Dinler arası dostluk ne güzel

admin

fikri_yalin_koseDünyamızdaki semavi dinlerin asıl amacı, toplumlar arasındaki dostluk ve kardeşliği sağlamak düşmanlıkları yok etmeyi sağlamak olarak bilinmektedir.

Dinlerin tarihini incelediğimizde tüm dinlerin barış amacıyla doğduklarını görüyoruz. Musevilik, Hıristiyanlık ve son din olarak bizim dinimiz İslamiyet aynı bölgede halkın refah ve huzur içinde yaşaması için ortaya çıkmıştır. İbadetlerinde, söylemlerinde, geleneklerinde bakıyoruz birbirine benzer yanları var. Duaların makamları da birbirine çok benziyor.

Edirne’deki Büyük sinagog’un açılışında Türk ve Yahudi halkı arasında süregelen dostluk daha sonra Hahambaşının ramazan ayında Selimiye Camiinde ve daha sonra Sinagog da yapılacak olan hava muhalefeti nedeniyle Ekmekçizade Kervansaray’da yapılan iftar yemeğine üç semavi dinin mensupları da katıldı.

İftar yemeğinde Hıristiyanların Papazı İslam müftüsü, Musevi Hahambaşısı da bir arada iftar açtı ve dua etti.

Tarihini incelediğimizde dinler arası ve aynı dine mensup olanlar arasında uzun yıllar süren savaşlarda milyonlarca insan din uğruna öldü. O acı günlerden sonra böyle dostluk görüntüleri kardeşlik tablosu insanı mutlu ediyor.

Bu mutlu görüntülerin özellikle bu dinler arası diyalogun çağdaş kent Edirne’de olması çok daha önem taşıyordu. Edirne bir kez daha demokrasi önderliğinin yanında dinler arası kardeşliğin de önderliğini yapıyordu.

Aslında,  çağdaş kent Edirne’de farklı dinden olan insanlarımız özellikle Musevilerle yarım asır süre ile aralarında hiçbir sorun olmadan dostça yaşamışlar, komşuluk ilişkilerini geliştirmişlerdir.  Yarım asır önce İspanyadan kovulan Musevilere Osmanlı Devleti kucak açmış Yahudiler Osmanlı sınırları içinde kendi vatanları gibi yaşamışlardır.

Edirne de bu huzurlu kentlerin başında gelmektedir. Kentimizde yaşayan, yaşı 60’ın üzerinde olan herkesin, Edirne’den göç etmeden önce Kaleiçi’nde yaşamış Museviler ile dostları vardır. Bazıları okul sıralarından bazılarımız ise ticari olarak Musevilerle dostluk kurmuşuzdur. Musevilerin Edirne’den ayrılmasından sonra dahi bu dostluklar azalmamış devam etmiştir.

İsrail’e gidenler Musevilerin Edirne’ye sevgileri eksik olmamıştır. Büyük Sinagog’un açılış töreninde bu dostlukların ne kadar güçlü ve köklü olduğuna tanık olduk. O yıllarda Edirne’de dostluk kurduğu kimselerle bir araya gelen eski Musevi dostlar veya yakınları Edirneli arkadaşları ile bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadılar. Bu arada eski anılarını tazelediler.

Edirne’de Musevi sayısı yok denecek kadar az olmasına karşın, Sinagog’un açılması ile bu kutsal yerde ibadet etmek için Yahudilerin Edirne’ye akın ettiklerine tanık olduk. Bu tür ziyaretler Edirne’nin tanıtımı açısından önemli olmasının ötesinde ilin ekonomisi için de yararlı olmaktadır.

Musevilerin Türk toplumuna, Edirnelilere ticari yönden sayısız  yararı olmuştur. Uzun yıllar göçebe hayatı yaşayan Türkler arasında ticaret faaliyetler yok denecek kadar azdı bu işi bizlere Museviler öğretti.

Bazı meslekleri de Yahudilerden öğrendik. İki toplum yarım asır bir arada yaşadı bu süre zarfında dostluğu zedeleyen bir durum yaşanmadı. Böyle temelli dostluğun devam ettiğine yapılan iftar yemeğinde de tanık olduk.

Yapılan tüm konuşmalarda da bu dostluğun yansımasını gördük. Konuşmacılar dinler arasında husumeti körüklemek isteyenlere de tepki gösterdi. Burada bir kez daha gördük ki halklar arasında hiçbir düşmanlık yok. Hangi ırktan olursa olsun sıradan halk düşmanlıklara karşı, direniyor dostça geçinmeyi arzuluyor.

Bu görüntülerden her dine mensup olanların alması gereken ders var.

Toplumları dinler arası düşmanlığa sürükleyen o ülkenin yöneticileri oluyor. Ne İslam ülke insanları ne de Musevilerin sıradan halkı hiçbir zaman düşman olmak istemez.

Bu dostluk rüzgârından en çok çevremizdeki İslam ülkeleri ders almalı. Özellikle on bir ayın sultanı denilen Ramazan ayında düşmanlığın son bulması gerekir.

Aynı dine mensup olan insanlar birbirini katlediyor bu yaptığı ile Allah hu ekber diye tanrıya sığınıyor. Kabede aynı çatı altında toplanıp ibadet eden hiçbir sorun yaşamayan Müslümanlar bu kutsal mekandan çıktıktan sonra birbirini boğazlaması büyük çelişki olmuyor mu? Dünyanın en son dini olan İslam dini mensuplarına bu görüntüler hiç ama, hiç yakışmıyor.

 5 total views,  2 views today

Next Post

Yorulmaz, "bu yıl TMO doğrudan alım yapacak"

Toprak Mahsullerinin ürün alımı ve uygulanacak yöntem ve Meriç ve İpsala köylerinde meydana gelen dolu felaketi ile ilgili olarak açıklama yapan Edirne Ziraat Odası Başkanı Cengiz Yorulmaz. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)nun bu yıl direkt alım yapacağını belirterek; “  ekmeklik buğday fiyatları 862- kuruş olarak açıklandı. Ofis Borsa devreye girmeden direkt […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp