Bölgemizde  son aylarda gündemde olan konulara bir göz attığımızda, genellikle siyasilerin her günkü rutin haberleri,  kurum ve kuruluş temsilcilerinin birbirine yaptıkları  ziyaretleri, Yurt içi ve yurt dışına yapılan ve bugüne dek somut bir başarısına tanık olmadığımız  çoğu turistlik amacını aşmayan geziler oluyor .

Bu konuların dışında Üniversitemizin sesi soluğu çıkmıyor. Büyük bir kamu desteği ile göreve gelen T. Ü.Rektörü Yener Yörük’ün bugüne kadar gündem oluşturacak bir icraatını duymadık. Kendisini bu göreve getirmek için kol kanat gerenlerin de nadim olduklarını duymak gerçekten üzüntü verici.

   Bölgemizin onuru en büyük eğitim kurumu olan T.Ü’si  Türkiye Üniversiteleri arasında ön saflarda yer alması arzusundayız. Böyle  bir başarının olduğuna inanan var mı? Pek muhterem hocalarımız günlük işleri ötesinde üniversite ve bölgemiz açısından hangi somut başarılara imza attılar. Balkanların güneşi olacak “Lider Üniversite” vaatleri  nerede kaldı.

Pek Sayın Rektörümüz göreve geldiğinden bugüne kadar kaç kez basın toplantısı düzenleyerek, Üniversitenin etkinlikleri hakkında kamuoyunu bilgilendirdi.

Trakya’da Edirne gibi çağdaş insanların yaşadığı örnek bir ildeki üniversite ülke genelindeki üniversiteler arasında en ön sarılarda bulunmalı. Halkımız bunun özlemi içersinde.

ESNAFLARIN SORUNLARI GÜNDEMDE YOK  

 Bugüne kadar köşemde ve haberlerde çeşitli kez gündeme getirme gayreti içinde oldum.

   Edirne’de küçük esnafımızın ekonomik durumunun iç açıcı olmadığını dilimin döndüğünce ifade etmeye çalıştım.

 Bu amaçla Edirne merkez ve çevresindeki mahallelerde işyeri olan yerlerini dolaştım. Buralarda gördüğüm manzara içi açıcı olmadığını gözledim.

Vatandaşlarımızın büyük umutlarla açtıkları işyerlerini bakıyorsunuz bir süre sonra kapatmak zorunda kalıyorlar.

   İşyerlerinin kapısına kilit vuran veya devretmek zorunda devretmek isteyen küçük esnaf sayısının çok yüksek olduğu bu işin yetkilileri tarafından dile getiriliyor.

  Bir işyerinin kapatılması birkaç kişinin ekmeğinden olması işsiz kalması anlamına geliyor.

   Bölgemizin en acil sorunu işsizlik bu sorun ivedi  olarak çözüme kavuşması gereken çok önemli bir mesele.

Ekmek parası kazanamayan insanların, işsizlerin arttığı yörelerde halk arasında kötü alışkanlıklar, artar, adli vakalar çoğalır.

    Parasızlık geçim zorlukları insanlara her şeyi yaptırır. Bunun sonucunda aile faciaları yaşanıyor.

Boşanmalar artıyor. İşsizliğe çare lafla olmuyor. Ancak istihdam yaratarak iş imkânları sağlayarak çözüm sağlanabilir. Bunun başaramadığımız takdirde bölgemizin Türkiye de örnek olan huzurlu yapısı zedelenebilir, böylece huzursuz bir kent haline dönüşebilir.

Siyasetin ön plana çıkacağı önümüzdeki dönemde bölgemizin kronikleşen ekonomik sorunları özellikle işsizlik, küçük esnaflarımızın çileli yaşamı, daha sık olarak gündeme getirilmeli. Aksi halde güzel kentimiz Edirne’den göçü durdurmak mümkün olmaz.

Diğer yandan köylerdeki durum da SOS veriyor. Sıkıntı halindeki köylülerimizin bugünkü suskunluğu yanlış yorumlanmamalı. Bir söz vardır. Yavaş atın tekmesi sert olur” denir.

Bu arada İcralık dosyalarının katlanarak arttığı ve bunun nedenleri de enine boyuna araştırılmalı çözüm yolları aranmalıdır. İcra dosyalının rafları doldurması ekonominin iyi gitmediğinin göstergesidir. Diğer konuların ön plana çıkarıldığı bir zamanda ülke ekonomisinin kan damarı olan küçük esnaflarımızın günden güne artan sorunlarını her platformda gündeme taşımak gerekir.Esnafı zoru giren toplumlarda huzurun sağlanamayacağını  bölgemizde böyle bir tehlikenin olabileceği bu konu uzmanları tarafından uyuruluyor.