Bu İkiliye Dikkat!

admin

fikri_yalin_kose

Bazı sinema filmlerinde izleyicinin dikkatini çekmek için böyle ilginç isimler konulur.Benim burada değineceğim konu bu değil, Uzun zamandır Edirne’yi her alanda tanıtmak, kentin kaderini değiştirmek için elinden ne geliyorsa yapan, yılmadan usanmadan, Edirne aşkını Edirne’nin tarihi güzelliklerini ve özelliklerini her platformda dile getiren bu çilekeş, fedakâr insanları gündeme taşımak istedim.Edirne’de herkesin kabuğuna çekilip kentin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımını, başkalarına havale ettiği zamanlarda, onlar yaz kış demeden, şehir içinde ve şehir dışından davetli olup olmadıklarına aldırmadan düzenlenen etkinliklere katılarak, Edirne’mizin sesini duyurmak isteyen, kendilerine yöneltilen hiçbir tepkiyi onur meselesi yapmayan bu fedakâr insanların kim olduklarını son yıllarda yaptıkları TV programları, basında yer alan haberleri ile iyice tanıyoruz.

Bu fedakâr ikili esnafımızın biri Aslanzade Firmasının sahibi Arif Meriç, diğeri ise Edirne Ciğerini Tanıtma Derneği Başkanı Bahri Dinar lakabıyla( Ciğerci Bahri)

Onlar, nerede protokolün teşrif etmediği, önemsiz saydığı, aslında Edirne’nin tanıtımı açısından önemli olan etkinliklerde bu ikiliyi görürsünüz. Onlar bir taraftan Edirne ile ismi bütünleşen ürünlerini tanıtır, diğer yandan Edirne’nin güzelliklerini ve tarihi değerini çağdaş insanlarını anlatırlar. Bu kişiler Edirne’mizin (fahri turizm elçileridir).

Bazı muhteremler, ünlü bürokratlar hatta siyasiler onları dikkate almasa, toplantılara katılmalarına gerek duymasalar da, Bu iki fedakâr insan kendilerini hakir gören, zatlardan halkın nezdinde daha muteberdir.

Edirne’nin tanıtımı için daha gayretlidirler. Onlar halkın arasına girer halkın anlayacağı dille konuşur, Edirne tanıtımı yapar, meramını anlatırlar.

Edirne’de yaygın olan ;”biz müşterinin gelmesi için gayret göstermeyelim. Nasıl olsa müşteri bizi bulur gelir” anlayışı hâkim. Onlar bazılarının yaptığı gibi “ armut piş ağzıma düş” demezler. Edirne’nin tanıtımı uğruna yapmayacakları fedakârlık yoktur. Kentin bugüne kadar yanlış tanıtılan imajını silmek, Edirne’yi bir turizm kenti yapmak için tüm güçlerini, maddi imkanlarını zorlayacak şekilde efor sarf ederler.

Bu konuda en çok gayret sarf etmesi gerekenlerin yan gelip yattıkları, koltuklarından kalkmadıkları zamanlarda onlar köşe bucak dolaşıp Edirne’nin sesini duyurabilmek için büyük gayret gösterirler. Edirne’mizin böyle gayretli kişilerin artmasına kentimizin gelişmesine katkı sağlamasına büyük ihtiyaç vardır.

Bu cefakâr esnaflarımız, Edirne’de bazı oda yöneticilerimizden, turizm dernek yetkililerinden daha çok kentimizin tanıtımına katkı yaparlar.

Onlar için yaptıkları hizmetlerde kar anlayışı söz konusu değildir. Katıldıkları birçok etkinlikten Edirne’yi tanıtma adına zarar etmeyi de göze alırlar.

Turizmin gelişmesine büyük katkı sağlayan bu ikili çabaların sonrası başkalarının da nemalanmasından, fayda sağlamalarından mutlu olurlar.”Yeter ki, Edirne’miz kazansın” derler.

Bundan bir süre önce İstanbul Feshane’de yapılan Rumeli, Balkan, Trakya Kültür  ve Tanıtım Günlerinde Edirne esnafının temsil edilmesi için çağrı yapıldı. Bu çağrıya olumlu yanıt veren esnafımızın sayısı çok olmasına rağmen, günü geldiğinde katılanların sayısı ancak bir elin parmakları kadardı. Onların arasında yine bu fedakâr ikili vardı. Orada teşhir edilecek ürünlerini hiç bir yardım almadan kendi imkânları ile taşıdılar. Edirne Ciğerini Tanıtma Derneği Başkanı Bahri Dinar sırtında yük taşıyarak, teşhir yerine ulaştı. Orada da fırtınanın azizliğine uğradı. Ürününü tanıtma imkânı bulmadan, zarar ederek Edirne’ye döndü. Buna rağmen oraya katılmayı Edirne açısından başarı olarak gördüler.

Peki, bu tür tanıtım imkânları olduğunda nerede bizim görkemli vitrinleri geniş alanda işyerleri olan, sermayeleri çok daha güçlü, sağda solda caka satan Edirneli esnaflarımız, işadamlarımız.

Böyle yerlerde Edirne’nin tanıtımına katkı yapmaya, fedakârlıkta bulunmayan kimselerin Edirne adıyla şanıyla, övünmeye hakkı olmasa gerek. Ne acıdır ki, bu kişiler turizmde Edirne’nin geri kalmasına bir anlamda çanak tutan kişilerdir.

   MESLEK DUAYENLERİNDEN KEMAL İMRAK

Edirne Ciğerini Tanıtma Derneği Başkanı Bahri Dinarın da çalıştığı işyerinin sahibi Kemal İmrak, baba mesleği olan işyerinde müzik eşliğinde  Kanal, 24 Program  yapımcısı  Samanta Mendesin de  bulunduğu  bir programda 54. Yaş gününü kutladı. Bu ömrün 33 yılı aynı meslekte ve aynı mekânda halka hizmetle geçmiş. Dile kolay. İmrak’ın meslektaşlarına yaptığı öneride şöyle diyor “ aman mesleğimizin onurunu ve adını koruyalım. Onun kötü amaçla kullanılmasına izin vermeyelim. Edirne ciğeri bugün kentin onuru haline geldi. Onu Edirne peynirinin durumuna düşürmeyelim” diye uyarıyor.     

 10 total views,  2 views today

Next Post

Burcu İle Murat’ın Mutlu Günü

Sevim- Yusuf Uzunzarif’in kızı Burcu ile Remziye Nusret Özkan’ın oğlu Süloğlu Belediyesinde görevli Murat,  Süloğlu, Yazlık Düğün Salonunda yapılan düğün töreni ile evliliğe merhaba dediler. İstanbul Bayrampaşa Ebru Balkan Düğün Salonunda yapılan kına gecesi, sonrası Süloğlu’da yapılan alayın ardından Süloğlu Yazlık Düğün Salonu’nda yapılan evlenme törenine Belediye Başkanı Mehmet Ormankıran […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp