Genç yaşta işsiz olmak

admin

fikri_yalin_kose          Türkiye genç nüfusu en yüksek olan bir ülke Avrupa’da birinci sırada yer alıyor. 30 milyonu aşkın genç.  Ülkemiz “ taşı sıksa su çıkaracak” diye tabir edilen gençlerden oluşuyor.

Gençlik kesimi ülke kalkınmasında en aktif olması gereken bu konuda lokomotif görevi olacak kesim.

Ne yazık ki gençlerimizi yeterince değerlendiremiyor. Onlara üretimde katkı yapacakları iş sahaları açamıyoruz. Sokağa çıktığımızda hatta köylere gittiğimizde genç delikanlı nüfusun köy kahvelerinde aylak oturduğunu görüyorsunuz.

Tarımda makineleşmenin arttığı tarlada hizmetin azaldığı bir dönemde gençlerimize yeterince iş yok.

Daha doğrusu bugünkü klasik tarım yapısıyla gençler değerlendirilemiyor. Gençlerin bir kesimi sanayi bölgelerine işçi olarak çalışmak için gidiyor.

Zira köy yerlerinde işi olmayan, aylak dolaşan gençlere kız daha verilmediği yaygın kanattır.

Onun için iş bulurum vaadi ile gençler Çerkezköy yolunu tutuyor. Bu işsizler arasına genç kızlarımızı da katabiliriz. Kadınların üretimde etkili olmadığı bir toplum tek bacağı ile yürümeye çalışan insan gibidir.

Köy delikanlılarının yanında genç kızlarımızı da köyde rutin işleri yapmaktan bazılarının evlenmek için çeyiz yapma, annesine yardımcı olma gibi geri plana itildikleri işlerden kurtarmalıyız.

Onların da erkekler kadar başarılı oldukları çalıştıkları iş sahalarında gözleniyor.

Genç insan potansiyelini heba eden onları ailesinden harçlık alarak geçinmeye zorlayan dar alandan kurtulmamız gerekir.

Bunda ülkenin tarım politikasının değişmesi, çiftçilerin daha rahat geçimini sağlamaları için  bugüne kadar ektiği (ayçiçeği,buğday) gibi ürünlerin yanında  daha çok gelir getirebilecek türde ürün yetiştirmelerine imkan sağlanmalıdır. Bunda tarımda çalışanların gayreti ötesinde devletimizin de bu konuda örnek olması teşvik uygulaması gerekir.

Bunun yeterince yapıldığını kimse iddia edilemez. Köylerde okumuş hatta yüksek tahsilini tamamlamış gençlerimiz var.

Bunlar için iş imkânları sağlanması halinde bölgemiz ekonomisinin daha da gelişeceği,  ilimizden göçün sona ereceği bilindiği halde ne yazık ki, bu konu yeterince gündeme gelmiyor.

Tarlaların miras yoluyla bölünmesi tarımdan geçimini sağlayamayan köylülerimizin topraklarını satması veya borç karşılığı elden çıkarması bölgemiz için tehlike sinyalleri veriyor.

Trakya’nın uzun yıllardan bu yana entegre olmuş kederde sevinçte bir olan barışçıl çağdaş bir  insan yapısı var.

Bölgemiz özellikle Edirne yasadışı olayların bulunmadığı huzurlu bir bölge, ülkemizi yönetenlerce örnek alınması gereken bir yöre.

Bu durum bazılarının ilgisini çekip bu huzurlu ortamı bozmak isteyenlerin olabileceğini dikkatten uzak tutmamalıyız.

Onun için bölge insanımızın kitle örgütlerimizin, siyasi partilerimizin gereksiz tartışmaları aralarındaki sorunları bir yana bırakıp birbiri ile kenetlenmesi,  siyasilerin oyununa gelmemesi gerekir.

Bölgemize sokulmak istenen nifak tohumlarını ancak birlik ve beraberlik içinde olup, olabilecek tehlikelere karşı birlikte tavır aldığımız takdirde engelleyebiliriz.

Bu arada küçük çıkarlar uğruna başkalarının maşası olmaya çalışanlara engel olmalıyız.

Bölgede birlik ve beraberlik sağlanamaz ve bölge sorunları ön planda tutulmaz, küçük çıkarlar peşinde koşulur veya sorun önemsenmezsek yarın Amerika’daki Kızılderililerin konuma düşebiliriz.

Bölgemizi sevenlerin Edirne’ye gelip hoşumuza gidecek nutuk atanların sözlerine şüphe ile yaklaşmalıyız.

Ne yazık ki Edirne’yi lafta seviyorlar. Bakıyoruz, bazı devlet hizmetleri ilimize gelinceye kadar azalıyor adeta başka bölgelere yapılan yardımlardan arda kalanlar bize ulaşabiliyor.

Bununla kara mizah yaratmak istemiyorum. Bundan sonra bölgemizde olabilecek olumsuzlukları daha dikkatli izlemek zorundayız.

Gençlerimiz ve bölgenin geleceğinin huzur içinde olması açısından bunu yapmak zorundayız “ bana ne demek, boş vermek, önemsememek” alışkanlıklarımızdan vazgeçmeliyiz. Yoksa bu günleri arar hale gelebiliriz.

OTOPARK SORUNU GİTTİKÇE ARTIYOR

Edirne’de kangren haline gelen otopark sorununa bir türlü çare bulunamıyor. Şehrin dört bir yanını kaplayan, ara sokaklara kadar dağılan özel park yerleri için de olumsuz haberler alıyoruz. Özellikle ilimize gelen turistlerin bu uygulamadan rahatsız olmasının faturası tüm Edirne’ye çıkar.

Bazı yerlerde otopark olmasına karşın araç sahiplerinin bu park alanlarını araçlarını park etme yerine yol kenarında bırakmaları yolları otopark alanı gibi görmeleri de ayrı bir sorun.

Hal, böyle olunca araçların park edildiği yerlerde işi olan vatandaşlar köşe bucak araçlarına park alanı arıyor. Edirne’de otopark sorununa geçici de olsa çözüm bulunmalı.

Böyle giderse şehir merkezi çevresindeki sokaklar otoparka dönüşecek. Araç parkı olan yerlerde temizlik görevlileri temizlik yapamıyor.

Bazı mahallelerde evlerin önüne park eden araçlar nedeniyle insanlarımız evlerine girmede dahi zorlanıyor. Bu arada otoparklarda görevli olanların denetlenmesi bazılarının müşterilere karşı olumsuz davranışlarının engellenmesi gerekir.

 119 total views,  2 views today

Next Post

1-7 Nisan Dünya Kanser haftası

Nisan ayının ilk haftası her yıl ülkemizde ‘Kanser Haftası’ olarak kutlanmaktadır. Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz olarak bölünüp çoğalmasıyla beliren kötü urlara denir. Genel anlamda ise kanser vücudumuzun çeşitli bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile oluşan 100’den fazla hastalık grubudur. Çok çeşitli kanser tipleri olmasına rağmen, […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp