BİRAZ TEBESSÜM

admin

fikri_yalin_kose

Toplumumuza son yıllarda bir haller oluyor. Neşeli sen şakrak insanlarımız gülen çevresine neşe saçan halkımızı duruma geldik.

Sokaklarımıza bir göz atalım, gülen neşeli yüzünden tebessümü eksik olmayan insanlarımızı ara ki bulasın.

Dünya’da Türkler neşeli hoşsohbet insanlar olarak biliniyoruz. Fıkraları çok, mizahları bol ülkelerin başında geliyoruz.

Yaşam şartlarının yarattığı zorluklardan mıdır, yoksa dünyada gelişen yeni ekonomik sistemin kültür değişiminden mi kaynaklanıyor sokaklarda neşeli insanlarımızın sayısı her geçen yıl artacağı yerde azalıyor.

Bir toplantıda halk neşelensin diye fıkra anlatsanız dahi, insanları güldürmeniz mümkün olmuyor.

Karamsarlık üzüntü sanki ruhumuza işlemiş. Kahvehanelere veya herhangi bir toplantıda oturarak arkadaşlarınızla sohbet etmek istiyorsunuz.

Bir iki sözün ardından bakıyorsunuz toplumda biriken sorunlar gündeme taşınıyor, birden onun tartışması başlıyor. Bu tartışmaların arasında insanları güldürmek neşeli bir ortam yaratmak mümkün mü?

Arkadaş toplantılarında parklarda hanımların günlerinde hatta cami çıkışında cemaatimiz de kendini güncel sorunların içinde buluyor. Yaşam koşulları, geçim derdi, insanlara gülmek, neşelenmek için fırsat vermiyor. Yaşamımız boyunca günlük sorunlar ile cebelleşip duruyoruz.

Bazılarımızın sağlık sorunu var. Hastane hastane dolaşarak derdine çare arıyor. Hastanelere bakıyorsunuz ağzına kadar hasta ile dolu. Toplumda ilaç kullanmayan sağlık sorunu olmayan insan yok gibi.

Hormonlu yiyecekler sağlıksız koşullarda üretilen ürünler yaşamımızı tehlikeye sokuyor. İnsanlar ucuz bir yiyecek kampanyası gördüğünde balıklama atlıyor.

O yiyeceğin neden ucuza satıldığı konusunu hesap eden yok. Ne bulursak mideyi dolduruyor sonunda sağlığımız bozulunca hastane yolunu tutuyoruz. Bir kez hastalık kapınızı çalmaya görsün yakanızı bırakmıyor. Hele yaşınız ilerlemişse yandınız demektir.

Bakıyorsunuz hastalık bir başka hastalığı tetikliyor günleriniz hastane yollarında sıra beklemekle geçiyor.

Böyle sağlığın dikkate alınmadığı yiyeceklerin yeterince denetlenemediği bir toplumdan dinç sağlıklı neşeli insanların yaygınlaşması mümkün mü?

Nasreddin Hoca, İncili Çavuş, Bektaşi fıkralarını dinlediğinde neşelenen gülen eğlenebilen insanlarımızı bugün o fıkralarla neşelendirmek güldürmek mümkün olmuyor.

Toplumun neşeli görüntüsünün yok olmasında siyasilerimizin uzlaşmaz tavırları, birbirine ağır suçlamalar getiren konuşmalarının da etkili olduğunu inkâr edemeyiz.

İnsanlarımız siyasilerin konuşmalarını izleyemez hale geldi. Çocuklar politikacıların konuşurken çatılan kaşlarını nefret uyandıran sözlerini gördükçe onları izlemekten korkar hale geldi.

Siyasilerin konuşma saatlerinde özellikle Salı günleri gurup toplantılarında çocuklar TV izlememeli uyarısı konulmalı. Bu görüntüleri İzleyen gençlerin geleceği nasıl şekillenir. Büyüklerimiz böyle politika yapıyor ben de bu yolu izlemem gerekir diye düşünmezler mi?

Toplum önderleri Böyle bir tehlike olabileceğini düşünmüyorlar mı? Siyasilerimiz bu tavırları ile toplumumuz için kötü örnek oluşturmuyor mu?

YAYALARA SAYGI

Bugüne kadar defalarca gündeme taşıdım, bu görüntülerin Edirne insanımıza yakışmıyor dedim. Yılmadan tekrar yazıyorum. Bu konuda yine hoş olmayan bir örnek:

Selimiye Hastanesi yanındaki yaya geçidinden hastaneden çıkmış yaşlı çift yoldan karşıya geçmek istiyor.

Yaşlı adamın eşi zorlukla yürüyor karşıdan hızla gelen araçların çarpmasını önlemek için eşini kolundan sürükleyerek yol almasını sağlıyor. Bu sırada yolda seyreden maalesef Edirne plakalı bir araç sürücümüz yoldan geçmeye çalışan o yaşlı çifte çabuk olması için korna çalıp el kol hareketi yapıyor.

Bunu üzüntü ile gördüm. Be mübarek, iki saniye durup o yaşlılara korkulu anlar yaşatmasan geç gitsen ne kaybedersin. Bu çirkin görüntülere sık sık tanık oluyoruz. Bu hareketi yapan araç sürücülerinin bu medeni çağdaş kent Edirneli olmasından üzüntü duyuyoruz.

Sürücülerimize eğitim veriliyor bunun yararlarını görüyoruz. Yaya geçitlerinde bu sorunu da gündeme getirmelerinde yarar olduğuna inanıyorum

Bu arada yayalar kurallar uyuyor mu derseniz ayni kural ihlali orada da var. Adam trafik ışıklarının olduğu yerde bekleyenlere aldırmaksızın balıklama araçların arasına dalıyor trafik kurallarını tanıdığı yok.

Araç sürücülerinin tavrı nasıl bölge insanımız açısından yanlışsa yayaların yaptıklarından farkı yoktur.

Demokrasi kurallar rejimidir, herkes bu kurallara uymak zorundadır. Kural tanımamak kimsenin haddine olmamalıdır.

SU-AHLAK-ATEŞ

Eski zamanlarda bir gün su-ahlak-ateş, askere gitmeye karar vermişler. Bir gün tatbikatta, birbirlerini kaybettikleri zaman nasıl bulacaklarını sormuşlar. Bu soru üzerine:

-Ateş nerede bir duman görürseniz beni orada bulabilirsiniz oraya gelirsiniz demiş.

– Su ise nerede bir şırıltı duyarsanız oraya geldiğinizde beni orada bulabilirsiniz yanıtını vermiş.

-Ahlak ise beni bir kere kaybederseniz bir daha bulamazsınız boşuna aramayı cevabını vermiş…

 113 total views,  2 views today

Next Post

UÇAR İNŞAAT’TAN PİLAV İKRAMI

EDİRNEAJANS HABER MERKEZİ / 214 24 04 / edirneajans@hotmail.com Edirne’nin başarılı işadamlarından Aydın Uçar’ın Meydan Mahallesinde yaptığı 5 katlı binanın çalışmaları hızla devam ediyor. Kömürcülük ve inşaat malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren Aydın Uçar ve oğlu Ahmetcan UÇAR ticari faaliyetine yeni yatırımlarla devam ediyor. İnşaat sektörüne yatırım yapan Uçar, 2012 yılında […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp