Televizyonları açarken ellerimiz titriyor” acaba bugün televizyonda,gazetelerde kötü bir haber var mı” diye endişeleniyoruz.

Güneydoğudaki kanayan yara terör belası  ne zaman son bulacak. Terör kurbanları evlatlarımızın evlerine ateş düşmeye devam ediyor. Şehitlerimizin cenaze törenlerine bakıyorsunuz genellikle dar gelirli ailelerin evlatları.

Şehir,köy mezarlıklara bakınız, her bölgede şehit mezarlıkları doldu” Analar ağlamasın diye yola çıkanlar ana feryatlarının dinmediğini görünce neler hissediyorlar”? şehitlerimiz için düzenlenen  törenlerine bakınız.

Ailelerin yüzlerindeki acılara dikkat ediniz ve onların yerine kendimizi koyalım.Cenaze törenine katılanlar oradan ayrıldıktan sonra bu acı unutulur.Evlat ve eş acısını ömür boyu  yakınlarını kaybedenler çekiyor. Halk tabiriyle”Ateş düştüğü yeri yakıyor”.

  Bu öyle bir acı ki, her şehit cenazesi duyulduğunda daha da artan dayanılmaz hale gelen,ömür boyu süren    bir acı. Her gün şehit haberleri ile uyanan toplumda moral kalır mı?

    Kalorifercilik yaparak geçimini sağlayan, oğlu Güneydoğuda asker olan bir aile ile konuşuyorum. Yüzüne baktığınızda durumunu,çektiği acıyı  anlamak mümkün.

Geceleri rahat uyuyamadıklarını Bazen eşinin korkulu rüya görüp kendisini uyandırdığını ara bir yatağından kalkıp oğlunun sağlığı için dua ettiğini anlattı. Her telefon çaldığında ,her haber dinlediğinde irkildiğini tansiyonunun yükseldiğini söylüyor.

   ”Oğlum askere gitmeden önce belli bir hastalığım yoktu.Askere gittikten sonra hanımla  ikimiz hastane hastane dolaşıyoruz. Terör bölgesinde asker yakını olan aileler evlatlarının vatani görevi sona erinceye kadar ne çektiklerini bizim gibi acı ,çile çekenler bilir.Yaşam düzenimiz bozuldu.Sinir sistemimiz felç oldu.Ülke yönetiminden sorumlu olanlardan tek dileğimiz bir an önce bu terör sorununa çare bulmaları.

Aksi halde toplumda bu gerginlik ilerde daha büyük sorunlar yaratır. Şehit haberleri sıradan magazin haberlerinden daha değersiz haber haline geldi.

Gençlerimizi bir “Hiç” uğruna daha ne kadar kurban edeceğiz.Ülke idaresi  sorumluları, attığı zaman “mangalda kül bırakmayan” zatlar nasıl yataklarında rahat uyuyabiliyorlar” Asker ailelerinin özellikle terör bölgesinde evlatları hizmet gören ailelerin durumu bu. Doğru söze ne denir…….

HARABE EVLERE ÇÖZÜM BULUNMALI

Edirne merkezindeki mahallelerde harabe halinde, içleri çöplüğe dönüşmüş yüzlerce ev var. Buraları adeta mikrop yuvasına dönmüş.Atılan çöpler biriken pislik nedeniyle oluşan kokudan çevresinden geçilmiyor.Birçoğunun sahipleri ortada yok.Belki var da binayı restore edecek maddi gücü yok.

Çöplüğe dönüşen tarihi binalarımız  yıllardır çirkin görüntüleri ile ortada.Bu görüntüler Dünya Kültür Mirası olan Edirne’mize  hiç yakışmıyor. Çevresi tahtalarla veya başka maddelerle  kapatılarak mı  başka yöntemlerle mi olur bilemem.

       Nasıl olursa olsun bu çirkin görüntüleri, binaların çöplük gibi kullanılmasını  engellemek  gerekir. Bunu sağlamak için belediyenin gücü yetmez.Üstelik Bu konu sadece Edirne Belediyesini ilgilendiren bir sorun değil. Mülki ve Mahalli yöneticiler bu çirkinliklere bir çare bulmalı.

Edirne’yi ziyaret eden yerli ve yabancı konuklar sadece Saraçlar Caddesi ve çevresinde tur atmıyor. Kentin diğer mahallelerini de merak edip  gezip görmek istiyor. Bu durumda gördükleri manzarayı tarife gerek yok.

Sanırım, yetkililer  bir gündem maddesine bu konuyu da ilave eder. Böylece şehrimizdeki harabe ev çirkinliklerinin geçici de olsa önüne geçilmiş olur.