ÇOCUKLARIMIZLA İLGİLENİYOR MUYUZ?

admin

Çocuklarımız bizim geleceğimiz, istikbalde neslimizi devam ettirip adımızı sülalemizi geleceğe taşıyorlar. Gençlerimiz için ne yapsak ne fedakârlığa katlansak azdır.

Çocuklarımızın Dünya’ya gözlerini açtıkları günleri şöyle bir hatırlayalım. O zorlu günlerden sonra geçen yıllarda ailelerin yavrularını hayata hazırlamak için tüm güçlüklere göğüs geriyor.

Gençlerimizin çocukluk yılları geçerek daha sonraki yıllara baktığımızda gençlerin aile bağlarının zayıfladığını, bazı ailelerde ise aile bağlarının kopma noktasına geldiğini görüyoruz.

Bu kopmada aile sevgisinin azalmasında tümüyle gençleri suçlayamayız. Ailelerin de çocuklarını anlamada, dertlerini sabırla dinlemede haklı taleplerini dikkate almada anne babaların suçlarımız yok mu?

Zaman hızla değişiyor. Bunun yanında çağımız insanlarının ihtiyaçları da buna paralel olarak değişikliğe uğruyor.

      Bugünün gençlerini yıllar öncesi babalarının, dedelerinin zamanındaki gençlik gözüyle değerlendiremeyiz.

Bunun için “bizim dönemimizde durum böyleydi biz büyüklerimize daha farklı yaklaşıyorduk gençler bizleri anlamıyor” şeklinde endişeye kapılmamak gerekir.

Gençlerimize yerli yersiz ve onların sorunlarını anlayıp dinlemeden yapılacak suçlamalar gençlerle aileler arasındaki bağların daha da zedelenmesine neden oluyor.

Bazı ailelerde bu sürtüşmeler daha ileri boyuta ulaşarak aile facialarına dahi neden olabiliyor.

Çocuklarımızın bizi anlamasını isteyeceğimiz kendi fikirlerimizde ısrar edeceğimizin yanında, bizlerin de gençleri anlamamız, sorunlarını dinlememiz gerekir.

Nehirlerin tersine akıtmamız mümkün olmuyor. Çağ ile birlikte her kesimde olduğu gibi gençlerin de ihtiyaçları değişiyor. Bunu engellemek mümkün değil. Onların her hususta bizler gibi düşünmelerini zorlamak aileleri ile bağlarının zedelenmesine neden olabilir. Kuşkusuz hiçbir aile durumun böyle olmasına neden olmak istemez.   Yalnız bu bir gerçek, ailelerde gençler ile anne babası arasındaki uyumsuzluk artarak devam ediyor.

Peki, gençlerimiz ailelerine karşı tüm isteklerinde haklılar mı ailelerinin hiç haklılık payı olamaz mı?

Uzun yıllar yaşam koşullarının zorlukları insanlarımıza bazı deneyimler kazandırıyor. Bunları zamanın koşullarına göre değişmeleri de dikkate alarak uygulamasını bilen babalar her durumda evlatlarının geleceklerini hazırlamada yardımcı ve destek olur, onların yararına olacak isteklerine olumlu yaklaşır.

     Bunun istisnaları olsa da genelde ailelerin evlatlarına yaklaşımı böyledir. Ülkemiz insanları ana babalar çok acılı, sorunlarla dolu bir dönemden geçerek bugüne geldi.

Aileler bu acı tatlı günleri yaşadı. Bu acıların, çilelerin faturaları birçok aileye pahallıya mal oldu.

Bunlardan örnek alarak babalar evlatlarının bu tuzaklara düşmemesini isterler. Bu arada o engelleri bahane ederek evlatlarını yaşam koşullarından uzak kendi dar kalıpları içinde kalmasını isteyen ailelerin çocukları üzerinde baskılarının olduğunu da unutmamak gerekir.

   Bugünkü yaşam koşullarının genel görüntüsüne baktığımızda gençlerimizin geleceğin güç şartlarına direnebilecek donanımda yetiştiklerini söylemek de mümkün değil.

Mesleğimiz gereği gençlerimizle her an iç içe yaşıyoruz. Çağın koşullarını kabul eden gençlerin halklı taleplerini benimseyen biri olarak, Bugünün genç neslinin gelecekte büyük zorluklarla karşılaşacakları endişesini taşıyorum.

     Gençlerimizin büyük bölümü hatta üniversite gençliğimiz toplumsal sorunlara duyarsız. Kendilerini yakından ilgilendiren konuların dahi gençlerin dikkatini çekmiyor, ilgi alanına girmiyorsa bu gençlerimiz gelecekteki hayatın güçlüklerini nasıl aşacaklar.

     Gençlerin bu ilgisizliği, kendileri için yararlı olmayacak bilgiler peşinde olmaları günübirlik yaşam sürmeleri gençlerimizin Atatürk’ün arzuladığı sorumlu gençlik görüntüsünden uzaklaştığı izlenimi veriyor.

Gençlerin bu durumundan mutlu olanlar, gençlerin hiçbir sorunla ilgilenmemesi sonucu kendi saltanatlarını sürdürmek isteyenlere rahat ortam getirebilir.

Gençliğin bu görüntüsünün gençlerimizin genel durumunun kendileri ve ülke geleceği açısından yararlı olduğunu söyleyebilir miyiz?

 156 total views,  2 views today

Next Post

Meriç Köprüsü’nün Ayakları Rahatladı

Edirne şehir merkezini Karaağaç’a bağlayan ve Pazarkule Sınır Kapısı güzergâhında olan tarihi Meriç (Mecidiye) Köprüsü’nün köprü ayaklarına takılan ağaç kütükleri temizlenmeye başladı. Nehir suları tarafından taşınarak Meriç Köprüsü’nün köprü ayaklarına kadar gelen ağaç kütükleri temizleniyor. DSİ 11’inci Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışmalar sonucu köprüye zarar verdiği tespit edilen ağaç […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp