CHP’nin sorunu kendi arasında

admin

fikri_yalin_kose          CHP’de daha önceki dönemlerde partinin etkin milletvekillerinden olan,  şimdi ise o eski günlerin arayışı içinde yurdun dört bir yöresini dolaşan. İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin partisinin Edirne il merkezinde yaptığı konuşmasında CHP’nin sorununun kendi içinde olduğunu partililer arasında yaşandığını bunun için başka sorunlu aramaya gerek olmadığı şeklinde sözler etti.

Hafta sonunda bir televizyon kanalıda kendisini bir kez daha izledim Tekin, yine buna benzeri sözleri söyledi.  CHP’yi tarif ederken “elmanın kurdu içerde”  benzetmesi yaptı.

Uzun yıllar bu partinin etkin görevinde bulunan bir kıdemli milletvekilinin bu tür şikâyetinin bir ucu kendisine uzandığı halde parti içi sorunları bugünkü yönetime havale etmek ne kadar inandırıcı olur, onun yorumunu yine bu parti mensuplarına havale ediyorum.

Aslına bakılırsa Tekin’in söylediklerinde büyük gerçek payı var, bu inkâr edilemez.

CHP içindeki muhalifler partisinin diğer partilerle özellikle iktidar partisiyle mücadele etmesine hiç fırsat vermiyor.

Bugün için muhalefet partilerinin kamuoyundan puan toplama fırsatları ayağına geliyor. Bakıyorsunuz anında bir parti içi sorun ve bunun medya tarafından kamuoyuna yansıtılması ile ana muhalefet partisi bir kez daha kendi içindeki sorunlarla cebelleşmek zorunda kalıyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu her  ne kadar parti içi sorunların ancak aralarında yapacakları toplantılarda gündeme getirilmesi konusunda uyarıda bulansa da, bu parti mensuplarının ağızlarında bakla ıslanmıyor, anında  medyaya yansıtılıyor. “Kol kırılır yen içinde kalır” diye bir söz vardır.  CHP için bu sözler geçerli değil, partinin sırları olması aralarında tartışılması gereken konular anında kamuoyuna mal ediliyor.

CHP bu soruna çözüm bulmadığı takdirde kamuoyuna güven vermesi oyunu artırması mümkün değil.

Siz bakmayın erken seçim istiyoruz blöfüne. Erken seçim gündeme geldiğinde partideki iç çekişmeler bir başka boyuta ulaşacak.

O zaman sandalye kavgası başlayacak. Bu durumda olan bir partinin etkin muhalefet yapmasının beklemek mümkün müdür?

Eğri oturup doğru konuşalım parti örgütlerinin ülkemizde meydana gelen olaylar ve bölgemizin sorunları hakkında ne kadar duyarlılar, hangi konu hakkında telefonları kanalıyla yazdıkları birkaç sözcüğün ötesinde tepki gösteriyorlar. Ülkemiz ateş çemberine döndü.

Genel Başkan Kılıçdaroğu “kelleyi koltuğu” almış ülkeyi dolaşıyor Peki parti örgütleri Genel Başkanının bu özverili çalışmasına, üstün gayretine ayak uydurabiliyorlar mı?

Hiç kimse hayal görmesin CHP üzerinden bugünkü ölü toprağını atmadığı birbiri ile kavgayı, çekişmeyi bırakmadığı sürece oyları yerinde sayar, bırakınız yerinde saymasını bugünkü konumu dahi arar durumu gelir.

Bu görüntülerin aksini iddia edenler varsa birkaç gün parti teşkilatlarının çalışmalarını izlesinler. Burada partinin il ve ilçe örgütlerinin yanında bu parti imkânlarıyla bir yere gelmiş yöneticiler de rehavet içindeler. Ne zaman akılları başlarına gelecek bilemiyoruz.

Bugün ülkemizde meydana gelen sorunlar onların aklını başına getirmiyorsa. Onun için söyleyecek bir şey yok. Bırakalım aynı yoldan devam etsinler. Zamanla yaptıklarının neye mal olduğunu anlayacaklar fakat iş işten geçmiş olacaktır.

ETKİLENMEMEK MÜMKÜN MÜ?

İki gün içinde ülkemizde yirminin üzerinde şehit verdik. Bu kadar eve yine ateş düştü.

Bu şehitlerimizin arasında aslen Sakaryalı olan aynı meslekten olan  babasının Edirne’de görevi sonrası kentimize yerleşen yuva kuran Usman  Çavuş  Sercan Gedikli’yi de teröre kurban  verdik.

Şehidimizin TOKİ konutlarında oturan ailesi haberi alınca gözyaşına boğuldu. Gencecik evlatlarını teröre kurban vermenin acısını yaşadılar. Sözün bittiği zamandayız. Ülkemizde meydana gelen olayları sözle tarif etmek mazeret yaratmak mümkün değil. Her gün gelen şehit haberleri bizi bu acıya ortak etmiyor.

Ülkemizde bu terör olaylarından etkilenmiyorsak, bize yazıklar olsun. Bakıyoruz hiçbir şey olmamış her şey yolunda gibi yaşam devam ediyor. Maalesef “ateş düştüğü yeri yakıyor”. Böyle olaylarda ne acıdır ki “ ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar” sözleri geçerli oluyor.

Halkımızın bu olanları kanıksaması bazı yayın organlarında magazin haberleri kadar değer görmemesi ülkemizin geleceği açısından da endişe verici bir gelişme. Allah sonumuzu hayır etsin…

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ,?

İLK ZABITAMIZ 1360 YILINDA KURULDU

İlk zabıta örgütü 1360 yılında yeniçeri örgütüyle birlikte kuruldu.

Yeniçeri ağasının emrinde olan örgütün başlıca görevi hükümet merkezinin güven ve dirliğini sağlamaktı.

Bu örgün 1826 yılında yeniçeri teşkilatıyla birlikte kaldırıldı.

1826’daki Askeri Muhtazamai Mansure ve Askeri Muntazamai Hassa, 1834 yılında Askari Redife adındaki örgütlerce sürdürülmeye çalışılan kolluk görevleri. 1845 yılında ilk kez bir düzene sokuldu. Bir tüzük çıkarılarak,” Zaptiye “ örgütü kuruldu. 1846 yılında bu kuruluş “ Zaptiye müşiriyeti” ( mareşallığı seviyesine yükseltildi. Yine o yıl kolluk işleri yeniden düzenlenerek, bütün polis örgütü yeni kurulan “ Zaptiye nezareti”ne bağlandı.

1907 yılında çıkarılan polis tüzüğünü 1913 yılında bir ikincisi izledi. İkinci tüzük polisin yetki, görev çalışma ve örgütlenmesine büyük yenilikler getirdi. Çeşitli araştırmalardan sonra 24 Mart 1923 yılında Ankara’da Emniyet Genel  Müdürlüğüne bağlı olmak üzere  ilk polis müdürlükleri  kurulup  çalışmalara başladı. 30-Haziran 1932’de çıkarılan yasayla polis resmi elbiseli ve sivil olmak üzere ikiyi ayrıldı.

 

 

 

 98 total views,  2 views today

Next Post

Ak Parti Belediyelerinin hizmet farkı var

                AK Parti Keşan İl Genel Meclisi üyesi Adnan Vural Meriç İl Genel Meclis Üyesi Mehmet Gürpınar ile birlikte gazetemize yaptığı ziyaret sırasında yaptığı açıklamada. Eski Edirne Milletvekili ve Sağlık Bakanı şimdiki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun tekrar bakanlığa getirilmesinden mutluluk […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp