Öyle günler ve anılar vardır ki aradan uzun yıllar geçse de önemini yitirmez.Atatürk sevgisi de onlardan biri. Ulu önderin rahmete kavuşmasından bu  yana 64 yıl geçmiş bir insan ömrünü aşkın zaman buna karşın Atatürk’e duyulan sevgi ve bağlılık azalmadan devam ediyor.

Dünyanın hiçbir ülkesinde Ataya duyulun sevgi kadar kalıcı  olmadığı herkesçe  biliniyor.

Bir ülkeyi  yok olmadan kurtarıp halkın söz sahibi  olduğu  yepyeni bir  idare  kurmak insanların  onurlu  bir idare ile yönetilmesini sağlamak öyle kolay bir  iş değil.

Bugün oturdukları yerden Atatürk adına atıp tutup  aleyhinde  ahkam kesenler, o günlerin güçlüklerini,sefaletini  toplumun yapısını ve çevremizdeki ateş çemberini,ülke insanının uzun yıllar devam eden savaşlar sonucu cephelerde yok olduğunu hatırlaması gerekir.

Bu tür bir  başarı hangi ülke sahip olmuştur . İnsanların  padişahların tebası olmaktan çıkarak  hür birer birey olmasını sağlamak,yasalarını değiştirmek  kullandığı  yazıyı değiştirmek için verilen çabayı ancak  o günleri canlı olarak yaşayanlar bilir.

Bu ülke sınırlarının o  günlerde  ne zorluklarla karşılaştığı hafızalarımızda.Bu mücadeleyi veren ve bize bu güzel ülkeyi armağan eden “kelle koltukta” mücadele veren  fedakar insanların başında Mustafa Kemal Atatürk gelmektedir. O, 64 yıl önce aramızdan ayrıldı.   Aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen dünyada en çok  kabri ziyarete edilen liderlerin başında Atamızın  mezarı gelmektedir. Bu dahi,  halkın Atasına olan bağlılığını anlatmaya yeterli olmuyor mu?

İnsan ömrü sınırlı.  Her insan doğar  ömrü ne kadarsa yaşar bir süre sonra bu dünyadan göç eder. Dağanın kuralı bu.Bunu değiştirmek insanların elinde değil.

Atamız da 57 yaşında  yaşama veda etti.Bu süreye baktığımızda  yaşamın büyük bölümünün cephelerde daha sonraları da  yeni Cumhuriyeti kurmak için  mücadele içinde geçtiğini görüyoruz. 57 yıl böyle dolu dolu mücadele içinde geçmiş. Atamız yaşamı  süresince kendi yararına değil, ülkesinin  gelişmesi, muasır medeniyet seviyesine ulaşması için  mücadele vermiş. Bizlere  onurlu insanların  yaşayacağı  bir vatan bırakmış. Bu vatan üzerinde farklı emeller beslemek kimsenin yararına olmaz.

Atanın ölüm yıldönümünde ülkenin dört bir yanında özellikle okullarımızda  Ulu Önderimizin  anıldığı, hizmetlerinin dile getirildiği günler olmuştur.

Atatürk anıldığında,  heyecan duymayan, sevgisini  içinde taşımayan kimselerin yurt sevgisinden şüphe etsek haksız mu oluruz.

Her ülkenin liderleri el üstünde tutulur, özellikle  Atatürk gibi liderlerin değerleri ülke sınırlarını aşar.

Nitekim,  Kurtuluş Savaşı döneminde  Mustafa Kemal, geri kalmış, sömürge  ülkeler ile  kurtuluş mücadelesi veren ülkeler için, ilham kaynağı olmuştur. Bu onurlu yaşam,kalıcı sevgi  kaç lidere nasip olmuştur. Şöyle bir geçmiş yılların  tarih sayfalarına göz atalım. Bugüne kadar  ne liderler geldi geçti. Bugün isimleri dahi hatırlanmıyor.

Bir zamanın büyük liderlerinin bugün ülkelerinde heykelleri söküldü.

Adının anılması dahi  yasaklandı.  Atamızın sevgisi ise kalplerimizde yaşamayı sürdürüyor. Türkiye Cumhuriyeti yaşadığı sürece Atamız, insanlarımızın sevgi odağı olmayı sürdürecektir.

Ölümünün 64. Yılında Ulu önderimizi bir kez daha yad eder eserinin sonsuza dek  yaşaması dileklerimizi sunarız