Ekmeğini çöpten çıkaranlar

admin

fikri_yalin_koseEvden işyerime yaya olarak gittiğimde yolumun üzerinde DSİ kanalı çevresinde, diğer mahallelerde çöp araçlarından topladıkları atıkları düzenleyen, yol kenarına oturup birbiriyle sohbet eden roman vatandaşlarımı görüyorum.

Sabahın erken saatlerinde evinden kalkıp bazı durumlarda kızını, çocuğunu yanına alarak mahalle aralarındaki çöp araçlarını karıştırarak nafakasını çıkarmaya çalışan bu yoksul insanlarımız tüm bu güçlüklere, yaşam zorluklarına karşın hiçbir zaman  neşelerini kaybetmez her zaman  azla yetinirler.

Mutluluk, neşe romanlarımızın mayasında vardır. Birçoğumuz onlar gibi mutlu olmayı stresten uzak yaşamayı arzularız. Kendilerine ev atıklarını toplayıp ekmek paranızı çıkarabiliyor musunuz diye soruyorum.Cevap olarak” yok be agacım. Millet fukaralaştıkça bizim mamacıklar da yok oluyor,

Çöplerde bizim gibi yoksullaştı. Mahalle aralarında dolaşıyoruz ekmek parası kazanmak uğruna son yıllarda onu da kazanamıyoruz. Bizim gibi fakirleşip çöp toplayanlar her geçen gün artıyor. Bazıları yiyecek ekmek topluyor. Bir kısmı bizim gibi, birkaç kuruş kazandıracak malzeme peşinde koşuyor.

Senin anlayacağın işimiz gün geçtikçe zorlaşıyor” diye sorununu yansıtıyor, çöp ile ekmek parası kazanmak isteyen roman vatandaşlarımız. Yaşı genç olmasına karşın yüzündeki kırışıklıklar artmış. Omuzu çökmüş, üzerinde solmuş giysileri olmasına karşın neşesini kaybetmeyen bu vatandaşlarımız ne yazık ki, bugüne kadar devletten gereken desteği bulamamıştır.

Çocuklarını okutup iş güç sahibi olmalarını sağlayamamış. Sağlıklı bir mekana sahip olamamış. Bazı zaman horlanmış, toplum dışına itilmişler. Eskiden tarım kesiminde roman vatandaşlarımız için geniş iş imkanı vardı. Çeltik tarlalarına gidiyorlardı. Çadırlarını kurup çapa kazıp orak biçiyorlardı. Hasat mevsiminde tarlaların neşe kaynağı oluyordu, Roman vatandaşlarımız. Gelişen teknolojinin, makineleşmenin kurbanı oldu romanlarımız.

Modern tarım araçlarının gelişmesiyle romanlarımızın iş alanı yok oldu. Bazıları boyacılık yapıyordu bu mesleklerini de yitirdiler.

Hamallıkta da Kapıkulede de iş olanakları kayboldu. Romanlarımız geleceğinden emin değil. Ekmek daha önce “aslanın ağzında” diyorlardı, şimdi daha da zorlaştı aslanın boğazına gitti. Bazıları tarihi eserler çevresinde “incik boncuk” satarak geçimlerini sağlamak istiyordu.Onlar için de “turistleri rahatsız ediyorlar” diye kısıtlama geliyor.Bu insanlarımız doğal ortamından koparmaksızın,yetenekli olduğu iş dallarında çalışabilecekleri bir ortamın sağlanması durumunda Edirne’miz için önemli bir turizm geliri olabilir.

Müzik onlar için değişmez bir tutku. Bir roman vatandaşımızın dediği gibi, “biz bebekliğimizde anamız beşiğimizi sallarken veya kucağında severken müzik eğitimi almaya başlıyoruz.

Bu bizim genlerimize işlemiş” müzik ruhun gıdasıdır” sözcüğü adeta bizim için söylenmiştir. Demelerinde, bunu yaşamları ile kanıtlamalarında gerçek payı yok mu? Roman vatandaşlarımız aslında  çok dertli, fakat sorunlarını kimseye duyuramıyorlar, onların taleplerini dikkate alan yok.

Çöp araçlarını karıştırarak, bunları satıp elde ettikleri birkaç kuruş ile yetinip yaşamlarını sürdürme gayreti içindeler.

Topladıkları atık ürünlerini de ucuza satmak zorunda kalıyor ve paralarını da haftalar sonrası alabiliyorlar. Bunlar her zaman ülkenin birlik ve beraberliğine destek vermiş çadırının üzerende Türk bayrağını eksik etmemiş hakarete uğramasına itilip kakılmasına karşın ülkesine bağlılığından taviz vermemiş. Ülkemizin neşe kaynağı olan romanlarımızdan esirgenen hakları verilmelidir.

Bazı kesimlere cömertçe davranan devletimiz ne yazık ki romanlara aynı hakkı tanımamıştır. Roman çocukları okumak iş sahibi olmak ister, sağlıklı konutlarda oturmak ister. Bunları sağlamaya güçleri yoktur.

Sulukele’de olduğu gibi doğal mekanlarından koparılmadan aynı koşullarda ev yapılması konusunda sözler verildi. Bunlar ne zaman gerçekleşecek. Bekleyip göreceğiz. Bu seçim döneminde de en önemli seçim propaganda aracı yine romanlarımızın hakları olacaktır. Onlar için bu dönemde de çok sözler verilecek, sosyal ve kültürel haklara, yeni konutlara kavuşacakları söylenecek.

Bunların büyük bir bölümü yine sözde kalacak. Roman vatandaşlarımız siyasetçiler kendi mahallelerine geldiğinde bu hakları talep etmeleri gerekir. Yine bazı kişilerin sözlerine aldanıp onların peşine takılırlarsa yoksullukları devam eder. Seçim sonunda verilen sözler unutulur.

 186 total views,  2 views today

Next Post

Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ve İl Birliği Başkanlar Çalıştayı yapıldı

2014 yılı 5. Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ve İl Birliği Başkanlar Çalıştayı Eskişehir ilinde yapıldı. Gerçekleşen çalıştayda tüm illerdeki Damızlık Birliklerinde yaşanan sorunlar ve hayvancılık konusundaki gelişmeler İl Birliği Başkanları tarafından paylaşıldı. Çalıştayın Türkiye hayvancılığı için çok verimli geçtiğini söyleyen Edirne İli Damızlık Birliği Başkanı Tuncay AYTIN “ […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp