Böyle olması gerekmez mi?

admin

fikri_yalin_kose          Yeri geldiğinde basına toz kondurmayan en  büyük yardımcısı olarak gören bürokratlarımız. Özellikle kurumlarını yakından  ilgilendiren haberler yapıldığında ilgili mercilere duyurma  gereğini yapma yerine bu haberler sumen altı edildiği yolunda duyum alıyoruz.

            Örneğin bir resmi ve özel kuruluşların bir uygulamasında  basın tarafından eksiklik görüldü. Bu yanlış ve eksik de olabilir. Bu konu ile ilgili kimseler basında yer alan  haberleri ilgili yerlere duyurduktan sonra eksik ve yanlış olan yönlerini gerek telefonla gerekse diğer iletişim yoluyla  bu haberi yapan  basın kurumuna duyurmaları gerekmez mi?

Edirne’de ise bazılarının işine gelmeyen haberler ‘nasıl olsa bir gün sonra unutulur’ gerekçesi ile gazetelerde yer alan önemli konular yok sayılıyor. Büyük ihtimalle de bu türde haberler yetkili kimselere zamanında  iletilmiyor.

            Bu görüntü  o kurumların sağlıklı işlemesi için  olumlu  katkı yapmaz. Edirne’de bazı  bürokratların bölge halkının hoşgörüsü, hakkını yeterince arama alışkanlığının bulunmamasından kaynaklanan görüntüsünden  yararlanarak   vurdumduymaz, rehavet içinde olduğu biliniyor.

Bu durum  da genellikle  bölge insanından yoksun olan, konuları yeterince kavramayan  yöneticilerden kaynaklanmaktadır. 150 bin nüfuslu Edirne’de  bölge sorunlarını iyi tanıyan,  buranın nüfusuna kayıtlı, buranın sorunlarını çok iyi bilen kaç daire müdürü var.

            Bununla bölgecilik yaptığım  iddiası olmamalı.  Ben burada Edirne’nin de diğer illerde uygulanan bürokrasi kontenjanı haklarından yeterince yararlanmadığını vurgulamak istiyorum.

Bu oran diğer illerle mukayese edildiğinde Edirne aleyhine farkın ne kadar  büyük olduğu görülecektir. Ben burada görevini ayrım göstermeksizin yapan bürokratlarına ve daire müdürlerini kastetmiyorum.

Bölge insanımızın uysallığından yararlanarak  gerektiğinde yasaları aşarak kendi hegemonyasını kurma peşinde olan  görevini savsaklayan yöneticilerimizden söz ediyorum.

Bu ve benzeri  bölge konularının  gündeme taşınması  bir noktada mahalli basının asli görevi  olsa da, en önemli görev  ilin yetkili  kesimlerine siyasi partilere, meslek kuruluşlarımıza,  Milletvekillerimize STK’lara  düşmektedir.

            Bugüne kadar iktidar partisi, Adalet Kalkınma Partisi  yöneticilerine   Edirneli  bürokratlar  hakkında  çeşitli yakınmalar geldi. Bunu parti yöneticileri de çok iyi  biliyor. Bürokratlarca  bölge insanlarına haksızlık yapılıyor denildi.

İşe göre adam yerine adama göre iş uygulaması  yapılıyor şeklinde şikayetler oldu . Ne yazık ki iktidar partisi bu konuların üzerine yeterince gitmedi veya gidemedi.

            Bir ilin mülki ve mahalli yönetiminde söz sahibi olanlar o bölge halkına ters düşerek değil oranın halkı ile  uyum içinde görev yaparak daha  faydalı hizmet yaparlar.

Edirne’de bu konuda  yöneticiler arasında  yeterli   uyumun  sağlanamadığı  yolunda  ayyuka çıkmış yakınmalar var. bunun için mülki amirlerin  uyumlu olması onlara objektif yaklaşmaları yeterli olmayabiliyor.

            Bu türde halk tarafından gündeme gelen veya basına yansıyan başvurular ne yazık ki sonuçsuz kalıyor.

Ben bu eksikliğin sorunları sık sık gündeme taşıyarak çözümleneceği kanısındayım. Bir önemli konu gündeme geldi, doğru olduğuna kesinlikle inancınız var, bunu  kamuoyuna duyurdunuz.

            Baktınız ki ses seda yok, bu durumda bir kez daha gündem konusu olmalı. Yine duyarsız kalındı. O zaman  ilgili kişilerin anlayabileceği tarzda daha sert ve duymayan kulaklardan duyulacak görmeyen gözelerden görülecek şekilde  sorunlar gündeme getirilmeli.

Yoksa bölge meselelerine duyarsızlık bazı yöneticilerin ilgisizliğinin başka giderilme yolu yok. Edirne halkının  yasalara saygınlığı tepkisiz olması  yeterince hakkını arama alışkanlığının bulunmaması  bazı bürokratlarca istismar konusu  olamaz ve olmamalı…..

TEKRAR HATIRLATIYORUM

Nehirlerin su taşkınlarını önlemek için “ Kanal Edirne” diye Karaağaçtan başlayıp Bosnaköy arazilerini takiben Süvari köprüsüne  kadar uzanan devasa bir su kanal açılıyor. Bu 3-4 metre derinliğinde, 50 metre genişliğinde yaklaşık 8 kilometre uzunluğunda olacak.

            İlimizin   bu bölgeleri Edirne’nin en verimli topraklarının olduğu yöreler. Kanalın kazılması sırasında çıkan verimli topraklar  damperli araçlarla  nehir kenarındaki setlerin boyuna atılıyor.

Bu verimli toprakların böyle set boylarına atılması doğru mudur?.  Böyle verimli  topraklardan yararlanma imkanı olamaz mı?   Böyle verimli topraklar bir kenara toplanıp  gerekli alanlarda  yaralanılması sağlanamaz mıdır ?

            Ne yazık ki bu yapılmıyor verimli arazi toprakları adeta çöp atılır gibi çevreye  atılıyor. Bir uzmanın ifadesine göre  Kazanova’da   su kanalının açıldığı semtten çıkan  topraklar İtalya’nın en verimli ovası olan PO ovası topraklarından  daha verimli imiş,  kısaca  altın değerinde toprakmış. Hal böyle iken sıradan bir kazı toprağı  gibi  verimli toprakların heba edilmesine nasıl izin veriliyor.

Etkili ve yetkili beyler yeri geldiğinde attıkları zaman mangalda kül bırakmayan tarım uzmanları  lütfen buradaki  verimli toprak zayiatına bir el atın.

Bu kanalın çok yararlı olacağını düşünerek böyle bir kanal açılmasına onay verenler dilerim çok iyi  değerlendirme yaparak bu kararı vermişlerdir.

Böyle olmaması halinde ilerde bu kanal nedeniyle bölgenin zarar görmesinin faturası kime çıkacaktır. Tekrar ifade ediyorum, dilerim bu endişemde yanılmış olurum. Bu derinlik ve genişlikte kanal yaz aylarında yanından geçen nehir suyunu etkilemez mi, buradaki verimli toprakları verimsiz duruma düşürmez mi? Bu su kanalından yıl boyunca su akmayacak sadece taşkın halinde yararlanılacak.

Yaz süresince bu kanalın durumu ne olacak çevreden  suyu çekme özelliği olmayacak mı.?

Zira buranın toprağı çok geçirgen özelliği sahip. Tüm bu konular  dikkate alınarak kanal açılıyorsa ona söylenecek bir sözümüz olamaz.  Onu da bekleyip göreceğiz..

 17 total views,  2 views today

Next Post

Uluslararası Edirne Film Festivali 1-7 ekimde perdelerini açıyor

Edirne Valiliği’nin katkılarıyla Özrumeli A.Ş. tarafından bu yıl birincisi yapılması planlanan ‘Uluslararası Film Festivali’, 1-7 Ekim 2015 tarihlerinde perdelerini açmaya hazırlanıyor. Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, Türk sinemasının yanı sıra Balkan ülkelerinin seçkin örneklerinin beyaz perdeye taşınacağı festivalde, dünya çapında tanınmış 2 oyuncu ile Türkiye’den de ünlü oyuncu ve yönetmenlerin […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp