Borç Yiğidin Kamçısı Mı?

admin

Bir siyasi büyüğümüz borçtan çekinenlere cesaret vermek için “borç yiğidin kamçısıdır” Sözünü kullanmıştı. Bu aslında şu anlama geliyordu. Borçtan çekinmeyin bu borçlar sizin daha çık kazanmanızı ve borçlarınızı daha kolay ödemenizi sağlar denmek isteniyordu.  Bizim kültürümüzde veciz anlamında bu sözcüklerin karşıtları da var. Borçtan çekinilmesi gerektiğini herkesin ekonomik durumuna göre borçlanmasını belirtmek için de “Ayağını yorganına göre uzat” denir.  Veciz sözlerimiz arasında buna benzer birbirinin karşıtı olabilecek onlarca atasözümüz ardır.

Bunlara neden değiniyorum.

Hafta sonlarında imkânım olursa köyleri gidiyor köylülerimizin sorunlarını dinliyorum.  Bu olmadığı zamanlar da köylülerin yoğun olduğu kahvelerde kendi ağızlarından sorunlarını öğrenme imkânım oluyor. Ne yazık ki, köylerimizin sorunları  mahalli ve ulusal basınımızda fazla yer bulmuyor.Onları ancak siyasilerin ağzından  kendi partilerinin siyasi görüşleri çerçevesinde öğrenebiliyoruz.. Bu konuda en doğru haberi ancak kaynağından alınacağı inancı ile köylülerimizle konuşmayı daha uygun buldum.

    Bazı köylülerimiz kaderci” Ne yapalım olduğu ile yetiniyoruz buna şükür” diye işi kader kısmete havale ediyor. Durumu zorda olan ve  sorunlarının kaynağını az çok bilen köylülerimiz yaşam koşullarının günden güne  zorlaşmasına tepkili.

Ülkede çok traktörün satılmasını köylülerin zenginleştiği şeklinde yorumlanmasının gerçeği yansıtmadığını  söylüyor köylülerimiz ve  sıkıntılarını şöyle sıralıyor “Adamın elinde eski traktörü var. Onu  düşük bir ücretle peşin para karşılığı elden çıkarma imkanı bulduğunda  satıyor.Böylece eline bir miktar para geçiyor.Daha sonra yeni traktör almak için yüklü bir borcun altına giriyor. Yenilenen traktörlerin  büyük bölümü  banka borcu ile ve ipotekle alınan traktörler.

Bunların bir de geri ödeme durumu var. Borçlar zamanında ödenmediği zaman ya traktörün rehin alınıyor, ya da ipotekli tarlalar varsa tarlalar geçim kaynağın elinden alınıyor. Yetkililerden ricamız  bölgemizde bugüne kadar bu türde ne kadar araziye el konuldu,bilmek isteriz. Bankalar, özellikle yabancı bankalar borç karşılığı el konulan tarlalarla  toprak ağası konumuna geldi.Bu böyle devam ederse elimizde tarla kalmayacak. “Borç yiğidin kamçısıdır” diyenler halt etmişler. Borçlar kamçı  sallamakla ödenmiyor. Özellikle gelir kaynaklarının her geçen yıl azalır.Girdi fiyatları katlanarak yükselirse, sen  borcu ödeyeceğim diye uykuların kaçar. Sonunda  borcunu borçla ödemek zorunda kalırsın. Bu bizim için iflas, elinde ne varsa  icra yoluyla satılması demektir. Gerçekler, piyasanın durumu bizlere  yeterince anlatılmıyor. Biz bankaların güzel vaatlerine süslü  sözlerine  faizsiz  ve kefilsiz kredi yalanlarına kanarak  borç  batağına saplanıyoruz.Sonra işin içinde çık çıkabilirsen. Gerçekleri görmek için “Yedi emin” parklarına ve icra dairelerindeki icra dosyalarıma bakmak yeterli oraları bizim ekonomik durumumuzun aynası gibidir” köylülerimize “Bir dokun bin ah işitiyorsunuz”. Köylülerimizin bir şikayeti de   kendilerine yapılan tarım desteklerinin abartılarak duyurulması. “Bu destekleri gerçekten ihtiyaçları olduğu zaman ödenmiyor 6-7 ay geçtikten sonra ihtiyacı dahi karşılamayacak destekler bizim sorunlarımıza deva olacak durumda değil.Biz böyle destek  filan istemiyoruz.Bizim girdi fiyatlarımıza denge  getirsinler, makul seviyeye insin sulamada elektrik fatura ödemelerine kolaylık sağlansın ürünlerimize  emeğimizi dikkate alarak fiyat verilsin, bizim için yeterli .Bu arada bizim sesimizi duyuracak teşkilatlarımız da yok. Tarım kuruluş temsilcilerinin bu sorunları kamuoyuna yansıtmada yeterli olmuyor.Durum böyle giderse  üretim her geçen yıl azalacak gübre atamadığı ,mazot alamadığı için tarlasını ekemeyen vatandaşlarımız ne yapsın, tarlaları nadasa bırakacaklar.

    Geçinemedikleri zaman da tarlasını evini terk edip başka illere fabrikalarda iş bulmaya gidiyorlar.  Kendi yararımız bir yana ülkenin yararını düşünenler çiftçilerimizin bu ve benzeri  sorunlarına el atmalı.

    Bu sorunlarımız daha fazla ertelenmemeli, insanlarımız bırakınız kar etmeyi, çoğu harç borç yaparak yaşamını devam ettirmeye çalışıyor. Başka ülke insanları bu tür sorunları olduğunda sokaklara döküldükleri zaman kınıyoruz.Biz sokağa çıkma yanlısı değiliz.Hiç olmazsa  ihtiyaçlarımız  yetkililerce dile getirilsin  kulakları sağır olanlar bunu duysunlar.

Siyasilerimiz diğer  sorunlarından geri kalan zamanlarında  bu konulara ağırlık versinler ve bu meselelerimizin takipçisi olsunlar.     Bizim  sorunlarımız  öyle demeç verilerek çözümlenmiyor. Israrla takip edilmesi gerekiyor.Yoksa  söyleyip arkasını takip etmez  bakarsan bir süre sonra unutulur gider. Trakya çiftçisinin diğer bölge çitçilerine oranla el atılması gereken sorunları  daha çok. Borç batağında yarından emin olmadan yaşam sürdürmek istemiyoruz. Yurt dışına ithalat  yapılarak başka ülke üreticilerine akıp giden parasal kaynakların bir bölümünün bizlere verilmesi ile  üretim artacak ürün ithal etmek zorunda kalmayacağız.

Çok şükür ülkemizin kaynakları yeterli, önemli olan onları yerinde ve yararlı alanlarda kullanabilmek. Bu kaynakların bizim alanlarımıza yeterli oranda  kullanıldığı inancında değiliz “dediler. Bu yakınmalar daha da uzayıp gidiyor.Bunlara daha sonraki yazımızda değineceğim.Anlaşılan o ki,  köylülerimizin sıkıntıları dağ gibi. ”Siyasiler geldiğinde bunları onların daha iyi anlayacakları dilde anlatacağız” diyorlar. Buradan kendilerine duyurmak istiyorum .         

 69 total views,  2 views today

Next Post

Organ Nakli İçin Off Road Yarışları

Organ bağışına dikkat çekmek amacıyla Hayata Bağış Derneği’nin öncülüğünde başlatılan ve Edirne Valiliği ve Edirne Belediyesi’nin destek verdiği, ‘Organ nakli için Off-Road’ yarışları büyük ilgi gördü. Selimiye Camisi önünde start alan pilotlar, Bosnaköy’deki parkurda birbirinden zor etaplarda üstünlük sağlayabilmek için kıyasıya mücadele etti. Yunanistan ve Bulgaristan’dan da yarışmacıların katıldığı yarışlarda […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp