EDİRNE’NİN ARDI NE OLDU

admin

Edirne’nin ardı da bağlar türküsünü dinleyerek büyüdük. Bölgemizin sembolü olan bir türküydü bu nağmede yansıtılan sözcükler. Gerçekten 1960’lı yıllara kadar Edirne, türküde belirtildiği gibi, ardı bağlık bir kentti.

fikri_yalin_kose

Yaşı altmışın üzerinde olanlar Edirne’nin Buçuktepe ve çevresindeki üzüm bağlarını çok iyi hatırlarlar.

Daha sonraki yıllardaki şehirleşme, Edirne nüfusunun hızla artması konut alanının bu bölgeye yönelmesi ile Edirne’nin bağlarının doğa güzelliklerinin yerini beton yığınlarını olan evlere bıraktı. Buna sebep olanlar göz yumanlar, bu güzelliği yok edenler iyi anılarla anılmayacak.

Aynı güzellik doğa katliamı, bugün küçük sanayi sitemizin bulunduğu alanda yaşandı. Taban arazi denilen ne eksen olur denilen verimli topraklarımız bugünkü duruma geldi.

Konutlaşmada atalarımızdan dahi ders almasını bilemedik. Eskiden kentler, yerleşim alanları bayırlık arazilerde kurulmuş.

Bunun sayısız faydası var. Evsel atlıklar ve hava akımı için kentlerin bayır arazilerde kurulmasının büyük yararı olduğunu uzmanlar savunuyor. Edirne’nin bağlık alanlarının mümbit verimli topraklarının konuta terk edilmesinden sonra, bir biri ardına yükselen çok katlı evlerle Edirne’nin havası kirlendikçe kirlendi.

Bugün yapılan ölçümlerde Edirne havası en kirli iller arasında yer alıyor.

Doğal gaz gelmesinin kömürden kurtulmanın hava kirliliğini yeterince önlemediğini görüyoruz. Zira kentin hava akımı genellikle kuzey rüzgârları ile sağlanıyor. Bu yönden esen rüzgârlar Edirne üzerinde biriken kirli havanın temizlenmesini sağlıyordu.

Kuzeyden gelen hava koridorunun yüksek konutlarla kapatılmandan sonra, kentin alçak kesimlerinde kirliliğin daha da yoğunlaşması tehlikesi ile karşılaştık.

Böylece Edirne’nin asırlardır devam eden güzellikleri “Edirne’nin ardı da bağlar –Meriç akarsular çağlar” sözleri ile belirtilen Edirne’nin doğa harikası alanları teknolojiye yenik düşüyor. Kentin ardındaki bağlar gibi nehirlerin güzelliği de geride kaldı.

Edirne bağlarının güzelliği çok eski çağlara dayanıyor. Bu konuda çeşitli efsaneler var. Bunlardan biri de Edirne’nin Osmanlı Devleti’nce fethedildiği 1361 yılında Trakya’yı birbiri ardına topraklarına katan Osmanlı kuvvetleri gelip Edirne sınırına dayanıyor.

Sazlıdere mevkiinde yapılan muharebede bir kez daha Bizanslıları bozguna uğratan Osmanlılar, bağlarla kaplı olan Edirne kalesi sınırına geliyorlar. Ve orada kamp kuruyor. Rivayete göre, Osmanlı askerleri Bizanslılara ait üzüm bağlarından kopardıklar üzüm salkımlarının yerine kese ücretini koyuyorlarmış.

Bir Ara Hadrianopolis (Edirne) Tekfuru kızlarını bağdan üzüm almak için sur dışına gönderir. Kızlar bağlarda kese içinde akçeleri görünce hayrata düşerler. Bu durumu babasına iletirler.

Bunun üzerine Tekfur “ yediği üzümün parasını üzüm bağlarına asan bir ordunun karşısında durmak mümkün değil” diyerek gece karanlığından yararlanarak Edirne’yi terk ediyor. Meriç nehrinden deniz yolu ile Enez gidiyor Böylece Osmanlı ordusu da kan dökülmeden Edirne’yi teslim almış.

Oluyor.

Edirne’nin Osmanlıların eline geçmesinden sonra bir kültür, sanat merkezi, bir barış kenti olmayı sürdürmüş, Endülüs’ten sürülen Yahudilerin büyük bölümü Edirne’ye yerleşmiş şehrin gelişmesine katkı sağlamış, ticarette söz sahibi olmuş. Osmanlı devletinde ilk matbaanın da Edirne’de Endülüsken gelen Yahudiler tarafından açıldığı biliniyor.

Edirne Belediye başkan Yardımcısı Dr.Ertuğrul Tanrıkulu, İstanbul Haliç’teki Koç Müzesi’nde bunun kayıtları olduğunu İlk Matbaanın Edirne’de açıldığına dair belgeyi gördüğünü söyledi. İşte böyle önemli bir kent Edirne.

Bunun yeterince kıymetini biliyor muyuz denilirse. Maalesef deryada yaşayıp garkında olmayan balıktan farkımız yok. Kentimizdeki ve çevremizdeki güzelliklerden,değerlerden habersiziz.kentimizin bir dünya kenti olmasına karşın yine haberdar değiliz.

Bence herkesin yaşadığı kentin önemini kavraması ve ona göre yaşam tarzı belirlemesi gerekir.

Bu kentte yaşayıp insanlara ve güzelliklere kara çalmaya çalışan ot kafalılar bulunduğu mekânı beğenmeyenlerle bu güzel kente layık vatandaş olunmaz.

Belediyemizde meslek kuruluşları için seminer veriliyor. Bir de bu kentte yaşayanların sorumluluklarını kapsayan seminer düzenlense çok yararlı olacağı kanısındayım. Kentte özellikle Edirne’de yaşamanın sorumluluğu ve yükümlülüğü olmalı

 66 total views,  2 views today

Next Post

ETSO Başkanı Recep Zıpkınkurt ve yönetim kurulu üyelerinden SGK'ya ziyaret

EDİRNE AJANS HABER MERKEZİ / 214 24 04 / edirneajans@hotmail.com Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Recep ZIPKINKURT ve yönetim kurulu üyeleri, SGK İl Müdürü H. Metin SÜMER’e iadei ziyarette bulundu. SGK İl Müdürü H. Metin SÜMER, başkan ve yönetim kurulu üyelerinin ziyaretlerinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp