COVİD-19 SÜRECİNİN UZUN VADEDE SOSYAL, EKONOMİK VE EĞİTİM AÇISINDAN ETKİLERİ NELER OLACAKTIR?

admin

Türkiye Değişim Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Murat Er yaptığı açıklamada; “Yaklaşık 2 yıldır tüm Dünyayı kasıp kavuran bir salgın süreci ile karşı karşıya oluşumuz ve tabi ki bunun ülkemizde ki etkileri de aşikârdır. Kısaca hafızamızı tazeleyecek olursak Çin’de görülen bu vaka sonrası bir müddet ülkemizde hiçbir pozitif vakanın olmadığı açıklanmış ve sonunda tüm ülkelere sirayet ettiği gibi bizim ülkemizde de bir pozitif vaka belirlendiği Sayın Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca tarafından ilan edilmişti. İşte burada kâbus bizim içinde başlamış olup geçtiğimiz 14 ay boyunca devletimizin almış olduğu tedbirler doğrultusunda bu salgın ile mücadelemiz toplumsal olarak devem etmiştir.

 Peki, ne idi alınan tedbirler?

Salgın ile mücadele noktasında ne kadar etkili oldu?

Her şeyden önemlisi kısa vadede ki değil uzun vadede bu salgının toplumsal etkileri ve alınan tedbirlerin sosyal, ekonomi ve eğitim alanında ki sonuçları neler olacaktır?

                16 Mart 2020 tarihinden itibaren başlayan tedbirler Bilim Kurulu görüşleri doğrultusunda güncel vaka sayıları esas alınarak uygulanmaya başlanmış ve süreç içerisinde yeni tedbirler getirilim ya da mevcut tedbirlerin artırılıp azaltılması ile yaklaşık 13 aydır devam etmektedir. Bu tedbirler;

Yüz yüze eğitim yerine online eğitim sisteminin getirilmesi,

18 yaş altı ve 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın sokağa çıkma yasağı,

AVM lerin kapatılması,

Zaman zaman tam kapanma tedbirleri (3 günlük tam sokağa çıkma yasağı vb.)

Cafe, restoran, kuaför gibi esnafların kapatılması,

Toplu taşıma araçlarını belirli yaşta ki vatandaşların kullanamaması vb.

Birçok tedbir 13 aydır hayatımızda belirli dönemlere uygulanmış ve uygulanmaya devam etmektedir.

                COVİD-19 UN VE UYGULANAN TEDBİRLERİN EĞİTİM AÇISINDAN KISA VADEDE VE UZUN VADEDE Kİ ETKİ VE SONUÇLARI NELER OLACAKTIR?

                Alınan tedbirlerin büyük bölümü şüphesiz çocuklarımızın eğitim alanı ile ilgili tedbirler oldu ki bunu gerek sosyolojik gerek pedagojik açıdan incelediğimiz de olumsuz etkileri kaçınılmaz olacaktır. 18 yaş altı çocuklarımızın uzun süre sokağa çıkma yasağı gerek fizyolojik gerek psikolojik gerekse akademik açıdan negatif sonuçlar doğurmuştur ve doğuracaktır. Ancak önce sağlık prensibinden hareketle elbette bu alanda tedbirler alınması gerekirdi ve alındı bu tedbirler Bilim Kurulu kararları eşliğinde olduğundan mutlaka bilimsel kararlara dayandırılarak tüm bu etkiler düşünülerek alınmış kararlar olduğunun bilinci ile birlikte sonuçlarının da neler olacağını birlikte değerlendirmek isterim.

Birkaç örnek ile inceleyelim;

2018-2019 Eğitim Öğretim yılında 12.Sınıf (YKS Hazırlık) öğrencileri üniversiteye girdiler ve 2019-2020 eğitim öğretim yılının 1. Yarıyılı sonunda Mart-2020 de tedbirler alınmaya başlandı. Yani bu nesil çocuklarımız sadece 1 dönem okula gidebildi ertesi yıl ise yani 2020-2021 eğitim öğretim yılı tamamen online geçtiğinden geçtiğimiz 2 yıl içerisinde sadece 1 dönem yüz yüze eğitim almış oldular. Peki, kimler var bu grubun içerisinde?

                2 yıllık bir Yüksek Okula giden ve sadece 1 dönemlik eğitim ile bu yıl mezun olacak olan çocuklar ve yine bunların içerisinde ACİL TIP TEKNİSYENLİĞİ, RADYOLOJİ, PATAOLOJİ vb sağlık ile ilgili hayati öneme sahip bölümler var. Birkaç yıl sonra bir kazaya ilk müdahale için olay yerine gelen ambulansın içerisinde ki acil tıp teknisyeni bu 1 dönem eğitim alarak mezun olmuş çocuklardan birsi olacaktır. Ya da bir kanser hastasından alınan kanserli hücrelerin incelenmesi değerlendirilmesi ve ilgili uzman doktora göndereceği rapor ile tedavisinin belirlenmesinde önemli rol oynayan patoloji uzmanları yine bu çocuklarımızdan oluşacaktır. Bu örnekler sadece sağlık ile ilgili değil her alanda çoğaltılabilir hiç okula gitmeden 3. Sınıfa geçen Mühendisler ki 3 ve 4 te ne kadar gidecekleri belli değil vb.

                En azından tedbirler şöyle alınmış olsa idi üniversite öğrencileri ile ilgili; zaten bir pandemi sürecindeyiz ve yeterli sağlık personeline ihtiyacımız var sağlık bölümü öğrenciler hastanelerde görevlendirilip hep pratik bilgi kazanmaları sağlanabilir hem de bu mücadele esnasında sağlık ordumuza katılmış birer elaman olarak bu salgını yenme noktasında alınan tedbirlere güç katabilirdi.

                İlkokul öğrencilerinde durum daha da vahim ki henüz 1.Sınıfa başlamış minik çocuklarımız daha okuma yazma bile öğrenmeden kendilerini 3. Sınıfta buldular ve 4.Sınıfta okula gidip gitmeyecekleri belli olmadan 4+4+4 eğitim sisteminin ilk 4 bölümünden mezun olmuş olacaklar. Yine ilkokul 3. Sınıfta iken pandemi tedbirleri ile online eğitime geçiş yapan çocuklarımız bu yıl mezun olacak ve ilkokula sadece 2 yıl giderek bitirmiş olacaklar.

                Aynı durum LGS ve YKS öğrencileri içinde gerek iyi bir liseye yerleşme amacında olan gerekse kendilerini üniversiteye taşıyacak en önemli yıl olan öğrencilerimiz içinde eğitimsel açıdan olumsuzluklar olarak yaşanmıştır.

                Velhasıl 13 aydır uygulanan tedbirler ne kadar amaca ulaştı bir tartışma konusudur yine şüphesiz alınan her tedbir sağlığımızı koruma ve bu salgını yenme amaçlı idi ve yetkililer de mevcut şartlar doğrultusunda kararlar vererek almış olduğu kararlardı. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki özellikle eğitim alanında alınmış olan kararların etkileri kısa vadede değil uzun vadede gerek sağlık gerek üretim gerek hizmet sektöründe olumsuzluklarını hissettirecektir. Gönül isterdi ki bunlar da dikkate alınarak günü kurtarmak için değil geleceğimizi planlayarak önlemler alınmış olsundu. En azından hibrit eğitim modeli ile çocuklarımız belli bir eğitim düzenine yüz yüze devam etmiş olsalardı…

                COVİD-19 UN VE UYGULANAN TEDBİRLERİN EKONOMİK VE SOSYAL AÇIDAN KISA VADEDE VE UZUN VADEDE Kİ ETKİ VE SONUÇLARI NELER OLACAKTIR?

                Covid-19 tedbirleri kapsamında ekonomik olarak etkilenen en büyük kesim özel sektörde ki işveren ve çalışanlar olmuştur. Bir ülkenin eğitim, sağlık, kültürel vb gelişimi ne kadar önemli ise ekonomik gelişim, üretim ve tüketimde bir o kadar önemlidir. Salgın tedbirleri kapsamında bir çok esnafın kapatılmış olması hali ile onları bir ekonomik zorluğun içerisine soktuğu gibi iş yapamamaları da üretimin olmamasına yani zincirleme birbirine bağlı olan bir ticari zarara yol açmıştır. Tabiî ki alınan tedbirler ile birlikte işveren ve işgücüne destek amaçlı bir takım tedbirler alınmış olsa da bunlar yeterli olarak ekonomik bir ferahlık sağlamaya yetmemiştir. Ekonomik tedbirler kapsamında;

Kçö (Kısa çalışma ödeneği)

Nakdi yardım dersteği

Kira yardımı

                Gibi tedbirler alınmıştır. Ancak KÇÖ son 3 yılda 450 gün çalışmış olan işgücüne tanımlanmış olup pratikte şu sorunu getirmiştir ki 450 günü tamamlamayan personel hem işverene cari kayıpların çok yüksek olduğu bir dönemde yük olmuş hem de işveren maaş ödeyemeyince bunları ücretsiz izne çıkartmak zorunda kalmıştır. Ayrıca Mart-2021 de KÇÖ nün bitmiş olması ve süresinin uzatılmaması da büyük bir sorun teşkil etmektedir ki önümüzde ki günlerde sonuç olarak yine işten çıkarmalar veya ücretsiz izne ayırmalar söz konusu olabilir. Madem bir tedbir var burada bir kriter getirmeden çalışan herkese ya da işini kaybetme tehlikesi yaşayan herkese eşit olmalıydı ki işverende istihdamı daha fazla gerçekleştirsin, üretim artsın ve zincir birbirini tamamlayabilsin. Ayrıca önemle tekrarlıyorum ki KÇÖ süresi en azında 3 ay daha uzatılmalıdır.

                Nakdi yardım desteği geçen yıl ilk pandemi önlemleri kapsamında KÇÖ den faydalanamayan işgücü için başvuruları açılmış ve günlük 39 TL aylık 1200 lira gibi bir yardım ile az da olsa işverene ve işgücüne nefes aldırmış ancak 17 Nisan 2020 den sonra işe girenler için başvuru alınmamıştır. Bu da işverenin ekonomik kaygı nedeni ile yeniden bir kapanma halinde maaş ödeyememe korkusu nedeni ile istihdam sağlamamasına yol açmıştır. Özellikle nakdi yardım desteğinin yeniden başvuruya açılması ekonomik açıdan gerekli ve acil bir durumdur.

                Kira yardımı olarak ise devlet esnafa 500 TL gibi bir yardım öngörmüş bu pratikte esnafın hiçbir derdine çare olmadığı gibi total rakamda da devlete bir yük olmaktan başka bir sonucu olmamıştır. Bunun yerine özel bir kararname ile esnafın özellikle belirli bir süreden fazla işyerinde oturan kirasını düzenli ödemiş olanların kira ertelemesi ve pandemi sürecinde ki kiraların zamana yayılması gibi bir önlem alınmış olsa idi hem çok daha yararlı hem de işvereni daha gerçekçi rahatlatacak bir tedbir olurdu.

                Kısaca özetlemek gerekirse “her şeyin başı sağlık” ilkesinden hareketle gerek ülkemizin gerekse tüm dünyanın birinci önceliği şu anda salgın ile mücadeledir. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki bir toplumun dünya üzerinde gelişmişlik seviyesi eğitimi ile ekonomisi ile sosyal yaşamı ile doğrudan alakalıdır. 13 aydır alınan tedbirler ile vaka sayımız hala 40 bin üzerinde ise bence hem alınan önlemleri hem de bu önlemlerin uzun vadedeki etkilerini yeniden değerlendirmek önemli ve elzemdir.  Bir an önce normalleşme dileği ile…”ifadelerine yer verdi.

 1,222 total views,  38 views today

Next Post

Son Bir Haftada 25 Terör Örgütü Mensubu Yakalandı

Edirne’de 01 Nisan 2021 tarihinde yapılan operasyonlarda yasadışı yollardan yurtdışına çıkmaya çalışan 4 FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu yakalandı.Edirne İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Enez ilçesinde yapılan operasyonda yasa dışı yollardan yurtdışına çıkmaya çalışan Y.S. ile G.S. isimli FETÖ silahlı terör örgütü mensubu 2 kişi yakalanarak gözaltına alındı.Yine aynı gün, […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp