Geç kalmadınız mı?

admin

fikri_yalin_kose            Perşembe günü ( dün) TOBB girişimi ile “ Teröre Hayır, kardeşliğe Evet” mitingi yapıldı. Sadece Türk Bayraklarının kullanılacağı bu yürüyüşe bazı odaların yanı sıra,  Türk-İş ve Kamu- Sen’e bağlı sendikalar da katıldı. Yürüyüş saat 16.30’da Ankara Sıhhiye Meydanından başlayarak Ulus’tan 1. Meclisin önünde son buldu.

Bu eylem özüne bakıldığında ülkemizde herkesin özlem duyacağı barışı çağrıştıran önemli bir eylem.

Fakat, bu hareketin ortaya koyma zamanlamasında akla şöyle bir soru geliyor. Böyle tüm kamuoyunun destek vereceği haklı eylem neden daha önceleri terörün iyice azdığı her gün onlarca insanımızın canını yitirdiği, Türkiye’ye dış saldırıların yoğunlaştığı bir dönemde değil de şimdi,  bazı çevrelerin ısmarlama olarak yapılmasını istediği iddiasının kafalarda oluştuğu bir zamanda yapılıyor.

“Teröre hayır” yürüyüşüne katılanların temsil ettikleri kurumlara bakıyorum, bunların bugüne kadar terörü tüm boyutları ile kınayan bir hareketini görmedik.

Şimdi böyle büyük bir organizasyonda kalkıp boy gösteriyorlar.  Ülkede terörün kendini gösterdiği can almaya başladığı ilk günün ardından bu etkili ve yetkili çevreler halkı da yanlarına alıp kamuoyuna birlik ve beraberlik mesajları vermeleri gerekirdi.

Şimdi bugüne kadar aldıkları tavırları ile siyasi görüşleri az çok belli olan ve bugüne dek fazla terör konusunda sesleri duyulmayan Ankara’nın gedikli kurum ve kuruluş temsilcileri,  bugün ülkemizde terör nedeniyle yüze yakın insanımız yaşamını yitirmiş bu beyler şimdi uyanıp terörü lanetliyorlar terörün son bulması için tavır koymak istiyorlar.

Bu bazı tarafsız gözlemcilerin yaptığı açıklamalarda olduğu gibi bana da pek inandırıcı gelmiyor.

Kuşkusuz teröre karşı dik durmak, her zaman karşı çıkmak çok yararlı ve yapılması gereken bir girişim. Fakat durup durup bugün bir siyasi çağrıyı çağrıştıran seçim çalışmalarının ön plana çıktığı bir zamanda ortaya çıkmaları bana pek inandırıcı gelmiyor.

Batı Avrupa ülkelerinde böyle bir terör ortaya çıktığı zaman anında tüm kurumlar halkla bütünleşerek tepki koyuyorlar ve bu tavırları da inandırıcı oluyor.

Terör başlayalı aylar olmuş bu muhteremler her nasılsa uyanmış teröre hayır kardeşliğe evet diye meydana çıkıyorlar.

Peki, böyle bir girişime terörün başladığı günlerde neden gerek duyulmadı. Bu gösteriye bazı tarafsız kurumların siyasi parti ve sendikaların çekinceleri nereden kaynaklanıyor. Bunda haklılık payı yok mu?

Meydana çıkan bu anlı şanlı kurum temsilcileri bu yürüyüşle bazı siyasi partileri terörün bitmesi için adres mi göstermek istiyorlar. Tüm bunlar yürüyüşün zamanlaması dikkate alınarak kafalarda soru işareti yaratıyor.

Her ne olursa olsun teröre dur demek bütün halkımızın ortak dileği. Yalnız PKK terörü değil, bu terörü bahane ederek terör bölgesi dışında insanları birbirine düşüren işyerlerinin yakılması araçların taşlanması gibi ülkenin dört bir yanında tehlikeli olabilecek terör eylemlerine yurt dışından ülkemize yönelik saldırıları da kapsayacak şekilde terörün çapını genişleterek tüm iç ve dış terör saldırılarını kapsayacak şekilde terörü lanetleyecek şekilde ortak hareket halk nezdinde daha inandırıcı olacaktır. Sadece Türk bayraklarını eline alıp sessizce yürümek acaba kimlere mesaj anlamına gelecektir. Terörü halkın tümünün destek vermediği böyle göstermelik eylemlerle ortadan kaldırmak bazılarına göre inandırıcı olabilir fakat sağlıklı çözüm üretilmesine ne oranda katkı yapar onu da üst düzeyde kurum temsilcilerinin bu eylemleri sonucunda kamuoyuna bıraktığı izlenimden öğreneceğiz.  Halkımızın tümünü ilgilendiren böyle eylemler siyaset katılarak bir siyasi görüş yansıtılarak başarılı olunamaz. Terör belasından kurtulmak isteyen ülkeler halkın topyekûn destek vermesiyle bu belanın önüne geçmişler. Bunun dünyada onlarca örneği var. Havanda su dövülerek sorunun çözülmesini beklemek ham hayalden öteye gitmez.

Bakıyoruz Toplantıya katılan STK’lar arasına,Türkiye İhracatçılar Meclisi, Türk Ocakları, Cem Vakfı, Alevi Vakıfları Federasyonu,Türkiye Muhtarlar Federasyonu, Nur Vakfı, Cumhuriyet Kadınları Derneği, Ensar Vakfı, Yeryüzü Doktorları, Bilişim Teknolojileri Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Türkiye Gençlik Ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Gençlerbirliği ve Rizespor  Kulübü, Türk İş. Kamu Sen, Türkiye Barolar Birliği, Vatan Partisi ile Sanatçı ve futbolculardan da katıldı. Bunu tarihe not düşüyorum, bu endişelerimde inşallah yanılırım. Yalnız bu hareketin bazı medya guruplarınca reklam edilmesi belli siyasi görüş havası yaratılmak istenmesi beni endişelendiriyor: onun da kokusu çıkar yakında öğreneceğiz.

SAADET PARTİSİNİN TÜM PARTİLERLE İTTİFAK İÇİN KAPISI AÇIK

Saadet Partisi Edirne teşkilatı seçime katılacak partilerin kesin listelerini açıklayacakları günün arifesinde bir basın toplantısı düzenledi. Bu toplantıda parti Genel Başkan yardımcısı Mustafa İriş’e bir parti ile ittifak yapacak mısınız sorusu yöneltildi. İriş, partisinin genel politikasını izah ettikten sonra bu seçimde gurup kurabilmek koşuluyla her parti ile ittifaka hazır olduklarını, bunun için ayrım gözetmeksizin tüm partilere kapılarının açık olduğunu ifade etti. Genel Merkez yöneticisi olması nedeniyle İriş’in bu açıklaması 1 Kasımda yapılacak seçimlerde gurup kurabilmek için tüm partilerle ittifak arayışında olduğu izlenimi verdi. Akşam Genel merkezi giderek nihai kararı oradan öğreneceğini ifade etti.

 92 total views,  5 views today

Next Post

Ak Parti'nin 1. sıra Mlv. Adayı Rafet Sezen

Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı ve  Ak Parti Eski İl Başkanlığı Görevini  başarıyla yürüten Sezen, Ak Parti Genel Başkanı Prof.Dr. Ahmet DAVUTOĞLU’nun tam desteğiyle 1. Sıra Milletvekili Adayı oldu. Edirne Ajans Haber Merkezine telefonla yapılan görüşmede bilgi veren Sezen; Beni 1.sıray layık gören Genel Merkezimize, Başbakanımız Sayın Prof.Dr. Ahmet Davutoğlu’na, […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp