Edirne’nin Güney Bölgesi

admin

fikri_yalin_kose            Edirne’nin güneyde kalan Uzunköprü, Keşan ve çevresi ilçelerinin gerek tarım sulaması gerekse ekonomik hamleler açısından kuzey bölgelerine oranla daha gayretli olduğunu görüyoruz.

Tarımda sulama imkânları bu bölgemizde daha yaygın, Baraj ve göletler daha ziyade bu bölgelere kurulmuş. Edirne’ye nehirler kuzeyden gelmesine karşın bu imkânlardan faydalanan Edirne’nin güney bölgeleri oluyor. Yıllardır insanlarımızı “Suakacağı barajı yapılıyor” diye avuttular, sonunda bunun gerçekleşmeyeceği ortaya çıktı, bu konuda halkı umutlandıranlar utançları ile kaldılar.

            İlimizin kuzey yöresinde Süloğlu Barajı dışında bir baraj ve tarım sulama sistemi bulunmuyor. O barajdan da tarım amaçlı kullanım oranı yok denecek kadar az.

Edirne’nin kuzey yöresinde Süloğlu, Lalapaşa, Havsa ilçelerimizin verimli arazileri bugüne kadar suya hasret. Eğer bu topraklar sulama imkânına kavuşsa üreticilerimiz yılda iki ürün alma imkânına kavuşabilecek. Böylece tarımda çalışanların ekonomik düzeyleri daha üst seviyeye gelecek.

            Ne yazık ki, politikacılarımız ve bu konuda etkili çevreler Edirne’nin kuzey bölgelerine yatırım ve diğer hizmetler için bol bol laf üretiyorlar.

Güney kesiminde olan girişimcilerimiz ise genellikle iş üretiyor. Bunda siyasilerin yanı sıra odalarımız ve diğer demokratik kitle örgütlerimizin de eksikliği olduğu inkâr edilemez.

Bu konuda her şey gün gibi ortada. İlin orta bölümünde yapımı süren Çakmak Barajı’ndan tarım kesiminin yararlanması esas hedef alınmıştı.

            Şimdi bakıyoruz, bazı akıllılar bu barajın suyunun bir kısmını Çorlu ve çevresindeki sanayi bölgelerine aktarmayı hedefliyorlar. Diğer taraftan bir türlü çözüme kavuşmayan Ergene kirliliği sorununda gelinen aşamada,  yeterince arıtılamayan Ergene nehrinin kirli suyu Marmara Denizine akıtılarak Ergene nehrinin kurutulmasını hedefleyen çalışmaların da yapıldığı dikkatten kaçmıyor.

Siyasilerimize bu konuda büyük görevler düşmektedir. Bazı çevreler Trakya’nın zarar görmesi halkın fakirleşmesi için ellerinden ne geliyorsa yapıyor. Örneğin Ergene Nehri için daha önceki milletvekili seçimlerinde siyasilerimiz  “üç yıl içinde Ergene suyunun içilecek konuma gelebileceği” iddiasında bulunmuşlardı.

            Ergene Nehrinin bugünkü kirli ve siyah suyu bu konuda iddiası olanların yüzlerindeki kara olmuyor mu?

            Bu bölgede yaşayan, bölgenin en çalışkan ve gayretli insanları Ergene havzasında böyle kirli suyu, yaşamlarını yok eden mikroplu nehri daha kaç yıl görmeye devam edecek.

İlin kuzey ve orta bölgelerine ilgisizlik bu safhada. Güney bölgesinde durum daha farklı gibi görünüyor. Gerek bugüne kadar siyasilerimizin bu bölgelere yönelik yatırım hamleleri, gerekse bölge kuruluşlarının çabaları ile Edirne’nin güney kesimindeki insanlarımızın tarlalarını sulama imkânları kuzey bölgelere oranla daha yüksek. Bu avantajların ötesinde bu bölge girişimcilerinin bir başka çabaları var.

Keşan Sınırları içinde Paşayiğit mahallesinde Tarım İhtisas Organize Sanayi bölgesi kurulması çabaları son aşamaya gelmiş durumda. Bölgenin kalkınması için çok önem taşıyan bu girişim için tüm yasal prosedürler yerine getirilmiş durumda.

            Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Tarım Organize sanayinin kurulmasının bölgede tarımın gelişmesi ve kalkınması açısından çok önem taşıdığını söylüyor.

Tarım İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin kurulmasının gündeme gelmesiyle birlikte yurdun dört bir yöresinden girişimcilerin bu kuruluşta yer aymak için başvuru yaptığını söyledi. Edirne Organize Sanayi bölgesi uzun yıllardır devrede, gelinen nokta ortada.

Bölge koşullarına uygun ekonomik katkı sağlayabilecek sanayi kuruluşlarının kurulmasının gündeme gelmesinin ne kadar isabetli karar olacağını Keşan’da kurulması düşünülen Tarım İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin kurulması güzel bir örnek oluşturuyor.

Bu ve benzeri girişimler Edirne ve çevresinde kurulamaz mıydı? Ne yazık ki İlimizdeki girişimcilerin ve siyasilerin gayretlerinin bu konuda yeterli olmadığını görüyoruz. Edirne il merkezi olmasına ve bazı imkânlarının ilçelere oranla daha yüksek bulunmasına karşın ilçeler bu imkânlardan daha çok yararlanıyor.

            Bunun bölgenin kalkınması için söz sahibi olan muhteremler tarafından yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Bugün gelinen noktada ilin kuzey yöresinin güneye oranla özellikle tarım alanında daha geri düzeyde olduğunu görüyoruz. Bu durum kuzeyde yaşayan insanlarımıza haksızlık olmuyor mu?

 225 total views,  2 views today

Next Post

Edirne Ticaret Borsası'na yeni mahsul ayçiçek geldi

            2015–2016 hasat sezonunun ilk ürünü olan yeni mahsul Ayçiçek satışa arz edilmek üzere Borsa’ya getirildi. Edirne Merkez Yıldırım Mahallesinden Cem TUNADURUR’un getirdiği Ayçiçek, Ticaret Borsası üyesi Cankar Tarım Hayvancılık Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından 1,602 TL/Kg fiyat üzerinden satın alındı.               Borsa […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp