Bunlar fırsata dönüşmeli

admin

Ülkemizde bir süredir Avrupa Birliği’nin maddi imkanlarının devreye girmesiyle ve devlet imkanlarının da sağlanmasıyla ilimizin çeşitli kurum temsilcileri yurt içi ve yurt dışında çeşitli etkinliklere katılma imkanı buluyor.

Gerek Edirne Belediyesi’nin gerekse diğer STK’lardan bu tür toplantılara katılanlar panel ve konferanslarda sunulacak konuları belirleyecek bölgemiz yararına  kullanıp onlardan ders çıkaracak fikir düzeyinde olmaları gerekir.

Yoksa laf olsun diye bu toplantılara katılıp ele geçen fırsatları turistlik gezi durumuna getirenler  böyle toplantılara gönderilmemeli.

Ne yazık ki  bölgemiz ekonomisi için çok  yararlı olabilecek konuların gündeme getirildiği ve  Edirne’nin tanıtımını sağlayacak böyle etkinliklerden  yeterince faydalanamıyoruz.

Bakıyorsunuz böyle önemli toplantılara ilgililer tarafından toplantılarda gündeme getirilecek konuları anlayabilecek anlatabilecek gerektiğinde soru sorabilecek düzeyde olmayan  sadece katılmış olsun diye katılması sağlanan kişiler toplantılara katılıp  hiçbir  not ve bilgi almaksızın geri dönenlere tanık oluyoruz.

Gerek ülkemiz kaynaklarıyla gerekse AB imkanlarıyla  gerçekleşen böyle bilimsel toplantılara panellere kurum ve kuruluşlarımız o toplantılardan ders çıkaracak ve ayrıca ilimizi tanıtabilecek seviyede kimseleri göndermeleri gerekmez midir?.

Çok önemli olan bu seçime yeterince özen gösterilmediğini, böyle toplantılarda sadece gezilen görülen ve yenilen şeylerden  bahsedilmesini  doğru bulmuyorum. Böyle önemli toplantılarda izlenen  bu anlayış değişmeli.

Hiç bir kurum ve kuruluş sadece turistlik gezi amacıyla böyle toplantılara elemanlarını gönderip söz verildiğinde konuşması  gerektiğinde madara olmamalı.

Buralara katılacak kimseler birikimli ve orada konuşulacak konular hakkında bilgi sahibi olacak kimselerden seçilmeli. Edirne’mizi temsilen etkinliğe katılan elemanları toplantılarda   gündeme gelecek konuları not etmeli konuşulanları can kulağı ile dinlemeli geri döndüklerinde bağlı oldukları kuruma  toplantı hakkında bilgi sunmalı, yararlarını  anlatmalı.

Ne acıdır ki böyle bir sorumluluğu üstlenen bilincinde olan  kimseler yok denecek kadar az.

Bunu  meslek kuruluş temsilcilerimizin üyelerinden öğreniyoruz.

Yöneticilerinin yurt içi ve yurt dışında çeşitli toplantılara katıldığını, bu geziler konusunda  kendilerine hiçbir bilgi verilmediğini, bu geziler konusunda basına da bilgi verilmediğinden yakındılar.

Mahalli basını da  incelediğimizde  kuruluşlarımızın  böyle bilimsel ve bölgemiz açısından yararlı olabilecek  toplantılarla ilgili  haberlerin yok denecek kadar az olduğunu tanık oluruz.

Bunun ne kadar doğru olduğunu okuyucularımızın bilgisine sunarım. Bir kurum adına böyle toplantılara katılanların “ bu konu kimseyi ilgilendirmez sadece bizi bağlar” diye gerekçelerin arkasına sığınmaları doğru değildir.

Kentimize tanına bu imkanları yeterince değerlendirmeyip toplantılara laf olsun diye  katılmanın  hem o kuruluşlara hem de Edirne’mize yararı olmaz. Bu anlayışla, ilgisizlikle kentimizin yeterince tanıtımı yapılamaz.

Bölgemizin kalkınmasında, ekonominin gelişmesinde  en önemli faktör STK’larımız olacaktır.

Özellikle Edirne’miz turizmle kalkınacaksa bunun lokomotifi demokratik kurumlarımız üstlenecektir.

Böyle toplantılara gelen fırsatlara bilinçli kadrolarla katılıp burada kazandığımız deneyimleri bölgemiz için fırsata dönüştürmek zorundayız. Bunu yapmadığımız takdirde Edirne ekonomisi yerinde sayar bizler de ahla vahla avunuruz.

BUNU BİLİYOR MUSUNUZ

 KARAGÜMRÜK ADIN NEREDEN GELİYOR

Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet 1453 yılında İstanbul’u aldığı zaman İstanbul halkı  farklı etnik guruplardan oluşuyordu.

Her ırktan insanlar vardı. Padişah, bugün İstanbul’da Karagümrük semtinin bulunduğu  yerde ikamet eden halktan gümrük vergisi alması için “Kara Mahmut” adında birini komutan olarak görevlendirir. Gümrük işleri ile görevlendirilen bu kişi  nedeniyle  buranın adı Karagümrük olarak   kalır.

EŞEK BEYGİR İNEK

Bir gün eşek, inek  beygir insanlar arasına katılıp  kaynaşmak istemiş.

Bir süre sonra bu üç hayvan tekrar bir araya gelip durum değerlendirmesi yapmışlar. Beygir kemikleri çıkmış perişan durumdaymış kendisine neden böyle olduğu sorulduğunda “ Hiç sormayın insanlar bazen üzerine biniyor bazen ise arabada yük taşıyorum bu nedenle bu duruma geldim” demiş.

Toplantıya katılan inek insanlardan yakınmış. Beni boğaz tokluğuna çalıştırdılar sütümü sağmaları yetmiyormuş gibi sabana koştular tarla sürdürdüler ellerinden zor kurtuldum” diye cevap vermiş.

Bu olanlara kıs kıs gülen eşek ise daha dinç durumdaymış. Ona durumunu sorduklarında, “Ben insanların toplu bulunduğu alanlarda anırdım ben anırdıkça insanlar alkışladı.’ Yaşa var ol’ dediler. Bana çok iyi baktılar, çok bol yem verdiler her  isteğimi geri çevirmediler. Bana sıkın başımızdan ayrılma diye yalvardılar” demiş.

ERMENİSTAN’IN  3- “T” Sİ

Ermenistan’ın bu 3-“ T” isteği Tanıma, Toprak ve tazminat olarak tanımlanıyor.

Ermeniler Türkiye’nin soykırımı  tanımasını  bunun karşılığında    ülkemizden tazminat  talep ediyorlar.

Ermenistan  anayasasında  Türkiye’den toprak talebi var.  Ermeniler Kars, Van, Ağrı  illerimizin kendi sınırları içinde olduğunu  söylüyorlar. Ermenistan Milli takım  formalarında Ağrı Dağı( Ararat) figürü bulunmaktadır.

 72 total views,  2 views today

Next Post

YETİMOĞULLARI; “gençlerimiz ata’mızın mirasına sahip çıkmalı”

Edirne Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Levent Yetimoğulları derneğin etkinlikleri konusunda yaptığı açıklamada, Ülkede gelişen sosyal ve siyasi sorunları gündeme taşınması  konusunda ilk görevin kendilerine düştüğünü belirterek; “ Ülkemizin içinde bulunduğu durum ortada .  Bu iktidarın 14 yıldan bu yana yaptıkları ve yapmak istedikleri ortada.             […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp