Edirne Barosu’nda plaket töreni

admin

Edirne Adalet Sarayına gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat Prof.Dr. Metin Feyzioğlu  Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Muzaffer Savran’ı makamında ziyaret etti. Ziyaretten sonra Edirne Barosuna geçildi. Edirne Barosunda Avukatlıkta 40. Ve 50. Yılını dolduranlara Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nunda  bulunduğu törende paketleri verildi. Törende konuşan Edirne Baro Başkanı Özgür Yıldırım ;”Bu yıl içerisinde meslekte 40. ve 50 yılını tamamlayan değerli üstatlarımıza plaketlerini sunmak üzere Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu aramızdalar. Ben kendisine çok teşekkür ediyorum. Plaketleri değerli üstatlarımıza sunmak üzere Ankara’dan geldiler. Bu uygulama ilk defa yeni başlıyor. Daha önceden meslekte 40-50-60 yılını dolduran meslektaşlarımıza plaketleri Ankara’da veriliyordu.

Edirne Barosu'nda plaket töreni (1)

 

 

 

 

 

 

 

Artık Başkanımız Metin Feyzioğlu plaketleri bizzat kendileri sunuyorlar.  Bu vesile ile kendisine tekrar tekrar teşekkür ediyorum. İnşallah bir iki ay içerisinde kendisini yine aramızda göreceğiz. Hizmet binamızın açılış sebebi ile. Yine bu vesile ile baromuza kazandırmış olduğu hizmet binası için kendisine sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum.. Bu arada çok değerli konuklarımızda aramızdalar. Yine hemşehrimiz olan Batı Trakyalı İzmir Baro Başkanı Aydın Özcan aramızdalar. Tabi artık misafir demeyeceğim. Barolar Birliği Genel Sekreteri Güneş Gürseler’de aramızdalar. Ben Başkanımı kürsüye davet ediyorum.”Dedi.

Edirne Barosu'nda plaket töreni (4)

 

 

 

 

 

 

 

METİN FEYZİOĞLU “AVUKATLIK BİR SANATTIR”

Daha sonra söz alan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu şunları söyledi.”izmir Barolar Birliği Başkanı, değerli dostlarım, meslektaşlarım, hanımefendiler ve beyefendiler hepinizi Türkiye Barolar Birliği adına saygıyla selamlıyorum. Bugün aranızda bulunmak, hem de böyle bir vesile ile bulunmak gerçekten bizim için büyük bir mutluluk.

Edirne Barosu'nda plaket töreni (5)

 

 

 

 

 

 

 

Daha önce Özgür Başkanımın da ifade ettiği gibi 2-3 güne sığdırılmış şekilde büyüklerimizi Ankara’ya davet ediyorduk. Büyüklerimize orada veriyorduk plaketlerini.  Onunda ayrı bir güzelliği var, kabul ediyorum. Ama bu Ankara’ya sizi davet etmiyoruz anlamına gelmiyor. Madalyanızla beklediğimiz anlamına geliyor. Biz ayağınıza gelmeyi, bu madalyanın anlamına daha uygun bulduk. Çünkü bugün Türkiye Barolar Birliği eğer gerçekten toplumun yüz akıysa, toplumda Türkiye Barolar Birliği ve Barolar Cumhuriyetin temel değerlerinin kaleleri olarak görünüyorsa, iyiki avukatlar var. Cümlelerini bir kaç yıldır sokakta sizlerin elini sıkanlardan duymaya başladıysanız, bizim bu başarımızın arkasında siz büyüklerimiz varsınız. Sizin açtığınız yol olmasa, sizden öğrendiklerimiz olmasa, sizin ışığınızdan biz yararlanmayı becerememiş olsak, bunları yapamayız. Bugün tabi her şey yazılı kurallardan ibaret değil, kıymetli meslektaşlarım ve özellikle genç meslektaşlarım , avukatlığın bir sanat olduğunu ama çok ince saygıyla sevgiyle yoğrulmuş bir sanat olduğunu düşünürsek, avukatlığın yazılı olmayan kuralları aslında hukukçuluk mesleğinin üzerine gelmiş bu sanatın gerçek tanımlayıcısı, yani yazılı kuraldan çok daha fazlası büyüklerimizden bize aktarılan davranış kuralları. Bunların içinde örneğin cübbenin asla mahkeme salonunda giyilmeyeceği, dışarıda giyileceği var. Baktığınız zaman ne kadar şekilcidir denilebilir. Ama inanın her kural arkasında çok ciddi deneyimleri ve gerekçeleri barındırır. Mahkeme salonuna cübbesiz girmek kılığı kıyafeti cübbenin içindekini göstermek ondan sonra cübbeyi giymek anlamına gelirki, cübbenin değerini azaltır.

Edirne Barosu'nda plaket töreni (6)

 

 

 

 

 

 

 

CÜBBENİN AĞIRLIĞINI TAŞIMALIYIZ

Cübbenin katlanışından sokakta asla açıkta taşınmayacağına kadar öyle ince kurallar vardır. Şimdi biz duruşma sırası beklemekten şikâyet ederiz. Yine şikâyet edeceğiz. Şimdi söyleyeceğimi hatırlasanızda şikâyet etmeye devam edeceksiniz. Fakat bazen öyle anlar olacak ki acıyla yoğrulmuş hafif tebessüm getiren iyiki beklemişim diyeceksiniz ve bunu hatırlamanızı rica ediyorum.  Duruşma salonlarının kapılarında beklerken yanımıza bir büyüğümüz geldiğinde beş dakika, on dakika, yarım saat sohbet edebilmiş olmak , ciltler dolusu kitabı o yarım saatte okumaya bedeldir. Artık sohbet edemeyeceğimiz bir haber aldığımızda yüzümüzde, kalbimizde bir burukluk, iyiki bana bunları anlatmış dedirtir. Yani bir birimizin mesleğin koşuşturması sırasında fark etmediğimiz değerini, böyle anlarda hatırlatmayı bir haddimi aşmassam tavsiye olarak görüyorum. Gerçekten de ben avukatlık sanatına ilişkin ne öğrendiysem, doğal olarak hiç birini kitaptan değil, meslek büyüklerimizden öğrendim. Doğal olarak hiç birini teorisyenlerden değil, duruşma salonlarında yürüttüğümüz mücadeleden öğrendim. Ve bazen bir bakışı ile bir kaş göz işareti ile ders veren meslek ustalarımdan öğrendim. Bizim mesleğimiz işte böyle bir ustalık mesleği. Ben ustalarıma en derin şükranlarımı arz etmeyi bir kez daha görev biliyorum ve sevgili genç meslektaşlarım Türkiye hiç bu kadar sıkıntılı ve duygusal anlamda kopuşa yakın bir süreci yaşamamıştı.

Edirne Barosu'nda plaket töreni (3)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Fakat sizin adınıza sizi temsilen görevim gereği Türkiye’yi 4 kez tam gezdim. Beşinci turumu herhalde bitirmek üzereyim. Bu sırada gördüğüm şu. Bu bir umut olsun diye size söylüyorum ama bu umut avukatlara çok büyük bir sorumlulukta yükleyecek. Biraz sonra çok kısa ifade edeceğim. Şırnak’taki yurttaşımızda adliyede adalet bekliyor, Edirne’deki de İzmir’deki de. Binasına baktığında kapısında saray yazıyor ama içinde adalet olsa diyor. Hastaneye gidiyor keşke şurada şifa dağıtılsa diyor. Ağrı’daki de Yozgat’taki de. Karakolun önünden geçiyor keşke bu karakola canımla güvenebilsem diyor. Belediyeye yolu düşüyor keşke keyfilik olmasa tanıdık aramasam diyor. Neresi olursa olsun işin özeti şu; Türkiye’nin 77 milyon yurttaşı aslında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmakla hem güven hemde gurur duymak istiyor. Sevgili dostlarım meslektaşlarım. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmakla gurur ve güven duymasının yegane şartı herkesi eşit vatandaşlık paydasında buluşturacak hukukun üstünlüğü. Anlatmak istediğim şu , Şırnak’la Edirne’yi bağlayacak olan sarsılmaz bağ hukuktur, demokrasidir, temel haklardır ,insan haklarıdır. Bu lisanın en iyi sahipleri en yetkin sahipleride avukatlardır. İşte sevgili meslektaşlarım bir avukatın omuzlarına Cumhuriyet tarihinde hiç bu kadar büyük bir yük yüklenmemişti. Biz Türkiye’yi bir arada tutmak yükünü sırtlamış durumdayız. Ve aslında yapmamız gereken zaten ne yapmamız gerekiyorsa o doğruya doğru yanlışa yanlış demek ve mesleğimizi sanatımızı en iyi şekilde icra etmek yani sıfatların arkasına sığınıp kendimizi süslemeden gerçek yurtseverler olmak adına işimizi iyi yapmak. İşi en iyi yapan vatanını en çok sevendir. İşte bu sebeplede işini bağımsız yapma genetik kodu ile zaten bu mesleğe gözünü açmış avukatlar bu dünyada her zaman insan haklarının ve demokrasinin lokomotifi olmuşlardır. Türkiye’de de böyledir ve birliğin bütünlüğünün anahtarıda sizlerin elindedir.             Bu duygularla ben size bu imkanı tanıyan bu mücadeleyi vermemizi sağlayan yani yolu açan büyüklerime meslek ustalarıma huzurlarınızda bir değil bin kez şükranlarımı arz ediyorum.”Dedi. Daha sonra Avukatlık mesleğinde 40.yıllarını tamamlayan Avukat Mehmet Sefa, Avukat Süleyman Özduygu, Avukat Şinasi Mortaş ve 50.yılını tamamlayan Nurten Yücel ‘e plaketleri Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat Prof. Dr. Metin Feyzioğlu tarafından verildi. Birlikte hatıra fotoğrafı çekildi. İzmir Barosu Başkanı Avukat Aydın Özcan, Edirne Barosu Başkanı Avukat Özgür Yıldırım’a plaket takdim etti.

Daha sonra Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ve beraberindekiler, Edirne Barosu İnşaatını gezerek Edirne Barosu Başkanı Özgür Yıldırım’dan inşaat çalışmaları hakkında bilgi aldılar.

Edirne Barosu'nda plaket töreni (2)

 333 total views,  5 views today

Next Post

Bu sese kulak verelim

Trakya’da Ergene Nehrinin kirliliğinden en çok etkilenen ilçe Uzunköprü, bu ilçenin halkı yıllardır her gün nehrin zifir kara akan suyunu görüp ve çevreye yaydığı pis koku ile iç içe yaşamak zorunda kalıyor. Bu çileyi kısa süre ile değil 20 yıldan bu yana çekiyor. Geçtiğimiz seçim dönemini bir hatırlayalım. İktidar partisi […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp