ERSOY “kesinlikle yağlı güreş federasyonu kurulmalı”

admin

Abdullah Ersoy Marmara sahilinde Eriklide Pehlivan Otel sahibi eski bir yağlı güreş pehlivanı. Güreşte geçen uzun yıllar sonrası Annesi tarafından bağlı olduğu Rumeli’ye yakın olmak için Edirne’de halka hizmet veren bir işletme sahibi. Çocukları ile birlikte Pehlivan Oteli ile turizme katkı sağlıyor.

Ersoy ile Kırkpınar konusunu ve pehlivan geçmişini gündeme getirip kendisine bu konuda sorular yönelttik.

Soru” Bize özgeçmişinizden bahseder misiniz?

Abdullah Ersoy “Ben aslen Samsunluyum. Yalnız Anne tarafından Selanikliyim. Selanik’e de sık sık giderim. Baba tarafından da Gürcistanlıyım. Çocukluk yıllarımda İstanbul’a gelip yerleştik. Haliç tersanesinde 20 yıl güreş yaptım. Burada minder ve yağlı güreş yaptım. Fakat yağlı güreş ağır bastığı için bu güreş dalına geçiş yaptım. Bu arada yağlı güreşin yapıldığı köy güreşleri de dâhil olmak üzere tüm güreşlere katıldım. Kırkpınar’da da 30 yıl güreş yaptım. Kırkpınar’da 8 madalyam var. Minik boydan başa kadar güreştim.1992 yılında Ahmet Taşçı ile final güreşi yaptım”

ERSOY  “kesinlikle yağlı güreş federasyonu kurulmalı”  (1)

 

 

 

 

 

 

 

 

Anne tarafından Selanikli olunca kan buralara daha çok çekti. Emekli olduktan sonra Keşan ilçesi Erikli sahilinde Pehlivan otel adı altında bir butik otel kurduk. Kısaca 17- 18 yıldan bu yana Edirneliyiz. Ekmeğimizi buradan yiyoruz vergimizi buraya veriyoruz yatırımımızı buraya yaptık. Edirne’den ev aldık nasipse bundan böyle Edirne’de ikamet edeceğiz. Çocuklarım Trakya Üniversitesi Spor Akademisini bitirdiler. Şimdi ailecek birlikte çalışıyoruz.

S.” Kırkpınar’da pehlivanların final güreşleri burada yapılıyor. Bir eski pehlivan gözüyle bugünkü Kırkpınar’ı değerlendirir misiniz? Kırkpınar’ın eksik yönleri var mı?”

  1. Ersoy-“ Ben 1977 yılında güreşe başladım. O zamanlar Ordulu Mustafa’yı Arap Mustafa’yı Ordulu Davut’u Nazmi Uzun’u Kırkpınar Şampiyonu İbrahim Erdi  Amcayı Hayrabolulu Süleyman’ın güreşlerini görmedim fakat ellerini öptüm. Güreşle ilgili muhabbetlerini dinledim. Recep Kılıç, İbrahim Karabacak, Recep Gürbüz benim asker arkadaşımdı. Bizim jenerasyon böyle geldi .

Bana göre, Kırkpınar güreşleri 1980 yılına kadar çok iyiydi. O zamana kadar geleneklere bağlı güreşler yapılıyordu. Kırık kırana güreş yapılıyordu. Bazı güreşler Pazar günü bitmiyor pazartesi gününü kalıyordu. Kırkpınar geleneklerine bağlı kalınıyordu. 1980 yılında minder güreşçileri, Federasyonun Ankara’da olmasından yararlanıp kısa sürede federasyonun içine yerleştiler.Bu yağlı güreşten nasıl nemalanırız. Burada güreşleri nasıl kısaltırız sabah gidip akşam evimize döneriz. Sorunu basite indirgeyip kaç para harcırah alırız düşüncesiyle hareket edenler federasyona etkili oldu. 1980 yılında bir yönetmelik çıktı. Daha sonraki güreşlerde puanlamalar güreş saatini kısaya almalar gibi kurallar uygulanarak günümüze geldik. Kırkpınar bizim geleneğimiz.  Bu gelenek ve töre eksiksiz uygulanmalı mesela Selimiye Camisinin ortasından iki taşını alabilir miyiz? Bu geleneklerle de oynanmamalı. Kırkpınar gelenekleri ile oynandı. Gelen bir şeyler yaptı. Şimdiki Kırkpınar güreşlerinden seyirciler zevk almıyor. Aslında seyirciler güreşi izlemeye gelmiyor.  Güreş severler “ biz güreş seyredemiyoruz burada güreşin oyunları sergilenmiyor, kasnaktan ve paçadan gireyim oyunları yok. Doğru dürüst peşrev çeken yok” diyorlar. Minder kuralları Yağlı Güreşi etkiledi. Yağlı güreşin eski zevki kalmadı. Günümüzde devam ediyor. Bir ara Yağlı Güreş Federasyonu Geleneksel Spor dalları adında kuruldu. Bunun başına da bir ağa geldi. Başına gelen Alper Yazoğlu belli bir mücadele verdikten sonra bu federasyonun içine Aba Güreşi ve Ciriti, Karakucak Güreşlerini kattılar. Bunların olmaması gerekir. Türkiye’de yağlı güreş federasyonu olması lazım. Yağlı güreş içinde kendi maddi imkânlarını sağlayacak potansiyel var. Bu konuda Devlet desteğine dahi ihtiyaç yok. Şu anda yağlı güreşten ve ağalıktan %10 kesinti yapılıyor. Türkiye genelinde yaklaşık yılda 350 güreş oluyor. Buralardan federasyona kaynak aktarılıyor. Bunun hiçbir yağlı güreşçiye faydası olmuyor. Federasyon bu parayı istediği gibi kullanıyor. Federasyona seçilen siyasi olduğu için bu paralar siyasilerin çelenk masraflarına gidiyor. Böyle de bir durum var.

Şu anda yağlı güreş çalışmaları devam ediyor. Biz de bu çalışmaları destekliyoruz.

Yağlı güreşte baskı da var. Bizim jenerasyonda hakemlik yapan arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımız güreşte eksikleri ve yanlışları görüyor. Bunları yüksek sesle duyuramıyor. Söyleyeni çökertiyor, yakıyorlar” sen bize karşı böyle konuştun sana bir daha hakemlik yok” diyorlar.

ERSOY  “kesinlikle yağlı güreş federasyonu kurulmalı”  (2)

 

 

 

 

 

 

 

 

Ben bu konuda özgürüm. Ben iş yaşamımı kurdum hakemliğe gitmiyorum. Yağlı güreş eksiklerini gördükçe içim yanıyor. Bunları her kademede olanlara her fırsatta söylüyorum. Bu konuda çekincem yok. Bu halk tarafından destek alıyor fakat uygulanmaya konulmuyor”

S “saha hakemleri sizce baskı altında mı?”

A.Ersoy-“ Güreş anında dahi hakemlere baskı var.  Hakemler toplantı yapar biz olur vermeden sakın düdüğü çalma diye meydan hakemleri uyarılır. Bu kişilerin kararlarına güvenilmiyorsa görev verilmemeli. Bazen meydan hakeminin kararına karşı gelmeler hak yemeler de yaşanıyor”

  1. “Kırkpınar için yeterli madde destek sağlanıyor mu?”
  2. Ersoy-“ ben bu sahada 30 yıl güreş tuttum. Güreştiğimiz dönemlerde popüler zamanlarımız da oldu. Ben buraya Avustralya, Kanada ve Fransa’dan bu etkinliyi izlemek için gelen seyircileri gördüm. Çok basın mensubu da geldi. Hatta ben Japonya’dan bir televizyonu getirdim. Kırkpınar’da bir kopukluk söz konusu, ben buradan Belediye Başkanı Recep Gürkan’a da sesleniyorum. Burada güreşten anlayan ağabeylerimiz var. Bu konuda bilgisi olan eksiklikleri gören, bu eksikleri üst düzeylere getirip, bakanlığa kadar bir ekip kurulmalı.

Kırkpınar’a bir hafta kala federasyon yetkilileri gelip bir toplantı yapıyor. Ben şu kadar hakem vereceğim. Hakemlerin ücreti şu kadar hakemleriniz nerede kalacak” diyor bunları belediye karşılıyor. Burada kültür bakanlığı var. Bütçeden yüksek ücret alan federasyon var. Olur, olmaz turnuvalarla milyonlar harcanıyor. Kırkpınar geldiğinde harcama yapmaya gerek görmüyorlar. Bütün yük Edirne belediyesine yükleniyor. Bu etkinliği Edirne belediyesi düzenliyor. Fakat Uluslar arası arenada Edirne belediyesinin ismi geçmiyor. Bütün başarı Federasyona mal ediliyor. Bu koordineyi sağlayacak bir ekip gerekli”

  1. “Bu ekip nasıl oluşturulmalı?”
  2. Ersoy-“Bizler her zaman gönüllü olarak bu konuda yardım ederiz. Bizim gibi basından biri, bir eski başpehlivan, tarihi iyi bilen birisi olur. Bu ekip kafayı yorar federasyonla irtibat sağlanır. Kırkpınar için daha iyi uygulamalar gündeme gelir”

S.”sizce Kırkpınar açısından acil olarak neler yapılmalı, şikâyet var fakat çözüm gelmiyor”

  1. Ersoy-“ Kırkpınar’a katılacak pehlivanlar elemeye tabi tutulmalı. Geçen toplantıda ağanın biri Kırkpınar’da 1800 pehlivan az pehlivan sayısı dört beş bine çıkarılmalı dedi. Böyle bir saçmalık olur mu? Pehlivanlar süzgeçten geçirilmeli. Bir yerden dört pehlivan geliyor. Onun yananda bir aşçı bir masöre dahi lisans çıkarıp güreşe sokuluyor. Bu uygulamanın önüne geçilmeli. Akdeniz bölgesinde pehlivan güreşlerinde böyle bir uygulama yok. Bu tür kişilerin güreşlere katılması mümkün değil. Güreşte kalite olmalı. Bazı kişiler sadece yolluk almak için buraya geliyor. Federasyonun bu konuya ciddi eğilmesi gerekir.”
  2. “Basın yağlı güreşe gereken ilgiyi gösteriyor mu?
  3. Ersoy-“yağlı güreşe ilgi duyulmaması federasyonun eksikliği Federasyonda bu işle ilgili kurullar var. Kimse bu konuda görev üstlenmeyip menfaat peşinde koşuyor. Federasyon Yağlı güreşleri tanıtıcı toplantılar yapmalı ağalar dahi bir sürü çalışma yapıyor. Çorlu ilçesinde İdris Caymaz adında Akyazı Akbalık Güreş Ağası var. Bilindiği gibi Akbalık’ta Ordulu Mustafa’nın büyük bir yeri var. Zülküf Karabulut Kırkpınar’da ağalık da yaptı. Bu kişi onların heykellerini yaptırdı. Bu ağa gittiği güreşlerde minikten başa kadar Cumhuriyet altını takıyor basın arkasından gidiyor. Kırkpınar’a gelmeden kulis yaptı. Bu tür çalışmalar şart. Yağlı güreş diye bir lisans şekli yok. Onların lisansı Türkiye Güreş Federasyonu lisansı Yağlı Güreş kulübü ve sporcusu yok. O zaman nasıl bir yağlı güreş bu. O nedenle kesinlikle yağlı Güreş Federasyonu kurulmalı. Yağlı güreşten elde edilen gelirle yağlı güreş merkezleri kurulmalı. Bunların başına hocalar gelsin. Daha çok pehlivan yetişsin.

ERSOY  “kesinlikle yağlı güreş federasyonu kurulmalı”  (3)

 

 

 

 

 

 

 

Antalya yöresinde Yağlı güreş kulüpleri var. Belediye Başkanları buna sahip çıkıyor. Her birinin birkaç başpehlivanı altında 70-80 sporcusu var. Edirne Belediyesinde de kulüp ve güreşçiler var. Güreşçilerin bir fonksiyonu bulunmuyor. Bunların başında onları çalıştıracak  başpehlivanların olması lazım. Burada kurulan güreş ekipleri okulları gezecek. Bölge çocukları güreşe teşvik edilip imkânlar sağlanacak. Akdeniz bölgesi öyle yapıyor. Daha sonra da Kırkpınar’da bütün madalyaları topluyor. O yörede güreş çok seviliyor işadamları destek veriyor. Edirne’de ne yazık ki bu eksiklik var. Buradan İşadamlarımıza sesleniyorum içlerinde ağalık yapan ağabeylerimiz de var. Belediye ile işbirliği yapsınlar, belediyeyi yalnız bırakmasınlar. El ele verip Kırkpınar’da derece alacak pehlivanlar yetiştirilmeli.

Okullar tarandığında inanıyorum ki birkaç sene sonra Edirneli güreşçiler Kırkpınar’da güreş yapacak ve başarılı olacak.  Ne acıdır ki Kırkpınar’da en az seyircisi olan il Edirne. Bunun en önemli sebebi ilin pehlivanı yok. Gençler güreşlerinde başarılı olduğunda basın da buna destek sağladığında güreşe ilgi daha da artar.

 

 

 

 112 total views,  5 views today

Next Post

Kırkpınar etkinliklerinde yeni düzenleme

              Edirne Belediye Meclisi, 15 Temmuz akşamı yaşanan darbe girişiminin ardından ülkenin içinde bulunduğu durum, demokrasiye olan bağlılık ve saygı kapsamında, 655. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’nin festival boyutundaki tüm etkinliklerini iptal etti. Belediye Başkanı Recep Gürkan, bu kararı almadan önce başta Edirne Valisi Günay […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp