Biz böyle değildik

admin

fikri_yalin_koseDaha önceki yıllarda kuşkusuz bugün olduğu gibi bolluk içinde değildik, modern yaşam tarzımız yoktu. Zamanımızda olduğu gibi gelişmiş ulaşım araçlarımız, otoban yollarımız, hızlı araçlarımız, trenlerimiz, uçaklarımız, Gökyüzüne yükselen apartmanlarımız yoktu. Sofralarımızda onlarca çeşit yiyeceklerimiz, üzerimizde her ay değiştirdiğimiz giyeceklerimiz, bugün olduğu gibi coşkulu şarkı ve türkülerimiz, lüks salonlarda çevrilen yaşamın entrikalarını mafyavari görüntülerinin sergilendiği  filmlerimiz yoktu.

Fakat tüm bu imkânsızlıklara, yoksulluğa rağmen o günlerde daha huzurlu ve daha mutluyduk. Gülen insanlarımız daha çoktu. O yoksulluk günlerimizde yalan riya yolsuzluk ve tüm haksızlıklar bugünkü kadar teknik imkânlar olmamasına karşın ortaya çıkıyordu, unutulup gitmiyordu. Düğünlerimiz, bayramlarımız daha neşeli ve birlik beraberlik içinde geçiyordu. Dostlarımıza gözlerinin içine bakarak ve onları kucaklayarak dostluğumuzu belli ediyorduk. O günlerde bugünkü kadar gerçekler yalan, yalanlar gerçek olarak halka yutturulmak istenmezdi. Medyamız siyasilerin yalan tezgâhlarını bugünkü kadar alet edilmiyordu. Basının etik değerleri daha sağlıklı işliyordu.

Okula giden yavrularımız çantasını sırtına vurup okullarına yalnız başına da olsa güvenle gidebiliyordu. Bugün olduğu gibi  ailesi tarafından okulun kapısına kadar  götürülmüyor, hatta orada olduğu zaman  daha endişe duyulmuyordu. Eğitim yuvalarımıza güven bugünkünden çok daha fazlaydı. O günlerde  sokağa çıktığınızda etrafındakilere acaba sapık psikopat var mı diye bakmıyor en tenha sokaklarda rahatlıkla yürüyebiliyordunuz. Öldürülme korkunuz bugünkü kadar yoktu.

Devlet kurumlarımıza bugün olduğu gibi şüphe ile bakılmıyor her kurum kendine düşen görevi yapıyordu. Bilim adamlarımız ve televizyon bülbülleri bilgi sahibi olmadıkları konularda siyasilerin gölgesine takılıp halka ahkâm kesmiyorlardı. Halkın temsilcisi olarak bilinen meclisimizde ufak tefek itişmeler olsa da  bugün olduğu gibi mahalle kavgasına dönüşen görüntüler olmazdı kimse bugün olduğu gibi  delikanlılık gösterisi yapmaz  görevini yapar gerektiğinde parti ilkelerine ters düşse de doğru söylemeye gayret gösterirdi. Bugün olduğu gibi  kararları onaylamak için liderlerinin gözüne bakmazdı. Kısaca  halkımız arasında dostluk  bağları bugünkü ile mukayese edilemeyecek kadar güçlü ve sarsılmazdı. Halkın karşısına çıkan siyasilerimiz doğruları çarpıtmada bugün olduğu gibi cüretkar davranmazlardı. Halktan gelebilecek tepkiyi dikkate alabiliyorlardı. Medyamız ve tüm yayın organlarımız siyasilerimizin yalanlarına bu denli alet olmazlardı.

Asgari ücretle geçinmek zorunda kalan aileler bugünkü kadar maddi sıkıntı içine girmez aileler arasında ölüme kadar varan kavgalar bugünküne oranla daha az görülürdü. Piyasada  bu denli üçkağıtçılık dönmüyordu. İnsaf, merhamet  milletimize yakışır  tarzda varlığını sürdürüyordu.

Bugün ülkemizde modern hastanelerimiz var. Sağlık hizmetleri dün ile mukayese edilmeyecek kadar gelişmiş düzeyde. Ülkemiz insanları dışında başka ülkelerden gelen insanlara dahi sağlık hizmeti verebiliyoruz.  Bugün modern anlamda gelişmeye rağmen, günümüzde  gencecik insanlarımızın kanser illetinden ölümlerini önlemek, hastalık öncesi gerekli taramayı  yapmak  bonzai iletinden çocuklarımızı kurtarmak için etkin tedbirler alamıyoruz. Adeta film koptu milli ve manevi değerlerimiz aşınıyor. Bir toplumun bağlarını, kılcal damarların oluşturan bu değerlerin zarar görmesinin o toplumu ne duruma getireceğini,  toplumda kargaşaya neden olabileceğini bilmek için kâhin olmaya gerek yok. Her olaya “benden-senden” şeklinde yaklaşıyoruz. Benden olmayanları, karşıt görüşte olanları vatan hainliği ile suçlayacak kadar ileri gidiyoruz. Kimseye fikirlerini savunma doğruluğunu kanıtlama hakkı vermiyoruz. Tek doğrunun kendi doğrumuz olduğuna inandırılıyoruz. Siyasilerin söylemlerini, tartışmasız doğrular olarak kabul ediyoruz. Yanlışlarda da doğruların, doğrular arasında da yanlışların olabileceği gerçeğini kabullenmiyoruz.

Bugün modern çağda düne özlem duymamız sadece ömrümüzün geçen yıllarından kaynaklanmıyor. Bu günleri o günlerle mukayese edildiğinde bazı değerlerimizin yok edilmek istendiği, bizleri birbirimize kenetleyen duyguların yok sayılmasından unutturulmaya kalkılmasından endişe duyuyoruz.

Bugün gelinen noktada insanların büyük bir kesiminin mutlu olmadığından, huzursuzluğun gittikçe yaygınlaşması endişemizden kaynaklanıyor. Hiç kimse ülkesindeki kaostan mutlu olmaz. Bugün bizler yaşamımızı sürdürüyoruz,. Bir süre sonra biz göçüp gideceğiz çocuklarımıza bırakacağımız mirasın, ülkemizin, daha mutlu insanların olduğu bir ülke olmasını istiyoruz. Bunu sağlayamadığımız zaman gelecek kuşaklar bizler için hayır dua etmez. Hiç kimse kısa çıkar peşinde koşarak ülkemizi belirsiz badirelere sürükleyebilecek kararlara alet olmamalı…

 2 total views,  2 views today

Next Post

Afet zararını azaltma programı

ETSO Toplantı Salonunda  yapılan Kızılay ile  Diyanet İşleri  Başkanlığı işbirliği ile  hazırlanan  Afet Zararlarını Azaltma  programına, Diyanet İşleri Başkanlığı  Daire Başkanı Osman Zeki Şener,Diyanet İşleri Teftiş Kurulu Başkanı Doç Dr.  İsmail Karagöz, Kızılay Edirne Şube Başkanı Kadir Çakay, Edirne Müftüsü Emrullah Üzüm, Müftü yardımcıları ile imamlar katıldı.       […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp