Bircan’ın Hasköy bağı

admin

fikri_yalin_kose7 Haziran’da yapılacak seçimde CHP Edirne Milletvekili aday adayı olan Erdin Bircan  ailesinin yaşamında “HASKÖY”ün ayrı bir önemi var.  Aslen Enez Hasköylü olan Erdin Bircan’ın baba tarafın dedeleri Bulgaristan Hasköy’den gelmiş.

Anne tarafından sülalesi ise  ne tesadüftür   Yunanistan’da Selanik kentine bağlı  Hasköy’lü Daha sonra Türkiye’ye gelen Bircan sülalesi Enez ilçesinin Hasköy’üne  yerleşmiş. Bircanların Hasköy maceraları bununla da sınırlı kalmıyor. Lise çağına gelen Erdin Bircan bu kez İstanbul Hasköy lisesinde tahsilini sürdürüyor.

            Hayatta böyle tesadüflerin az bulunacağını belirten Bircan, Milletvekili seçilmesi halinde Ankara’da da ikamet için Hasköy adında  bir  yer ararsa şaşırmamak gerekir.

NEREDEN BAKILIRSA ÜZÜNTÜ VERİCİ

Mecliste uzun zamandır tartışılan Milli Güvenlik Yasası görüşmeleri başladı. İlk gün yapılan toplantıya bakıyoruz. TBMM  adeta savaş alanına dönmüş. Meclisi yönetenlerin önünde bulunan tokmağı alan  milletvekili muhalefet milletvekillerinin üzerine saldırıyor.

            Bunun sonunda dört parlamenter yaralanıyor. Bu nasıl iş nasıl tepki  anlamak mümkün değil. Bu olanları halkımız televizyonlardan  izliyor.  Milletvekillerinin bu kavgasını seyredenlerin işyerine kar topu attı diye bıçaklayıp öldürmesine ve “ benim raporum var  hiçbir ceza  almam”  demesine   fazla  şaşırmamak, insanların sokakta öldürülmesine darp edilmelerinde, psikopatlığın yaygınlaşmasına   hayrete düşmemek gerekir.

            İmam cemaat örneğinde olduğu gibi toplumumuza bir haller oluyor. Herkes kendi adaletini sağlama yolunda.

Diğer taraftan toplumu bir araya getirmesi gereken, bir olayda siyasilerimiz bu elim olayı sulandırma, bundan da siyasi çıkar sağlama peşindeler.

Tüm bu olanlar demokratik çağdaş bir ülkeye yakışmayan üzüntü verici olaylar. Bu arada esas söz söylemesi gereken halk ortalıkta yok. Onlar uzaktan gelişmeleri izliyor.” Bana ne onlar birbirini yesin, beni sokmayan yılan bin yaşasın” havasında.

Haklı gerekçesi  olsa  da halkın sahiplenmediği katılımın olmadığı  hiçbir hareketin  başarılı olması mümkün değil.

Halkın bulunmadığı geniş katılım sağlanmayan haklı tepkiler de olsa başarılı olamıyor. Ülkemizde odaların, demokratik kuruluşların ve sendikacıların yaptıkları protesto girişimleri de arkalarında halk desteği olmadığından çoğu kez  güdük kalıyor.

Bir cinayet nedeniyle halkımız tepkisini yükseltti. Yurdun dört bir yanından olay kınandı. Aslında buna benzer cinayetler kadınlara yönelik saldırılar bugünkü olay değil, yıllardır kadınlarımız bu tür saldırılarla yüz yüze kalıyor. Fakat seslerini çıkaramıyorlar.

Bunların arasında tacize uğrayıp sesini duyuramayan, baskı sonucu şikayet edemeyen, kadınlarımızı da dikkate aldığımızda bu sorun daha büyük boyutta. Ülkemiz demokrasisinde eksik olan bu bir haksızlığa uğradığımızda şikayet etme hakkını kullanamıyoruz.

            Avrupa ülkelerinde yasaları ihlal eden haksızlığa uğrayanlar anında yasal yolları başvurur, hakkını sonuna kadar arar.

Böylece yasaları uygulamakla yükümlü kurumların işleri de kolaylaşmış oluyor. Bu yöntemin, halkımızın kendi iradesini kullanarak hakkını arama cesaretinin gelişmesi gerekir. O zaman sokaklarda terör estirenler yasa tanımayan, demokrasinin kurallarını hiçe sayanlar bugünkü cesareti gösteremezler. Bu yapılmadığı takdirde, haksızlığa uğradığını sanıp bunun karşısında tırsıp bir kenara çekilenler, kahve köşelerinde hak arama dedikodusunu yapanlar başkalarının vereceği hakla yetinmek zorunda  kalırlar, tıpkı bizde olduğu gibi.

ŞİFRE

            İkinci Dünya Savaşının iyice kızıştığı bir dönemde Adam karısından bir mektup alır “ İzlanda’da eli iş tutan bir erkek dahi kalmadı. Kocacığım, bağ bahçeler bakımsızlıktan kurumaya başladı. En doğrusu tarlayı ben kazıp ekeyim” der

 Kocası askerden anında cevap yazar.

             “Sakın ha tarlayı ve bahçeyi kazayım deme, oralarda silahlar gömülüdür” der.

Askerlerin mektupları gönderilmeden incelendiği için, askerin evine bir manga askeri görevlendirilip, tarla ve bahçesinde silah aramaya başlarlar. Uzunca bir süre aramalarına rağmen silah bulamazlar ve geri dönerler. Adam bir süre sonra karısına mektup yazar.

            “Karıcığım tarlayı şimdi ekebilirsin. Silah arama bahanesiyle nasıl olsa tarlamız iyice  kazıldı” der.

 5 total views,  2 views today

Next Post

Dünya Ayçiçeği Derneğinden EKYDD ziyareti

Ayçiçeği sektörünün dünyadaki sözcüsü konumundaki merkezi Paris’de olan Dünya Ayçiçeği Derneği Yönetim Kurulu 16 Şubat Pazartesi Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Yalçın Kaya nın başkanlığında EKYDD ‘yi ziyaret etti..Ziyarete , İtalya’ dan Prof. Dr. Gian Paolo Vannozzi , Sırbistan’ dan Dr. Vladimir Miklic ve Prof. Dr. Stevan Masirevic, Romanya dan Dr. […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp