CHP’NİN ADAY BEKLENTİSİ

admin

fikri_yalin_koseCHP Türkiye’de Belediye Başkan Aday Adaylarını en erken açıklayan parti oldu. Belediye başkanlığı için aday adayı olan partililer yaz ayları süresince mahalle mahalle turlayarak partisinin propagandasını yaptı ve göreve geldiğinde yapacaklarını anlattı. İş adaylık açıklamasına geldiğinde diğer partiler adaylarını bir bir açıkladı. Benim adayı bu diyerek kamuoyuna duyurdu.

En önce aday adaylarını açıklayan Türkiye’de en çok oy aldığı illerin başında olan CHP hala belediye başkan adayını açıklayacak. Daha önce Aralık ayı içinde açıklanacak diye duyuru yapıldı. Biz dahil herkes ha açıklandı açıklanıyor beklentisine girdik. Çeşitli bahanelerle açıklanma tarihinin ertelendiğini söylediler. Bu kez yeni yılda açıklanacağı bildirildi. Ocak ayının beşinde kesinlikle açıklanıyor dendi. Baktık ki bu gün de boş çıktı. Son olarak öğrendik ki, Ocak ayının on dokuzunda açıklanacakmış. Yılan hikâyesine dönene bu iş partililerin huzurunu kaçırıyor.

Bu gecikme nedeniyle çeşitli söylentiler gündeme geldi. Bu ertelemenin iki milletvekili arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığını söyleyenler var. Edirne adayının erken sızdırılmasının Parti Genel Başkanının tepkisine neden olduğunu iddia edenler var.

Aday açıklanmasındaki gecikmenin parti üst düzeyinde “senin adamın olsun benim olsun” sürtüşmesinden ileri geldiğini söyleyenler de var. Aday açıklanması böyle gecikirse bu tür söylentilerin olması kaçınılmaz oluyor. Partililer bu söylentilerden tedirgin.

İlin en güçlü partisinde böyle sorunların yaşanmaması gerektiğini belirten partililer. Bu parti kimsenin babasının malı değil. Bizden sonra aday adaylarını açıklayan partiler adaylarını belirleyip çalışmalara başladılar. Bu adaylar partimizin aleyhinde söylentiler yayıyorlar “CHP içinde kavga var onun için adaylarını açıklayamıyor”

benzeri söylentiler yayıyor partimizi kötülüyorlar, onların kavgası bitmez diyarlar. Bu söylentiler partimizin çok rahat kazanabileceği bir seçimi tehlikeye sokuyor.

Edirne merkez ile en büyük ilçenin belediye başkan adaylarının açıklamaması ister istemez halkın kafasında kuşku yaratıyor. Genel merkez her şeyi hazırladı. Adayını belirledi açıklanması an meselesi dendi, partililerimiz beklemede. Bu ne demek oluyor.

Olanları parti tabanının da öğrenmesi piyasada dolaşan yanlış söylentilere maruz kalmaması gerekir. Seçimi kazanmaya garanti gözü ile bakanlar bu çelişkili tavırları ile işi zora sokuyorlar. Bunun sonucunda fatura keme çıkacak. CHP’nin bu koşullarda Edirne’de oy kaybetmesi ne anlama gelir.

Partide söz sahibi olanların bunları değerlendirmesi gerekir” diye şikâyetlerini sıraladılar. Bunda da haksız sayılmazlar. Şimdi gözler 19 Ocak gününe odaklandı. İnşallah o günde de bir tehir söz konusu olmaz.

10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ

 

Her yıl 10 Ocakta “Çalışan Gazeteciler” günü kutlanır. Basında “dokuz patron olayı” olarak bilinen bu günü tarihçesi şöyle.

1961 yılında zamanın hükümeti gazetecilerin çalışma koşullarında iyileştirme getiren 212 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi üzerine 9 Gazete sahibi bu kararı protesto amacı ile üç gün boyunca gazetelerini yayımlamama kararı aldı. Bu gelişme üzerine 10 Ocak 1961tarihinde basın mensupların haklarına ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak için Gazetecilerin sendika binasından topluca İstanbul Vilayetine kadar yürüyüş gerçekleştirdi. patronların boykotuna karşın basın çalışanları üç gün süre ile “BASIN” adında kendi gazetelerini

çıkardı. Gazetecilerin yöneticileri karşı bu hak arayışının başladığı gün olan 10 Ocak günü her yıl “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak kutlanıyor. O yıllardan bu yana baktığımızda basın hakları nereden nereye gelmiş. Bugün onlarca basın mensubu tutukla bakıyorsunuz basın mensuplarının büyük bölümü bunu gündeme dahi almıyor: o gün olduğu gibi bugün böyle bir hak arama yürüyüşü yapmak istense kaç basın buna destek verir. Çalışan Gazeteciler gününde bu konular bir kez daha gündeme taşınmalı. Basının bitmek tükenmez sorunları masaya yatırılmalı.

Basın mensuplarının dernekler çatısı altında bölünerek daha da güçsüz hale geldiği vurgulanmalı. Bugün basın mensuplarının hali ortada. Ne koşullarda çalıştıklarını bilmeyen yok: Basın mensuplarının güvencesi patronların iki dudağı arasında. Basın gibi önemli bir iletişim alanında çalışanların bu koşullarda çalışmasına izin verilmemeli.

İtibarı zedelenmek istenen basının daha fazla zarar görmemesi için başta basın çalışanları ve siyasiler olmak üzere basın çalışanlarının yaşam koşullarının iyileştirilmesi sosyal ve sendikal haklara kavuşması konusun da gayret sarf edilmeli. Bugün baktığımızda basın mensupları 1960’yıllarından daha geri düzeyde haklara sahipse bu hepimiz için utanç verici bir durumdur.

Bu arada Gazetecileri dernek çatısı altında toplayanlar laf yerine iş üretmeli. Basın mensuplarının bu temel haklarını gündeme taşınmalı. Gazetecilerin büyük haksızlığa uğradığı işlerinden atıldığı hapsedildiği bir dönemde tırsıp susan, bunu beylik sözlerle geçiştiren derneklerin basına mensuplarına bir yararı olamaz. Onlar bu işi bırakıp kendi köşelerine çekilsinler. Tüm bu olumsuzluklara karşın Basın emekçilerinin 10 Ocak “Çalışan Gazeteciler gününü” en içten duygularla kutlar basın çalışanlarının özledikleri haklara bir an önce kavuşmaları dileklerimi sunarım.

 106 total views,  2 views today

Next Post

10 Ocak ‘’Çalışan Gazeteciler Günü’’

Edirne Gazeteciler Derneği Başkanı Derya Sarılarlı, ‘’10 Ocak’ların artık bayram olarak kutlanmasına olanak sağlayacak, basın çalışanlarına daha demokratik, ekonomik hakların sağlandığı günleri sabırsızlıkla bekliyoruz’’ dedi. Sarılarlı, yaptığı yazılı açıklamada, 1961 yılında gazetecilerin çalışma haklarında önemli iyileştirmeler getiren 212 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesi üzerine, 9 gazete sahibinin, yasayı protesto etmek için […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp