Belediye  Başkanı Hamdi Sedefi düzenlediği basın toplantısında   bazı acı gerçekleri dile getirdi. Başkanın ifadesine göre, Edirne’ye yakışmayan olmaması gereken işler  bunlar. Bu kenti mesken tutanların aklının ucundan dahi geçmemesi gereken sorunlar .

Sedefçinin toplantıda değindiği konulardan birinde  gündeme gelen konu şu.

Bir turizm kuruluşu Edirne’de toplantı yapmak istiyor. Bu toplantı için Edirne Belediyesinden yardım talebinde bulunuyor. Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi bu isteklerin yerine getirilmesi  sözü veriyor.

Bunda amacı Edirne turizmine katkı yapmak,halkın refah düzeyinin artmasına katkı sağlamak.Bunu dikkate alarak  Edirne Belediyesi olarak bu etkinliğe destekleme sözü veriyor. Bu toplantı nedeniyle davetiyelerinin dağıtımı yapıldığında, Başkan Sedefçi bakıyor ki, bu zatlar, Belediye Başkanını protokol listesine alıp açılışta bir konuşma yapmasına gerek duymamışlar.

Bu durumda kim olursa olsun tepki gösterir. Sedefçi de onu yapıyor.”Benim destek verdiğim bir etkinliğe beni layık görmüyorlarsa ben bunlara neden yardım yapayım” diyor. Bu tavrında haklı değil mi?

Sedefçinin toplantıda değindiği bir başka  sorun ise, Edirne’ye  su nakleden kanalların “ziftli kartonlar” atılıp su akışını engellenmek istenmiş. Meğer, Edirne’de bir süredir suların çok az akmasının sebebi bu imiş.

Kente su sağlayan kanala böyle halt işlemek kimin aklına gelebilir.

Halkın su içmesini engellemek,insanlarımıza su sıkıntısı çektirmek kimin işine yarar.

Bu ziftli kağıtlar su kanalına kendiliğinden oraya gelmedi. Birileri bu haltı işlediği kuşkusuz. Bunun adı “sabotaj”  olmuyor mu?

Yine toplantıda belirtilen bir başka konu ise, Anıtlar Kurulunun Belediyenin, “Ödüllü Sağlık Müzemiz”  önündeki bozuk yolun asfaltlaması, müzenin su baskınından korunması için yaptığı hizmetlerin “tarihi dokuya zarar veriyor” gerekçesi ile  Anıtlar Kurulu tarafından Yeniimaret Mahallemizdeki”Sağlık Müzesi” çevresinin asfaltı sökülerek eski haline getirilmesini teklifi oldu.

İnsanın bunu teklif etmesi, buranın eski hale gelmesini savunmanın mantıklı bir yanı olamaz.

Fakat Anıtlar Kurulumuz yeni Rektör’ümüzün de desteğini alarak  Edirne Belediyesinin bu hizmetine karşı çıkıyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse, hizmette Edirne’ye zarar vermek için seferber olan çevrelerin olduğu endişesine kapılanların oranı her geçen gün artıyor.  Bugüne kadar bunun çeşitli örneklerini yaşadık. Bunlar da onlardan biri.

Tarihi Köprülerin onarımları yıllardır bitirilemiyor neden?

Yine tarihi köprülerimiz aydınlatılacaktı bu bir türlü gerçekleşmiyor neden?

Bunlar gibi onlarca örneği sayabilirsiniz.Olanları üst üste koyduğumuzda insanlarımız haklı olarak endişeye kapılıyor.

Bu kentte yaşayan, halkın yararını  düşünen biri bu hizmetlerin yapılmasına,Edirne’nin daha çağdaş bir kent olmasına engel olmamalı .

Belediye Başkanı Sedefçi ve Edirne’de sağduyu sahibi insanlar gibi ben de UNESCO’nun onayladığı “Selimiye Projesinin”  Anıtlar Kurulu’nca geciktirilebileceği endişesini taşıyorum. Dilerim yanılmış olurum.

Eğer bu,  Edirne’miz için hayati önemi olan bir proje engellenirse  buna alet olanlar yaptıklarının vebalini yaşamı boyunca ödeyemezler.

Bu olanları gördükten sonra, bazı çevrelerin, kurumların Edirne’ye önyargılı yaklaşmaları bizleri endişelendiriyor. Edirne gibi ülkenin vitrini ve onuru olan bu kent insanımız bunu hak etmiyor.