BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN ZOR YAŞAMI

admin

fikri_yalin_koseBatı Trakya’da yaşayan Türkler zor şartlarda yaşamlarını sürdürüyorlar. Asırlardır yaşadıkları topraklarda bugün üvey evlat gibi bazı haklardan mahrum olarak yaşamaları gerçekten üzüntü verici. Yunanistan’da Türklerin yoğun olarak yaşadığı, İskeçe, Selanik, Serez, Dimetoka, kısaca Batı Trakya’da soydaşlarımızın bulunduğu yörelerde, Türkler Rumlara oranla birçok haklardan mahrum olarak yaşıyor.

Bakıyorsunuz Yunanlıların evleri modern ve bakımlı, evlerinde istediği gibi düzenleme tadilat ve onarım yapabiliyor. Türk evleri ise harap, evlerine bir çivi çakmaları çok zor, onarım yapmaları dahi mümkün değil.

Ülke ekonomisine katkı sağlayan, asırlardır bu topraklarda yaşamış bir halkı yasal haklarından mahrum bırakmak, Bir Avrupa Birliği ülkesine ne kadar yakışıyor?

Batı Trakya Türkleri ile konuştuğumuzda dertlerinin sayılmakla bitmediğini görüyoruz. Asırlardan bu yana Ana Yurt edindikleri topraklarda bu duruma düşmeleri, bir anlamda sahipsiz kalmaları, Batı Trakya Türklerini kahrediyor. Yunanistan seyahatimiz sırasında Gümülcüne’de Türklerin gittiği Gençler Birliği Lokaline giderek, lokal de oturan soydaşlarımızla konuştum.

Türk Televizyonlarını izleyen, gençlerin arasında yaşlı insanlar da var.

Bizi görüp Edirne’den geldiğimizi söyleyince çok sevindiler, mutlu oldular. Türkiye’de akrabaları, yakınları olduğunu belirttiler. Batı Trakya Türk ailelerinin bir bölümü bölünmüş aileler. Sevgisinin bir parçası orada diğeri ise Türkiye’de. Bize dertlerini anlatan soydaşlar, Batı Trakya Türklerinin bölünmek istendiğinden yakındılar. Türkler arasındaki birlik ve beraberliğin tehlikeye girdiğine dikkat çektiler. Bölgede, bir yanda halkın seçtiği müftü bir de atanan müftü bulunuyormuş.

Bunlar birbiri ile konuşmuyor, bir araya gelmek istemiyorlarmış. Din adamları arasındaki bu kavga kimlerin işine yarayacak?

Soydaşlarımız bu sürtüşmeden Türklerin zarar göreceğini söylüyorlar. Bölünmüşlüğe Türkiye ve başka İslam ülkelerinden de çanak tutanların da bulunduğundan yakınıyorlar.

Batı Trakya Türklerinin kendi sorunları yetmiyormuş gibi, bir de böyle yapay sorunlarla mücadele ediyorlar. Burada Emekli bir Öğretmenle görüşme imkânımız oldu.

Kendisi bizler yaşta bizleri görünce yanımıza yaklaştı.

Türkiye’de ayni meslekten arkadaşları varmış. Onlara bizim kanalımızla selam söyledi.

Eski öğretmenler insana daha yakın sevgi ve saygıları bir başka oluyor. Bu eğitim emekçisinde de bu heyecanı bu dostluğu gördüm. Yaşının ilerlemesine karşın, milletine ve inançlarına çok bağlı biri.

Bize özellikle Atatürk’ü çok sevmemizi, onun yolundan, ilkelerinden sapmamamızı, kendi topraklarında filizlenen bu değerli insanın yıpratılmaması gerektiği uyarısında bulundu. Emekli hocamızın bir de endişesi var;”Türkiye’de duyduklarımız bizi çok rahatsız ediyor, bunları duydukça üzülüyoruz. Bağımsızlığın çağdaş bir ülke olmanın kıymetini bilin. Bu özelliğini kaybeden, içinde birliği zedelenen ülkelerin ne duruma düştüğünü çevrenize baktığınızda, özellikle İslam ülkelerini dikkate aldığınızda çok daha iyi anlarsınız. Sizler bizim en büyük güvencemizsiniz. Bizlere moral aşılayan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Sakın ola, bu güvenimizi zedelemeyin kendinize zarar verdiğiniz gibi, bizim de moralimizi tek dayanağımızı da yok etmiş olursunuz.

Osmanlı Devletinin son yıllarını hatırlayın. Bir ülkede idari sorun yaşanır halk kendini güvende hissetmezse pusuda bekleyen düşmanlar devreye girer, ülkeyi bölmek için elinden ne geliyorsa yaparlar. Sömürgeci ülkelerin değişmez taktiğinin” Böl, parçala yönet “ olduğunu hiçbir zaman unutmayın. Güzel ülkenizin kıymetini bilin. Onu ucuz, ne olduğu belirsiz politik maceralara kurban etmeyin. Sizin huzurunuz bir anlamda bizim de bir nebze de olsa da rahat etmemiz anlamına geliyor” dedi. Hocamın gözleri çakmak çakmaktı.

Tıpkı Atamızın gözlerini andırıyordu. Bizlere böyle önerilerde bulundu. Bu söylediklerinin haksız olduğunu gerçek olmadığını kim iddia edebilir? Türk Gençlerinin gittiği lokale baktım. Bu lokalin kapısına “ Türk Gençler Birliği Lokali” diye tabela asılmasına Yunan makamları izin vermemiş. Lokalin giriş kapısında tanıtıcı hiçbir yazı yok. “Bize bunu dahi çok gördüler” diyen gençler de sitemlerini bize ilettiler. Batı Trakya’da gezimiz sırasında Türklerin bu hüzünlü durumunu gördükçe duygulanmamak mümkün değil.

NOT. Trakya Üniversitesi’nde görevli Batı Trakya konusunda geniş bilgi ve birikim sahibi hocamız, Yardımcı Doçent Doktor Rıdvan Canım ile birlikte yaptığımız Batı Trakya gezimizdeki ilginç anıları haberlerimizde yer vereceğiz.

 113 total views,  2 views today

Next Post

ETSO Yönetimi İtalya’da

Zıpkınkurt,Cumhurbaşkanı Gül ve İşadamları heyetiyle İtalya’da resmi ziyaretlere katıldı ETSO Yönetim Kurulunca yapılan açıklamada; “ Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano’nun daveti üzerine, Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ün 28 Ocak – 01 Şubat 2014 tarihlerini kapsayan İtalya’ya resmi ziyareti kapsamında gerçekleştirilen “Türkiye-İtalya İş Forumu”na Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp