BAYRAMLARIN TADI YOK

admin

Bayramların eski güzelliğinin kalmadığı, bayrama  ilginin olmadığı sık sık gündeme gelir. Dini Bayram günlerimizden biri  olan Ramazan Bayramının olduğu günler çevremize baktığımızda buna hak vermemek mümkün değil.

Edirne’de bayram günleri sokaklar bom boştu. Okulların tatil olması, bazı ailelerin çevre il ilçe ve köylere yakınlarının yanına gitmeleri, bazılarının tatili fırsat bilerek deniz sahillerine koşması nedeniyle Edirne sokaklarında bayram günleri in cin top oynuyordu.

Bu görüntüler insanın aklına “acaba milli bayramlar gibi, dini bayramlar da değişiyor, eski güzellikler kalmıyor mu” sorusu akla geliyor. Buna da hak vermemek mümkün değil. Her yıl Bayram günü geldiğinde  halkın turistik yörelere akını başlıyor.

Dini bayram günü tatillerini normal tatil olarak kabul eden insanlarımızın büyük bölümü turistik yörelerde günlerini gün eden vatandaşlarımızdan oluşturuyor.

   Hal böyle olunca, bayram günlerinde iyice yoğunlaşan araç trafiği sonucu her bayramda  olduğu gibi yine yollar kan gölüne dönüşüyor.

   Bayramlarda yaşanan, genellikle ölümle sonuçlanan Trafik kazaları görüntüleri bayramın güzelliğine gölge düşürüyor.

Duble yolların artmasına, karayolu seyahatlerinde büyük rahatlık gelmesine karşın, bayram günlerinde trafik kazaları yine kurban almaya devam ediyor.

İnsanlar bayram telaşı ile gidecekleri yerlere ulaşmak için acele etmeleri, trafik kurallarını ihlal etmeleri sonunda meydana gelen kazalarda canlarından oluyor.

   Sevinçli geçmesi gereken bayramın günlerinin, mutluluğu mateme dönüşüyor; “Acele giden ecele gider” sözünde gerçek payı unutuluyor.

Yaşı bizler gibi ilerlemiş olanların özlem duyduğu eski Ramazan Bayramlarının özlemini, yeni nesil yadırgayabilir. “Zaman değişti şimdi bayramlar böyle kutlanıyor o günler mazide kaldı” diyebilirler.

Dini Bayramlarımızın da teknoloji, gelişen global dünya görüşüne kurban edilmesi bizlere, toplumumuza ne getirip götüreceğini ne yararı olacağını  zaman gösterecektir.

Ben zamanın akışına uyacağım, bana gelenek görenek lazım değil” dendiğinde, toplumumuzda geçmişi asırlar öncesine dayanan sevgi bağlarını, ortak değer olarak kabul gören bayramlarımız ve diğer  geleneklerimiz  zedelenir.

Bu bağların  heba olması, toplum arasında sevginin kılcal damarlarını, saygıyı, sevgiyi  de yok edeceğini  dikkate almak zorundayız.

    Böyle mutlu anları yok sayarak, günün gelip geçici zevklerine feda  edip toplumda birlik ve dirliği sağlamak mümkün olur mu?

Böyle ortak değerlerimiz, sevinçle, ortaklaşa kutlanan mutlu günlerimiz toplumumuzun çimentosu gibidir.

Böyle ortak sevgilerden yoksun olan toplumların bireyleri arasında sevgi ve saygının aile bağlarının yok olma noktasına geldiğini dünyamızdaki örneklerinden anlıyoruz.

Toplum arasında sevgi ve saygı, ortak gelenekler sağlıklı olduğu sürece tüm diğer zorluklar bu güzel ve kalıcı bağlarla aşılabilir.

Bu bağlar iyice zedelenirse, diğer güçlükleri göğüslemek çok daha zorlaşır.

Buna meydan vermemek için, Bayram günlerimize has, o günlerde odaklanan sevgimizin zedelenmesine izin vermemeliyiz     

BERBER MİSİN.?

Evin küçük çocuğu eve gelen misafiri bütün sevimliliği ile karşılar. Karşılıklı sohbet ederler.

Çocuk:

-Amca sen berber misin?

-Hayır, tüccarım, neden sordun?

-Babam, Ahmet Bey yine tıraşa geldi diyor da” diye cevap vermiş.

 

 105 total views,  2 views today

Next Post

SERİNLEMEK İÇİN GİRDİĞİ DENİZDE BOĞULDU

Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı Yayla Sahili’nde denize giren bir kişi, boğularak hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre, bayram tatilini geçirmek için İstanbul’dan ailesiyle birlikte Yayla Sahili’ne gelen Mehkem Şahin (60), serinlemek için girdiği denizde bir anda çırpınmaya başladı. Çevredeki vatandaşların yardımıyla boğulduğu yerden kıyıya çıkartılan Şahin, daha sonra vatandaşlar tarafından Yayla […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp