Festivaller şehri Edirne

admin

fikri_yalin_koseTarihi ve doğa güzelliği,  çağdaş insanları ile tanınan Edirne bir de festivaller kenti olarak biliniyor.92 yıl Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik yapan serhat şehri Edirne o dönemin sonunda da önemli kent olma özelliğini korudu.

            Edirne dünyada, maratondan sonra en eski spor organizasyonu olan Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali ile tanınıyor. UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültür Mirası dalında bir dünya kenti olan Bu festivalden Edirne’nin yeterince yararlandığını söyleyemeyiz. Festivalin harcamalarının tüm yükünü Edirne Belediyesinin üstlenmesi, Edirne Belediyesinin bu festivali zararla kapatmasına neden oluyor.

Devletimiz, Türkiye’yi uluslararası alanda tanıtan Kırkpınar etkinliklerine gereken desteği sağlayamıyor. Siyasi tercihler ve güreş camiasının tepesindeki yöneticiler Kırkpınar etkinliklerinin daha aktif hale gelmesini engelliyor.

            Kırkpınar türbinlerinin ve alanının dış görünüşünün değiştirileceği yönünde girişim gündeme geldi, bu da sağlanamadı. Kırkpınar etkinlikleri süresinde Edirne’ye yurdun dört bir yöresinden gelen güreş seyircisine caka satan siyasiler, bu organizasyonun daha düzenli hale getirilmesi için gerekli desteği sağlamıyorlar.

Edirne Belediyesi her zaman kıt imkânları ile bu etkinliği personelinin üstün gayreti ile sürdürmeye çalışıyor. Bu önemli organizasyonu yeterince tanıtıyor muyuz dendiğinde kesinlikle hayır diyebiliriz.

            Kırkpınar’ın dışında bir de bu yıl 5.si yapılan “Bando ve Ciğer Festivalimiz var.3 gün devam eden bu festival de Edirne’nin tanıtımı açısından önemli bir fırsata dönüştürülmelidir.

Bando Ciğer Festivaline komşu ülkelerden gelen bando takımları kentin farklı yerlerinde konserler veriyor, halk bu konserleri ilgi ile izliyor.

Son günü yapılan Ciğer Festivali ile etkinliğe katılanlara ismi Edirne ile anılan “Edirne Ciğeri” sunuluyor.

            Üç gün devam eden festivalde daha farklı etkinliklerin yapılarak zenginleştirilmesi, içinin doldurulması gerekir. Bu yıl yapılan bir değişiklikle ciğer dağıtımındaki keşmekeşlik bir anlamda son buldu. Halkın ciğercilerin başına yığılmasının önüne geçildi.

Ciğerler paketler halinde vatandaşlara sunuldu. Daha sonra yapılan tava ciğerinin olmazsa olmazı acı biber yeme yarışmasının bu etkinliğe yeterli destek sağlayıp sağlamadığı tartışılabilir.

            Bando ve ciğer festivali masaya yatırılıp bir kez daha değerlendirilmeli. Bu festivalin daha geniş alana duyurulması için nelerin yapılması gerektiği ve festivali daha da zenginleştirmek için bu festivale destek faaliyetler gündeme getirilmeli.

            Bu yapılmadığı zaman yapılan festivaller dar sınırlar içinde kalır, Edirne’nin sesi yeterince duyurulamaz.

Kentimizin esnaflarının bu festivallerden yarar sağlaması gerekir bunun yeterli olduğunu söyleyemeyiz.”küçük olsun bizim olsun” mantığı doğru değildir.  Gerek Kırkpınar festivali gerekse Bando ve Ciğer festivali kutlamalarında farkındalık yaratılmalı bu festivallerin Edirne’nin yararına olacak kaynaklarının harekete geçirilmesi zorunlu hale geldi.

Ülkemizde ve dünyada yapılan bu tür etkinlikler o yörenin ekonomisine büyük katkı sağlar. O yörenin esnafları bu etkinliklerde kar elde eder.

            Edirne Dünyanın ortak mirası olan bir kent. Selimiye, Kırkpınar Festivali bir de Bando Ciğer Festivali ile festivaller kenti konumunda, üstelik bu etkinliklerden Kırkpınar uluslararası konumunda bunun yanında kakava şenlikleri, sağlık müzesi,  tarihi doku zenginlikler açısında Avrupa’da ikinci olan, bunun yanında bir de Bando Ciğer festivali düzenlenen bir ilin ekonomik imkanları bugünkünden daha  iyi konumda  olması gerekirdi.

Ne yazık ki, bu bir türlü sağlanamadı. Yetkililerin bu konuyu masaya yatırıp böyle önemli organizasyonlardan Edirne’nin, esnaflarımızın daha çok yararlanma imkânlarını araştırmaları gerekir. Başarı sarhoşluğuna kapılmadan bunun acil olarak yapılması lazım.

Bu gündeme gelmediği takdirde hem bu etkinliklerin tanıtımı zora girer hem de Edirne halkı kendisine yararı olmayacak bir festivale sıcak bakmaz.

                        NAMUS

Adamın biri çeşitli suçlardan dolayı hâkimin karşısına çıkarılıyor.

Hâkim kendisine yöneltilen bütün suçları kabul etmeyen suçluya sormuş:

-bu söylediklerinin doğru olduğuna namusun üzerine yemin eder misin?

Suçlu hakimin bu sorusu üzerine gayet sakin cevap verir.

-hâkim bey senin dediğin o namus bende olsa benim burada ne işim vardı.

 87 total views,  2 views today

Next Post

Enerji Verimliliği Derneği'nden ödül töreni

Başkanlığını Ticaret Borsası Meclis Başkanı Fedai Canım’ın yaptığı Enerji Derneğince “ Enerji verimliliği konusunda Ortaokullar düzeyinde düzenlenen resim yarışmasında derece alan öğrencilere ödülleri verildi. Ödül töreni nedeniyle Milli Eğitim Müdürlüğü salonunda yapılan törene Enerji Verimliliği Derneği Başkanı Fedai Canım, Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan, Edirne Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp