alabileceğini savunuyor.

İbrahim Girgin, bir de bölgede tarım organize sanayinin kurulması ile tarımın sanayi ile gelişmesinin önünün açılacağını, bölgenin kısa zamanda ekonomik olarak gelişme imkânına kavuşacağı iddiasında.

            Edirne ilinin güney bölgesi kuzeye oranla tarımsal imkânlar açısından daha şanslı. İlin kuzey kesimi yıllardır sulamadan mahrum kaldı.

Suakacağı Barajı masalıyla halk yıllarca uyutuldu. “Su akar Türk bakar” misali Meriç Nehrinden milyonlarca m3 su denize akıp gidiyor. Biz sadece ona bakmakla yetiniyor ve bu sudan tarımsal olarak yeterince yararlanamıyoruz. Tarım girdilerinin pahalı olması nedeniyle her türlü desteğe rağmen geçimini sağlayamadığı için halk toprağından kopuyor.

            Tarım kesiminin topraktan kopması binlerce dönüm toprağın, halkın bankalara olan borcunu ödeyememesi nedeniyle el değiştirmesi bölgenin beşeri yapısını, küçük tarım işletmelerinin büyük çiftliklere dönüşmesine yol açabilir.

Bu bazılarınca üretimin artması açısından önemli gelişme olarak görülebilir. Bunun yanında küçük işletmenin yok olması ile işsizlik oranı daha da artmış olacak. Sadece kar amacı güdecek büyük işletmeler küçük işletmelerin sağladığı doğal, insan sağlığı açısından yararlı olan ürün kalitesini sağlayabilecek mi?

            Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlıklı ürün gündemde. Bu kuruluşların tek amacının kar olarak görünmesini tohum kalitesi ve aşırı gübreleme ile insan sağlığını tehdit eden boyuta ulaşıyor.      

Bazı uluslararası tekellerin piyasaya sürdüğü tohumlar “Kargil” gibi sadece kar etmeyi amaçlayan, bölgemiz iklimine uygun ürün türlerinin yok olmasını sağlayan kuruluşlar tarımda önümüzdeki yıllarda büyük sorun yaratacağa benziyor.

Onlarca çeşit tarım ürünü arasından üreticiler hangisini bölge iklim koşullarına uygun olduğunu seçmede güçlük çekiyor. Tarım alanları adeta ürün deneme alanına dönüştü.           MERAKLI POLİTİKACI

Politikacının biri köylerde seçim propagandasına çıkmış. Daha önce köy yaşamından bilgisi olmadığı için her şeyi merakla inceliyor merak ettiklerini “bu ne” diye soruyormuş.

Bir ara dolabı çeviren gözleri  bağlı eşeğe gözü takılmış ve köylüye:

“Eşeğin  gözlerinin bağladığını anladım da, boynuna niçin çıngırak astınız, Ona hiç aklım  ermedi” diyor.

köylü;”Efendim, eşek dönerken, durduğu zaman, boynunda asılı olan çıngırağın sesi kesilir, ben de böylece durduğunu anlarım. Koşup hayvanı tekrar yürütürüm.”

Merak bu ya politikacı tekrar sormuş “İyi ama, eşek yerinde durur da, yürüyormuş gibi yapıp, başını sağa sola sallarsa, o zaman ne yapacaksın ?”

diye sorması üzerine köylü”Aman efendim, böyle sizin gibi düşünecek, akıllı bir eşşek nerede?

 

 113 total views,  2 views today

Next Post

Bostancı: “Enez’de yapılan hizmetleri engellemek isteyenler var”

Enez Belediye Başkanı Ecz. Abdullah Bostancı; bazı siyasi çevrelerce, Enez Belediyesi tarafından Enez’e yapılacak olan hizmetlerin, dava açmak suretiyle engellenmek istendiğini, bu kişilerin Belediyeye zarar verme düşüncesinde olduklarını fakat, Enez’e ve Enez halkına zarar verdiklerini açıkladı. Göreve geldikleri bir yıllık süre içinde önemli projelere imza attıklarını, fakat bazı çevrelerce bunların […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp