GEÇMİŞE ÖZLEM BİTMEZ

admin

Ne kadar güç koşullarda geçmiş olsa da insanların gençlik yıllarına özlemi her zaman geçmişe yönelik duygularımız içinde ön sırada yer alır. Ardan geçen uzun yıllar o yallar arasında hayatımızda önümüze gelen engeller onlarla boğuşmakla geçilen seneler, ömrümüzün engebeli yaşam günleri, bakıyoruz su gibi akıp geçmiş.

İnsan yaşamı limitli, başı ve sonu az çok belirli. Bakıyorsunuz yaşamımızın beklemediğiniz bir döneminde “buraya kadar” deniyor dünya defteri kapanıyor.

Böylece dünyadaki yaşamınız, acı ve tatlı anılarla geçen günlerimiz noktalanmış oluyor.

     Siz bakmayın bugün çevrenizde var olan pervane misali dönen sevgi çemberine. O sevginin sonunda gelen özlem ve ölümle sonuçlanan acılı anlar da bir süre sonra küllenip geçiyor. Sonsuzlukta unutulup gidiyorsunuz.

Bizim gibi yaşı yarım asrı aşmış kuşaklar çok umut dolu ve ardından çok acılı günler yaşadı. Diyebilirim ki, ülkemizde dört mevsimi tadan bizim kuşak olduk.

Bir zamanlar ülkemizde toplumu arkasına toplayıp kurtuluş reçetesi sunanların bu mutluluk reçetelerinin boş ve palavradan ibaret olduğunu bunların siyasi beklentilerden kaynaklandığını gördük. Sevineceğimizi sandığımız zamanlarda hüzünlendik.

Dost olarak tanıdıklarımızın bir süre sonra, karşımızda yer aldığını bizlere hasım olduğuna tanık olduk.  Bu yanardöner takımının dün savunduklarının bugün tamamen aksini savunur hale geldiklerini gördük. Zamana göre bukalemun gibi renk değiştirenlere bu kişilerin utanıp sıkılmadan toplum arasında gezip dolaştıklarına büyük itibar gördüklerine tanık olduk, bu yarım yüz yılı aşkın yaşamımız süresince.

    Bakıyoruz bugün de,  toplumumuzda barış ve kardeşlik ortamı henüz sağlanmış değil.

Her gün yeni bir sorun gündeme taşınıyor. Halkımız kapanan işyerleri, her gün artan icralar, çiftçilerin bu yıl alacağı buğday paralarının geçen yıla eşit düzeyde olacağını, sınavlarda ter döken gençlerin geleceğinden endişeli olduklarını, sağlığın paralı duruma getirilmek istendiğini düşünmek yerine önümüze konulan suni gündemlerle bu önemli sorunlar arada kaynayıp gidiyor.

Bu karambolda işini yürüten her zaman olduğu gibi “zeytinyağı misali” suyun üzerinde kalmayı başaranlar işlerini sürdürüyorlar.  “Kraldan ziyade kralcı” geçinenler.

Küçük menfaat uğruna ülkenin başına bela açabilecek sorunlara destek verenler olduğunu sürece, herkesin kendi kafası ile düşünmek yerine düşünmeyi başkalarına havale ettiği müddetçe huzuru sükunu beklemek hayal oluyor.

Geleceğe umutlu bakmak için bir özdeyiş vardır.”Karanlığın en yoğun olduğu zaman aydınlığın en yakın olduğu zamandır” denir.

Hiç bir zaman umutsuz olmaya, karamsarlığa gerek yok. Bu ülke çok badireleri atlattı ve ayakta kalmayı başardı. Bunlar da bir gün geçer.

Toplumun beklentilerine karşı kim direnir, bunu zorlarsa kaybetmiştir. Özellikle yıllardır birlik ve beraberliğimizin tutkalı olan ortak değerlerle oynamak onları farklı yöne çekmek kimseye yarar getirmemiştir.

Başta yöneticilerimiz olmak üzere herkesin acaba ben yanlış yapıyor muyum diye şapkasını önüne koyup düşünmesi, bugün arkasında var olduğunu düşündüğü güce güvenmemesi gerekir. İnsani değerler insanların birbirine olan sevgi ve dostluk yolları bazen siyasi beklentilerin de üzerinde olur.

Bunu çok iyi tahlil edenler halk arasında itibarlarını uzun süre devam ettirmeyi başarırlar.

Şöyle bir geçmiş tarihlere göz atalım. Zamanında kendinden başka büyük tanımayan halkın gücünü başka amaçlara yönlendirmek isteyip daha sonra yine kendisine destek veren halktan büyük darbe alan toplum liderlerinin bugün tarihlerde ismi dahi hatırlanmıyor.

   Öyle liderler de var ki her türlü riski göze alarak ülkesine büyük hizmetler sunmuş arkasında temiz bir mazi ve bağımsız ülke bırakmış Mustafa Kemal Atatürk’ümüz gibi liderler. Ne kadar karalama kampanyası yapılsa eserleri yok sayılsa da halkın gönlünde taht kuran bu ve benzeri ülke önderlerini o gönüllerden söküp atmanız mümkün olamaz.

Dikkat edilirse bugün ona kötülük yapmak için yeltenenler halktan anında gereken cevabı alıyor. Direk ve dolaylı olarak, tüm karalamalara rağmen Atatürk sevgisini halkın gönlünden silmek mümkün olamıyor.

Gün geçtikçe Ulu Önderin uyarılarının ne kadar haklı ve yerinde olduğu daha iyi anlaşılıyoruz. Kendisini yeterince tanıma fırsatını bulamayan siyasiler gerçekler karşısında kendisinden özür dilemek zorunda kalıyorlar. Dünya’mızda Atatürk gibi varlığını sevgisini uzun süre sürdüren halkın kalbinde taht kuran kaç lider sayabiliriz?

   ÖZDEYİŞ

İt kağnı gölgesinde yürür kendi gölgesi  sanırmış..        

 48 total views,  2 views today

Next Post

ÖZDÖL”KIZILAY SİYASETE ALET OLMAMALI”

İl  Merkezinde  düzenlenen basın toplantısında  bir soruyu yanıtlayan CHP Edirne İl Başkanı Avukat Teoman Özdöl,   bir süre önce Kızılay Edirne Şubesi’ne Genel Merkez tarafından  yeni bir yönetim atanmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada , “Kızılay’a  yapılan bu bir siyasi hamledir. Kızılay’ı kendi başına bıraksınlar” değerlendirmesinde bulundu. Kızılay Edirne Şube Başkanı Avukat […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp