Bir Kırkpınar’a daha eriştik

admin

fikri_yalin_koseDile kolay tam 654 yıl öncesine dayanan bir efsaneye dayanıyor. Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin tarihi. Bu konuda çeşitli rivayetler var.  Osmanlı Devletinde Rumeli ye geçiş yıllarında 1346 yılında  Bizans’a ait  Domuzhisar’ı ele geçiren  40  Türk  cengaver’in  sefer dönüşü güreşe tutuştukları, bunlardan Ali ve Selim adında iki kardeşin  uzun süre  güreşmelerine rağmen yenişemedikleri görülür.

Bu iki güreşçi daha sonra bir Hıdrellez gününde Edirne yakınında Ahiyöy’de  tekrar güreşmeye başladıkları bu güreşin gündüzün ardından  gece de mum ve fener ışığında sürdüğü yorgunluktan solukları kesilen iki pehlivanın güreş alanında vefat  ettiği arkadaşları  tarafından ve aynı yerde incir ağacı altına defnedildiği rivayet edilir.

            Arkadaşları yıllar sonra buraya geldiklerinde  mezarın bulunduğu yerde  bir pınar’ın olduğunu görürler. Bununu üzerine halk arasında  bu pınar’a Kırkpınar adı verilir, bu konuda rivayetler muhtelif. Yağlı güreşlerin daha önceki yıllara Sarı Saltuk’a kadar dayandığı da rivayet edilir.

Bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Edirne’yi Ortaköy’e bağlayan yolun 35. Kilometresinde  yol kenarında  Simavina (Samona)  da çimenlik alanda başlayan  daha sonraları  sınırların değişmesi savaşlar nedeniyle sekteye uğrasa da günümüze kadar uzanan ve  Cumhuriyetin kurulmasından sonra bugün Sarayiçi denilen bugünkü  alanda  yapılan Dünyanın en eski  güreş organizasyonu, dünyada olimpiyatların ardından en eski spor organizasyonu olan Kırkpınar ismi  Edirne ile birlikte anılır.

            Edirnesiz nasıl Selimiye olmazsa, Kırkpınarsız Edirne’de   düşünülemez. Tarihi mekanda yapılan yağlı güreşlerin yapıldığı alan Edirneliler için birçok acı anıları da içermektedir.

Balkan Savaşında bu alana hapsedilen Edirneliler burada günlerce aç susuz kalmış, çoğu  açlıktan yaşamını yitirmiş, bazıları hayatta kalmak için ağaç kabuklarını yemek zorunda kalmışlardır.

            Bu güreş alanı Edirne ile et ve kemik gibidir. Bir yanda Balkan Şehitliği’nde yatan binlerce insanımızın  şehitlik anıtındaki isimlerine baktığımızda  yurdun dört bir yöresinden hatta bugün sınırlarımız dışında kalan yörelerden, bu vatanın savunması için genç yaşında  canlarını feda eden şehitlerimizin isimlerini görürsünüz.

Böyle bir farklı tarihler manzumesidir. Kırkpınar alanı ve çevresi. Diğer taraftan  alanın ortasında yükselen, Osmanlı döneminde savaş kararlarının verildiği  adli olayların görüşüldüğü Adalet Kasrı meydana farklı bir görüntü sağlar.

            Yine Kırkpınar alanının dışında kalan Eski Osmanlı Sarayı yine farklı bir zamanı hatırlatır. Rus ordularının Edirne’ye yaklaştığı sırada   Zamanın  yöneticileri tarafından havaya uçurulan bu tarihi  sarayın kalıntılarını görürsünüz. Bu sarayın yeniden inşası için  çaba harcanıyor.

Bu da Kırkpınar’a acı anılarıyla da olsa ayrı bir dekorumu oluşturuyor. Yine Tavuk Ormanı denilen ağaçlık yerde kuş sesleri arasında yer alan Av köşkü de Kırkpınar adasının ayrı bir güzelliğidir. Güreş alanı önünde eski başpehlivan heykelleri yanında Altın kemerli Kırkpınar Ağalarının heykelleri, Bu tarihi mekanın bir başka güzel   görüntüsünü oluşturur. Buraya geldiğinizde Kırkpınar çayırında cazgırın sesini, davul zurnanın güreş havalarını pehlivanların çayırda  kıyasıya mücadelesini görür gibi olursunuz.

            Bu çayırda nice pehlivanlar güreş tutmuş Zamanın yenilmez pehlivanı Tekirdağlı Hüseyin pehlivanlar, Kara Ali Kurtdereli ve ardından gelen yağız Türk  pehlivanları sıcak havada bu Kırkpınar çayırında ter döktüler. Türk insanının gücünü gösterdiler.

Diyebilirim ki, Kırkpınar alanı yazılanların ötesinde kitaplara sığmayacak efsanelere ve tarihi olaylara tanıklık etmiş bir yerdir. Oraya gelenler sadece Güreş seyretmez. Oradan Edirne’ye baktığında dört minaresiyle göğe yükselen Selimiye’yi ve çevresindeki tarihi eserleri görürler.  Tunca Nehri kenarındaki Balkan Şehitliğini ziyaret ederek bir devrin anılarını tazeleyip dua ederler. Bu alanın dört bir yanı ayrı bir tarih gibidir.

            Ne yazık ki, bu güzellikleri en iyi anlaması gereken biz Edirneliler dahi yeterince anlamış ve değerini bilmiş değiliz. Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın da belirttiği gibi “Edirneliler Kırkpınar etkinliklerini gereken ilgiyi göstermiyor. Bu bölgesel  değere ilgisiz kalıyorlar”.

Bu  uluslararası etkinliğe ev sahibi olarak önce bizlerin sahip çıkması gerekir. Dünya kültür mirası haline gelen bu yağlı güreş organizasyonunu Edirnelilerin sahip çıkması tanıtımına katkı yapması halinde bu güzellikler daha da yaygınlaşacak,  bu arada etkinliklere ilgi de artmış olacaktır.

Önümüzdeki hafta 20-26 Temmuz tarihleri arasında  654. Kırkpınar  etkinlikleri  yapılacak. Bu bir hafta içinde yurtiçi ve yurt dışından binlerce insan yağlı güreşin kabesi sayılan Kırkpınar alanında güreşleri izlemek için Edirne’ye gelecek. Gelen insanlar bizim misafirlerimiz  onların buradan iyi izlenimlerle ayrılmalarını sağladığımız takdirde Edirne sevgisi daha da yaygınlaşacak. Bunun için Edirne’de yaşayan herkese Bu hafta içinde önemli görevler düşüyor.

Her birimiz  fahri olarak  Edirne’yi  tanıtan bireyler olmalıyız. Kentimizin görünen ve görünmeyen güzelliklerini ve halkın misafirperverliğini gelen konuklara göstermeliyiz. Gelenlerin bir bölümü sadece güreşleri izlemek için gelmiyor. Tarihi Edirne’yi tanımak istiyor. “İki UNESCO ödüllü kent nasıl” diye merak ediyor.

            Bizler gelen misafirlerin iyi intibalarla buradan ayrılmasını sağlarsak, bundan hepimiz yararlanırız. Unutmayalım ki, bize bizden fayda vardır.  

 14 total views,  2 views today

Next Post

“IGA düzeyi düşük” özellikli kan bulundu

Edirne İl  Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada “Edirne İl Sağlık Müdürlüğü tarafından “Hayatı bu kana bağlı”  haberi okunduktan sonra, öncelikle Trakya Üniversitesi Balkan Onkoloji Hastanesi’nden yatmakta olan hasta hakkında bilgileri alan İl Sağlık Müdürlüğü, 33 yaşındaki kanser tedavisi gören Murat BALIKOĞLUadlı hasta için öncelikli olarak gönüllülerden oluşan kendi Edirne Kan Bilgi […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp