Eczacılar Haksız Mı?

admin

Son yıllarda eczacılar üzerine çok oyunlar tezgâhlandı. Hastalar ile eczaneler para konusunda karşı karşıya getirilmek istendi. Hastanenin alması gereken paralar eczanelerce tahsil edilmesi önerildi. Bazı hayati önemi olan ilaçların ithalatında zorluk çıkarıldı, hastalar ile eczaneler zor durumda bırakıldı.

Bu uygulamalarda eczaneler suçlu gibi gösterilmek istendi. Bir ara eczanelerin yaptıkları işin, ilaç satışının marketlerde yapılmasını önerenler de bulundu. Eczacılık mesleği öyle sıradan bir meslek değil diplomayı alabilmek için Üniversite Eczacılık Fakültesini bitirmek daha sonra da kendi imkânları ile eczaneni açmak zorundasın. Günümüz şartlarında bu kolay çözümlenecek bir sorun değil.

Eczacılar günü sonrası eczacılarla sohbet ederken önemli bir konu gündeme geldi. T.Üniversitesi sınırları içinde bir özel eczane faaliyete geçmiş. Kendi ifadelerine göre Burada eczane açan Eczacı. Abdullah Gül Hükümeti döneminde çevre Bakanlığı görevinde bulunan şu anda da Çay Kur Genel Müdürü olan İmdat Sütlüoğlu’nun oğlu imiş.  

Eczacıların ifadesine göre hastane sınırları içinde eczane açılmasına yasal olarak imkân bulunmuyormuş. Fakat bu kimse gerekli prosedürleri yerine getirip gerekli izini alarak eczanesini açmış.

Bugün Tıp Fakültesi sınırları içinde bulunan işyerinde faaliyetini sürdürüyor. Eczacılar bu uygulamayı kendilerine haksızlık olarak kabul ediyorlar. Hastaneye gelen hastaların ilaç ihtiyacı olduğunda hastane sınırları dışındaki eczanelerden ilaç alma yerine yakınındaki eczaneden alabilecek.

Bu zorunlu olarak haksız rekabeti doğuracak. Eczacılar, burada yasal olarak eczane açma izni verilmesinin mümkün olmadığını böyle bir imkân verilmesi durumunda kendilerinin de bu imkandan yararlanmak için başvurabileceklerini söylediler. Hastane sınırları içinde eczane açılacak diye bir duyuru yapılmadığını bunun başka kanallar kullanılarak yasal olmayan bu durumun yasal hale getirilmek istendiğini söylediler. Eczacılar Odasının bu haksızlığın giderilmesi için idare mahkemesine girişimleri olmuş şimdi onun sonucunu bekliyorlar.

Sen Edirne’nin  bir semtinde  bir müşteri gelsin diye gece gündüz bekleyeceksin zorluklara katlanarak  eczacılığını  yürütme çabasında olacaksın.diğer yandan yüzlerce hastanın ilaç ihtiyacı bulunduğu bir alanda olan bir eczane ile  rekabet etme imkanın olur mu. Bu diğer eczanelere haksızlık olmuyor mu?

   Bu eczanenin açılmasını onay verenler bunun haksızlık yaratabileceğini hesaba katmadılar mı?  Bugün için konu mahkeme safhasında eczacılar oradan çıkacak sonucu göre girişimlerde bulunacaklar.

AY SONUNDA BORSA SEÇİMLERİ VAR

Mayıs ayı sonunda Edirne Ticaret Borsasının seçimi var. Bunun sıradan bir seçim olarak düşünmemek gerekir. Ticaret Borsamızın çalışmalarını yeterli görenler olabilir.

Bunu üyeler değerlendirecek. Yalnız her fırsatta TOBB görevini öne süren bunu bir koz olduğunu kullanan. Yardımcının bu görevin Edirnelilere ne yarar getirdiğini de anlatması gerekir. Yapılan toplantıya bakıldığında bazı kurum yetkililerini suçlamak, kurumlar arasında husumeti yansıtan sözlerin yanında kahve sohbetini andıran bir toplantı yapıldı.

Halkımızın Ticaret Borsasından yeterince yararlanamadığı yönünde yakınmalar var. Bu modern tesisi sadece ürün satışı için kullanmak yeterli mi? Bunun çiftçilerin yararlanması sosyal imkânlarından üreticilerin faydalanması üreticileri eğitici seminer ve panellerin yapılması gerekmez mi? Bu yönde broşür ve dergi basılıp halka duyuruluyor mu? 

Bu seçim öncesinde bu ve benzeri sorunları seçim öncesinde gündeme tüm detayları ile gündeme taşımak lazım.

Bilindiği gibi İktidar partisi dahi birkaç dönem Milletvekili olanları” siz biraz dinlenin” diye milletvekili olma yollarını kapatıyor böylece diğer adaylar için imkânlar yaratılıyor. Siyasiler için uygulanan bu yöntem meslek kuruluşlarımızda görevli olanlar için söz konusu değil.

Aslında bu tür makamlarda görev alanlar ben yeterince görevde kaldım yerimi gençlere bırakma özverisinde bulunmalı.

Bunun bir bayrak yarışı olduğunu bu bayrağı taşımada zorlananların yerlerini sonradan gelecek kadrolara bırakmaları gerektiği anlayışı ne yazık ki ülkemizde geçerli değil. Kimse karşısında rakip görmek istemiyor. Görevde kalabilmek için her türlü yolu deniyor. Bu işi sadece ben yaparım anlayışının son bulması ancak bu kurumda oy verenler sayesinde gerçekleşir. 

 135 total views,  2 views today

Next Post

Gençlerimizin En Mutlu Günü

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Atamızın ülkenin geleceğini gençlere emanet ettiğinin göstergesi olan önemli bir bayram günüdür.  Ulu Önder Atatürk’ün Samsun’a çıkarak, istiklal savaşını başlattığı gün olan bu gün,  gençlerimiz için Ulusal Bayram olarak coşku ile kutlanmaktadır. Atamızın her  konuşmasında ülkenin geleceğinin gençlerde olduğunu ifade etmiştir. Son […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp