Bu Yollardan Geçin

admin

Yazmaktan söylenmekten bıktık usandık. Dedikodularla onu bunu çekiştirerek işler yürümez dedik. Özellikle seçim dönemlerinde partililer arasında dedikodular gereksiz sürtüşmeler son noktaya gelir, doruğa ulaşır.
fikri_yalin_kose

Şimdi böyle günleri yaşıyoruz. Partilerin, mahalli seçimlerde yarışacak aday adayları arasında sürtüşmeler siyesi olmaktan çok kişisel dalaşmalar şeklinde oluyor.

Bakıyorsunuz ayni partiden de olsa belediye başkanlığı için aday adayı olanlar birbirine mesafeli davranıyor, rakip partilerle mücadele yerine aralarında mücadeleyi sürdürüyor. İktidar ve muhalefet partilerinde durum ayni farklılık göremiyoruz.

Böyle siyasi sürtüşmeler arasında bakıyoruz dün aklımızın kenarından dahi geçmeyen kararlar birer birer yasalaşıyor.

İlk olarak T.C ile başlayan Cumhuriyet simgeleri yok oluyor. Son günlerde bakıyoruz, yıllardır okullarda seslendirdiğimiz “Andımız” da hedef oldu. Tüm bunlar bir dizi uygulamanın politika zincirinin halkaları değil mi? Bakıyoruz bu konudan rahatsız olanların sesleri solukları çıkmıyor.

Yakınmalarını sadece arkadaş sohbetlerinde utanıp sıkılarak söylüyorlar. İnsanların bugüne kadar ortak olarak kullanılan değerlerine bu denli ilgisiz kalmaları iyiye alamet değil.

Yarın çok daha farklı değerler de ellerinden alındığında yine tırsıp köşelerine çekilecekler. Bu tür zatlar ancak menfaatlerine zarar geldiğinde hoplayıp zıplar demokrasi savunuculuğuna soyunurlar.

Bunlar için demokrasinin sınırları kendi çıkarları il ölçülür. Onun ötesi kendilerinin ilgi alanı dışındadır. Siyasilerin ve meslek kuruluş temsilcilerinin toplantılarında böyle ortak değerlerin tartışmalarına rastlamanız mümkün değildir. Siz bakmayın kenarda köşede ahkâm kesenlere bunlar böyle arkadaş gurubu ve kahvehane ve meyhane kahramanlarıdır. Gel bu söylediklerini başka alanlarda söyle kamuoyuna açıkla dediğinizde oradan sıvışıverirler.

Dertlerini anlatmak şikâyetlerini duyurmak için her zaman kendileri adına söz alacak maşa ararlar. Kendilerini ön plana çıkarmayı sevmezler, her zaman onlar için başkaları mücadele etsin onlar hazıra konsun isterler.

ONLARIN DA YAŞAMA HAKLARI VAR

Yüzüne baktığınızda ne kadar çileli bir yaşam sürdüğünü anlarsınız. Bakışları ile de bunu kanıtlar. Yaşamdan bıkmış bir hali vardı. Onu bir kahve köşesinde yalnız başına otururken gördüm kendisiyle kimse ilgilenmiyordu. Adı Mustafa Camcı Yaş 83, Yoksul adam konuşmayı sevmiyordu.

Sorulduğunda kısa cümlelerle size kısık sesiyle cevap veriyor. Bir işyerinin erzak deposunda sabahlıyormuş. Kimi kimsesi yokmuş. Yıllarca kırlarda davar gütmüş. Artık işe yaramaz duruma gelip, yaş ilerleyince işine son vermişler.

Her hangi bir sosyal güvencesi ve geliri olmadığı için sokaklarda yaşamını sürdürüyor. Onun bunun yardımı ile geçinmeye çalışıyor.

El açıp dilenmiyor. Oraya buraya başvurup yardım isteme gücü de yok. Bir işyerinin erzak deposunda sabahlıyor ve ona da şükrediyor.

Yol kenarındaki çöp araçlarından yiyecek arayan insanları görürüz. Bunlar fazlaca dikkatimizi çekmez görüp geçeriz. Bu tip insanlar yoksulluklarını duyurmayı teşhir etmeyi sevmez. Kendi imkânları ile yaşamaya devam ederler.

Yardım istemeyi gururlarına yediremezler. Belki de geçmiş yıllarda aldığı terbiyenin gereği olarak yardım dilemeyi onursuzluk sayar. Böyle yoksulluk içinde kıvranıp kimseyi haberdar etmeyen onlarca insanımız var.

Bu tip onurlu yoksulluğunu duyurmayan insanlarımız, araştırılıp bulunmalı devletimiz bu kimselere de yardım elini uzatmalı. Büyük ve güçlü Devletimizin böyle yoksullara bakacak gücünü olduğunu biliyoruz. Bölge insanlarımız vefakârdır. Yoksullara devletimiz

sahiplenmese dahi insanlarımız bu yoksulları sahiplenir yardımını esirgemez. Yoksulluklarını hissettirmemeye çalışır.

Medeni olmanın ölçütü; yoksul insanlara sahip çıkma ve engelli vatandaşlarımıza sağlıklı insanlar gibi yaşam hakkı tanınması ile ölçülür

Biz ülke ve bölge olarak, bunun neresindeyiz orası tartışılır. Yüz binlerce mülteciye gösterdiğimiz acıma duygusunu yardımı ülkemizdeki yoksul vatandaşlarımıza da göstermemiz gerekir. Kendimizi bir an için onların yerine koyalım.

Gözlerimizi kısa süre kapatıp yaşam boyu karanlıkta yaşayanları düşünelim. Kulaklarımızı kapatıp duyma imkânı olmayanları, konuşmayanları her hangi bir uzvu eksik olanları ve açlık içinde sürünenleri bir an anımsayalım.

O zaman bu koşullarda yaşam süren insanlarımızın durumunu daha iyi anlamış oluruz. Hani bir halk deyişi vardır “ ne oldum dememeli ne olacağım demeli” yaşamımızın gelecekte ne getireceğini bilemeyiz. Yoksulluk, engelli duruma düşmek tehlikesi ile her an yüz yüzeyiz. Hepimizin birer potansiyel engelli ve yoksul olduğunu unutmayalım ve bu konumda olan insanlarımıza el uzatalım.

 152 total views,  2 views today

Next Post

ÖZÜLKÜ GAZETEMİZİ ZİYARET ETTİ

AK Parti Merkez İlçe Başkanı Mehmet Özülkü gazetemizi ziyaret etti. Ziyareti sırasında partisinin belediyecilik politikasını değerlendiren Özülkü,Anadolu illerinin gelişmesi Edirne gibi tarihi ve bir Avrupa Kentinin bu gelişmişlikten nasibini olamaması bizleri üzmektedir. Bugün Edirne’nin bulunması gereken yerde ,gelişmişlik düzeyi yüksek bir yerde olduğunu iddia edemeyiz,kentimizde başta çöp sorunu olmak üzere […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp