Demokratik kuruluşlar daha etkin olmalı

admin

fikri_yalin_kose

 

 

 

 

 

 

 

Bölgemizin ve ülkemizin kalkınmasında demokratik kuruluşların tüm meslek örgütlerinin oda ve borsaların etkinliği tartışılmaz.

Meslek kuruluşlarımız STK’lar bir vücudun kılcal damarları gibidir. Vücudumuzdaki damarlar iyi çalıştıkları sağlıklı oldukları zaman nasıl bedenimiz sağlıklı oluyorsa;

Demokrasimizin vazgeçilmez unsurları olan kitle örgütlerimiz sendikalarımız kısaca tüm meslek örgütlerimizin yöneticileri onun bunun etkisinde kalmadan kendi hür iradeleriyle kendi ilkeleri doğrultusunda sağlıklı görev yaptıklarında üyelerinin yasal hakkını dikkate alarak hareket ettiklerinde demokrasimizin çarkları da daha iyi döner.

Ülkemizde bu konuda da meslek kurumlarının görevlerini yapmalarında da aksaklık olduğu kuşkusuz.

Son “demokrasi ve Darbeye Karşı Miting” toplantılarında sağlanan birliktelik demokrasimiz için gerekli olan hakların alınmasında ve demokrasimizin her alana yayılmasında yasal hakların elde edilmesini sağladığımızı söyleyebilir miyiz?

Köylüsünden işçisine, esnafından ticaret erbabını temsil eden derneklerin yaptıkları etkinliklere ekonomi ve demokrasi alanında çabalarına bakalım.

Bugün demokrasi savunuculuğunu kimseye bırakmayan kuruluşlarımız daha önce bu konuya ne kadar duyarlı olduklarını gözden geçirmeleri gerekir.

Dikkatimi çekti Yurdun her yöresinde meslek kuruluşları basın organları kanalıyla yaptıkları açıklamalarla tavırlarını ortaya koydular.

Bizim bölgemizde bu kuruluş temsilcileri sadece darbeye karşı toplantılarda söz hakkı verildiğinde açıklamalarda bulundular.  Yöresel olarak kendi iradelerini ortaya koyarak yaptıkları bir açıklama olmadı.

Ankara’daki baş yöneticilerin açıklamaları ile yetindiler. Demokrasi savunuculuğu sadece Ankara’dan esen rüzgâra göre yönlendirilmez. Her bölgeden kurum temsilcileri bu yönde tavırlarını koymalı açıkça altlarına imzalarını atarak  “bizim tavrımız da bu” demeli.

Meslek kuruluşları ülkenin rejimini sahiplenmenin yanında yaptıkları çalışmaları ile de bölge ekonomisine katkılarını açıkça belgelemeli ve kamuoyuna duyurulmasını sağlamalı.

Defalarca gündeme getirdim, meslek kuruluşlarımız odalarımız, yurtiçi ve yurt dışında bölgemize yararlı hizmet sağlayabilecek toplantılara katılıyorlar. Kuşkusuz burada Edirne için yararlı olabilecek girişimlerde bulunuyorlar.

Peki, bundan kamuoyunun ve üyelerinin ne kadar haberi oluyor. Bu tür etkinlikler gizli yapılan toplantı görünümünde olmamalı.

Yurtiçi ve yurt dışında sayısız toplantılar yapılıyor. Edirne bu yönden çok şanslı illerin başında geliyor.

Bu toplantılar turistlik geziler düzeyinde etkinliklerden gerekli dersler çıkarılmadan gereken notlar alınmadan yapılmamalı.

Kurum ve kuruluş yetkililerimiz buradan Edirne’nin yararına olabilecek imkânlardan azami ölçüde yararlanmalı, buralara toplantılar en iyi izleyecek düzeyde kadrolar gönderilmeli.

Demokratik kuruluşlarımıza sağlanan imkanlar bu amaçlar için değerlendirilmeli.

Yıl içinde ve dışında yapılan böyle etkinliklerin sonunda haber olarak basına yapılan açıklamalara bakıldığında çoğu kez suya sabuna dokunmayan beylik sözlerden oluşan açıklamalar yapıldığını görüyoruz.

Halkımız ve bu meslek kurum mensupları bu gezilerde bölgemize yönelik ne tür hizmetlerin yapıldığını,  bu gezilerin ne yarar sağladığını öğrenmek ister.

Edirne’de meslek kurumu üyelerinden toplantılar konusunda endişelerini içiren yakınmalar geliyor             “Yöneticilerimiz bizim adımıza toplantılara katılıyor. Bu toplantıların amacının ne olduğundan ne yarar sağladığından haberimiz olmuyor.  Böyle etkinliklere katıldıktan sonra bilgi sahibi olmamız gerekmez mi?

Ayrıca böyle toplantılardan kamuoyu da bilgi sahibi olmalı, ne yazık ki bu yapılmıyor. Yapılan panel ve seminerlerin bilgileri sadece o toplantıya katılanların arasında kalıyor.

Bunun böyle olmadığını kanıtlamak için de meslek kuruluş temsilcileri kendilerine bu hakkı sağlayan üyelerini ve halkı bilgilendirmeli ki yapılan etkinliğin yararlı olduğuna inanalım.

Gazete arşivlerini karıştırdığımızda bu sistemin sağlıklı işlemediğini görüyoruz. Tüm bunlar da demokrasimizin ve bölgemizin kalkınması için önemli faktörlerdir. Meslek kuruluş temsilcilerimizin yaptıkları yurtiçi ve yurtdışı etkinlerinin yararları konusunda üyelerini ve kamuoyunu bilgilendirmeleri gerekir.

Başka illerde sistem böyle işliyor. “Ben yaptım ben gidip gördüm iş orada kalıyor” demekle olmuyor.

Olmadığını da görüyoruz. Bir sürü vaatlerle halka moral vermeye çalışanlar aslında Edirne ve bölgenin kalkınması konusunda yeterli gayret göstermedikleri ortada.

Bunların başında da odalarımız ve meslek kuruluşlarımız gelmektedir.

 

1940 YILINDAN BU YANA DOLMUŞA BİNİYORUZ

Türkiye’de dolmuşçuluk ilk defa İstanbul’da 1940-1941 yıllarında başladı.

  1. dünya Savaşı sırasında yurt dışından taşıt alma imkânı olmayınca İstanbul şoförleri” Dolmuş” yoluyla yolcu taşımaya başladılar. Belediyenin dolmuşçulara açtığı savaş etkili olmadı. Halkın da benimsediği bu tür yolculuk İstanbul’dan sonra tüm kentlerde yaygınlaştı.

 60 total views,  2 views today

Next Post

Bilinçsizce atılan yağlar çevreye zarar veriyor

                  ATIK YAĞLARI GERİ DÖNÜŞÜME KAZANDIRIN Bilinçsizce atılan atık yağlar hem çevreye, hem doğaya zarar vermeye devam ediyor. Kevransaray’ın arkasında yer olan çöp konteynerlerine atılan atık yağlar, sıcağın da etkisiyle alev aldı ve konteynerden akan yağlar çevrenin zarar görmesine neden oldu. Konteyner […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp