Emek boşa gitmemeli

admin

fikri_yalin_kose            Tarım zor zanaat onu ancak içinde olanlar çilesini çekenler eli nasırlı insanlarımız bilirler. Ürününü eker yetişip hasadına kadar gözleri hep tarlasında olur, hava bulutlanır “ Aman dolu yağmasın “ endişesini yaşarlar.  Havalar kurak gider yağmur yağsın el açıp diye dua ederler. Ürününü hasat edene kadar bin bir engelle mücadele etmek zorunda kalırlar. Ürününü hasadı çiftçilerimiz için en mutlu andır.

Tarımdan ekmeğini çıkaranların kendi emekleri hiçbir zaman hesaba katılmaz. Onun dışında girdi hesapları yapılır kendi alın terleri yok sayılır ailecek yaptıkları çabalar dikkate alınmadan kar ve zarar oranı hesaplanır.

            Yaz günleri güneş altında çamurda yağmurda çoluk çocuğun tarlada çalışması harmanda hasatta çapalamada harcanan emekler çiftçilerimizin girdilerine yazılmaz.

Tüm bu hesaplamalara rağmen üreticilerin uzun süredir açıklanan buğday fiyatlarından mağdur oldukları üreticiler tarafından defalarca dile getirildi, “buğdaydan emeğimizin karşılığını alamıyoruz” dendi.

            Zira bu işin kar ve zararını kalem kalem harcamalarıyla ancak çiftçilerimiz en iyi hesap ediyor.

Tarlasını süren, gübresini ilacını atan tohumunu alan ekip hasadını yapan çiftçilerimizin bu girdiler için harcadıkları para ve emek sonucunda ellerine geçen para hiçbir zaman buğday üreticilerinin emeğinin karşılığı olmuyor.

            CHP Edirne Milletvekili Doç Dr Okan Gaytancıoğlu’nun mesleği tarım uzmanlığı bilimsel olarak tarımın durumunu üreticilerimizin konumunu çok iyi biliyor. 

Gerek parti il merkezinde gerek bugüne kadar yaptığı açıklamalarda gerekse salı günü Ticaret Borsasında Buğday üreticilerini ziyaretinde buğday üreticilerinin sorunlarını tüm boyutları ile çiftçilerimize anlattı. Bu arada onların sorunlarını da dinledi.

            Vekilin anlattıkları gerçekten ilginç. Gaytancıoğlu, bu yıl buğday alım fiyatları henüz açıklanmadan Toprak Mahsulleri Ofisinin ürün alımı yapmasını doğru bulmuyor.

Buna gerekçe olarak, üreticilerin malının hangi fiyata alındığını bilmesi gerektiğini, bugün için buğday alım fiyatların belli olmadığını bu belirsizliğin endişe yarattığını ifade ediyor.

            Özellikle piyasada denge sağlamakla yükümlü olan TMO’nun bu konuda duyarlı olması gerektiği uyarısı yapan Gaytancıoğlu, bir yıl önce yapılan buğday alımlarında TMO’nun ürün alımında çiftçilerin haklarını koruduğu kendilerinin de bu duyarlıkları nedeniyle kurum yetkililerini kutladığını söyledi.

Yalnız çeltik alımında aynı yükümlülük altına girmediği için çeltik ekenlerin fiyatların düşük olması TMO’nun devreye girmemesi sonucu çok zor durumda kaldığı,  çeltik üreticilerinden intihar edenlerin olduğunu söyledi.  Bunlar bilinen acı gerçekler.

Çeltik üreticiliği diğer tarım ürünleri arasında en zor yetişen sürekli bakım ve gözetim isteyen bir ürün.

Bölgemizin en önemli gelir kaynağı tarım ürünlerinden sağlanıyor. Bu kaynaktan elde edilen gelir yeterli olmuyorsa bundan üreticilerimizin yanında şehrimizdeki esnafımız da zarar görüyor.

            Ülkemizde Edirne gibi bir il Buğday üretiminde %5 ayçiçeğinde  %10 Çeltikte %50 üretim yapıyorsa o ile devletimizin farklı yaklaşması desteklerde öncelik tanınması gerekir.

Zira bu topraklarda üretim yapılırsa tarımda ülkenin ihtiyaçları karşılanırsa bundan en çok devletimiz faydalanır. Bu sayede devletimizin tarım ürünleri için yurt dışı üreticilerine ödemesi gereken masraftan kurtulmuş oluyoruz.

            Üreticiler yeterince desteklenmediği çiftçiler tarlasını ekemez durumda olduğu zamanlarda her yıl başka ülkelere ödemek zorunda kaldığımız tarım ürünü ithalat giderleri artarak devam eder.

Üreticiler tarıma gereken ilginin gösterilmemesinden özellikle buğday fiyatlarının senelerce aynı oranda kalmasından şikâyetçiler. Girdi fiyatları özellikle akaryakıt ve gübre ilaç, tohumluk fiyatları katlanarak artış göstermesine rağmen çiftçilerin ürettikleri ürünün aynı düzeyde kalmasının halkı çiftçilikten soğuttuğu biliniyor.

            Bu nedenle üreticilerin topraklarını ekemez duruma gelmesi sonucu bazı küçük üreticilerin toprağın geliri ile geçinemediği için tarlasını satmak zorunda kalıyor.

Geçimde zorlanan köylülerimiz ata dede yadigârı toprağından koparak sanayi bölgesinde iş aramak zorunda kalıyorlar. Sanayi bölgelerinde köylülerimizden oluşan mahalleler kuruldu.

            CHP Milletvekili bugüne kadar defalarca dile getirdiği gibi dünyamızda tarım ürünlerinin stratejik bir ürün olduğunu bir kez daha söyledi. Bundan sonra çıkacak savaşların daha ziyade tarım ürünleri ve su konularında çıkabileceği uyarısında bulundu, onun için büyük tarım imkânlarına sahip olan Türkiye’nin elindeki bu kozu çok iyi kullanması gerektiğini ifade etti.

İnsanlar diğer ihtiyaçlarını erteleyebilir fakat yiyecek ertelenmez insanların tarım ürünleri olmadan, beslenmeden hayatta kalmaları yaşamın devamı mümkün değildir.

Peki biz bu gücümüzün farkında mıyız? Yeterince farkında olduğumuz söylenemez.

DEMOKRASİ FUTBOLUN KARDEŞİYMİŞ

-Bir futbolcu spor muhabirine şöyle bir soru yöneltir.

“Demokrasi nedir”

Futbolcu:

 “ Demokrasi futbolun kardeşidir”

Spor muhabiri bu cevap karşısında hayretini gizleyemez “ Bu da nereden çıktı şimdi, futbolla demokrasinin ne ilgisi olabilir” der.

Bunun üzerine futbolcu:

 “Çünkü dünyada demokrasi de, futbol da aynı beşikte büyüyüp gelişmiştir. Futbolun da demokrasinin de beşiği İngiltere’dir de ondan” diye yanıtlar.

 

 

 

 84 total views,  2 views today

Next Post

Aday Öğretmenler Anı yarışması ödül töreni gerçekleştirildi

              Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü “Aday Öğretmen Yetiştirme Programı Okul Dışı Etkinlik Planı” kapsamında, ilimize atanan aday öğretmenler arasında düzenlenen “Adaylık Süreci Anı Yarışması”’nda dereceye giren aday öğretmenlere ödülleri Devecihan Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle verildi.                   […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp